Norveç hükümetine bağlı araştırmacılar, Arktik’in derinliklerinde deniz tabanında beklenmedik bir bulguya rastladı. Uzak bir su altı aracıyla (ROV) yapılan incelemede, tüp solucanlarından oluşan yoğun bir birikimin hemen yakınında kemik ve dişlerin bulunduğu; bunun da “balina mezarı” olarak yorumlanan bir olaya işaret ettiği açıklandı.

ROV görüntülerinde anomali ve siyah bir bulut

Bilim ekibi, deniz tabanını tararken ufukta bir anomali fark etti. Görünüm neredeyse tekdüze ilerlerken, ROV’un görüş alanında tüp solucanlarının yoğun bir yığını belirdi. Uzun ve ince gövdeleriyle solucanların deniz tabanının üzerinde dik uzandığı görüldü. Numune almak üzere yaklaşıldığında ise kısa süreliğine siyah, yoğun bir bulut görüşü kapladı.

Bulut dağıldıktan sonra araştırmacılar, deniz tabanının altında hareketli canlılardan oluşan zengin bir yaşam alanı tespit etti. Bu canlıların, kemikler ve dişlerle birlikte dağılmış halde bulunduğu bildirildi.

Balina ölüsünün bıraktığı yaşam “o daha önce bilinmiyordu”

Bilim insanlarına göre bu tür siyah bulutlar, deniz çökellerinde saklı bol organik madde olduğunda ortaya çıkabiliyor. Bu durumun bakteri büyümesiyle ilişkilendirildiği ve oksijen tüketiminin yükseldiğine işaret ettiği belirtildi.

ARAŞTIRMA ekibi, tuhaf bölgede topladıkları örneği yüzeye taşıdı. Ekip kayıtlarında, bölgede çalışanların önlem olarak gaz maskesi kullandığı ve sahadaki koşulların “denizaltı arkeologları” hissi verdiği ifadeleri yer aldı.

Norveç’in deniz tabanını haritalandırma programı MAREANO kapsamında ekibin değerlendirmesine göre, araştırmacılar tesadüfen bir balina mezarını ortaya çıkarmış olabilir. Ekip, daha “göze çarpmayan” gibi görünen derin deniz alanlarının zaman zaman balina düşmeleri gibi olağan dışı olaylara ev sahipliği yapabildiğini vurguladı.

Deniz tabanı madenciliği için risk uyarısı

Haberde ayrıca, gelecekteki deniz tabanı madenciliğinin yaratabileceği risklere dikkat çekildi. Balina düşmesi; balinanın ölümünden sonra battığı ve deniz tabanına adeta “çöl ortasında vaha” gibi yaşam alanı sunduğu bir süreç olarak anlatılıyor. Bozunan et ve kemikler, yerel ekosistemin beslenmesini destekleyerek tür çeşitliliğini artıran ve bazı canlıların yayılıp yerleşmesine yardımcı olan kritik bir basamak görevi görebiliyor.

Yüksek tansiyon, osteoartriti hızlandıran yeni bir biyolojik mekanizmayı tetikliyor
Yüksek tansiyon, osteoartriti hızlandıran yeni bir biyolojik mekanizmayı tetikliyor
İçeriği Görüntüle

Balina düşmelerinin ayrıca karbonun tutulmasına ve kükürt, azot ile fosfor gibi temel maddelerin döngüsüne katkı sağladığı belirtilirken, bu yapıların derin deniz ekosistemleri için önemine vurgu yapıldı. Arktik’teki yeni bulgunun, balina iskeletlerinin her zaman kolay fark edilmediğini de gösterdiği ifade edildi; zira bazı balina kemikleri çökellerin altına gömülerek daha zor görünür hale gelebilir.

Ek olarak, 2017’de Avustralya açıklarında yapılan bir seferde yaklaşık 1.000 metre derinlikte gerçekleşmiş doğal bir balina düşmesinin trol ağlarıyla karşılaşabildiği hatırlatıldı. Ekip, gelecek incelemelerde dikkatli olunmazsa derin denizin bazı en önemli besin kaynaklarının zarar görebileceğini söyledi.

Norveç’in MAREANO ekibi, balina düşmesi gibi ender organik madde girişlerinin çok sayıda ve çoğu geçici olabilen uzman toplulukları desteklediğini; ancak bu toplulukların derin denizdeki dağılımı, ekolojik rolü ve bağlantısının büyük ölçüde keşfedilmemiş kaldığını ifade etti.

Haber, Rachel Garner tarafından doğrulama sürecinden geçirildi; Rebecca Dyer tarafından düzenlendi.