Formula 1’de yeni teknik düzenlemelerle birlikte aktif aerodinamik sistemler daha da kritik hale gelirken, FIA ABD Grand Prix’i için önemli bir detay paylaştı. Düzlük Modu’nun (SM) Austin’de iki ayrı bölgede devreye gireceği belirtildi. Bu karar, COTA pistinde hem düzlüklerde sürüklemeyi azaltmayı hem de hızlanma performansını artırmayı hedefliyor.
2026 sezonunun 18. yarışı olan ABD GP, aktif aerodinamiğin uygulanacağı pist karakteri açısından da dikkat çekiyor. FIA’nın açıklamasına göre, SM aktif hale geldiğinde ön ve arka kanatlar daha düşük sürükleme sağlayacak konuma geçiyor.
SM hangi mantıkla çalışıyor?
Formula 1’in bu sezon yürürlüğe giren yeni teknik düzenlemeleri kapsamında hayata geçirilen aktif aerodinamik tasarımlar, pilotlara virajlarda daha fazla yere basma kuvveti sağlarken düzlüklerde hava direncini düşürmeyi amaçlıyor. Düzlük Modu devreye girdiğinde ise aracın hem ön hem de arka kanatları, sürüklemeyi azaltacak şekilde konumlanıyor.
FIA’nın tarif ettiği SM bölgeleri, sezon boyunca pistlerin yapısına göre değişiyor. Örneğin açılış yarışı Avustralya’da beş noktada belirlenmişti. Monako ise dar ve virajlı karakteri nedeniyle Düzlük Modu’na hiç yer vermemişti.
COTA’da ilk kez aktif aerodinamik: İki SM bölgesi
Austin’deki COTA pistinde toplam 20 viraj bulunuyor ve bu yarış, aktif aerodinamiğin ilk kez kullanılacağı etap olarak öne çıkıyor. FIA, ABD GP’de Düzlük Modu’nun iki ayrı bölgeyle uygulanacağını duyurarak yarış stratejilerini doğrudan etkileyebilecek bir çerçeve oluşturdu.
Bu düzenlemeyle birlikte Austin yarışının, Japonya, Hollanda, Madrid ve Bakü etaplarıyla aynı sayıda SM bölgesine sahip olduğu kaydedildi. Yani COTA’da da pistin kritik düzlük bölümlerinde sürükleme avantajı iki kez kullanılacak.
Öte yandan, pilotların geçiş üstünlüğü kurmasına yardımcı olan Geçiş Modu bölgesi 20. virajdan 30 metre sonra konumlandırılıyor. Aktifleşme noktası ise yine 20. virajın 120 metre sonrası olarak belirlenmiş durumda.
SM ve Geçiş Modu’nun bu noktalarda devreye girecek olması, Austin’de yarışın temposunu ve kanat ayarlarından elde edilecek kazanımları daha yakından takip etmeyi gerektiriyor. FIA’nın açıkladığı bu detaylar, 2026 sezonunun aktif aerodinamik uygulamalarında pistten piste nasıl farklılaştığının da bir örneği olarak görülüyor.





