Osteoartrit, eklemlerdeki kıkırdağın zamanla aşınması ve kemiğin kemiğe sürtünmesiyle ortaya çıkan, yaşlı yetişkinlerde en yaygın sakatlık nedenlerinden biri. Yeni bir çalışma, yüksek tansiyonun yalnızca mekanik yıpranma değil; kıkırdak dokusunun bozulmasını hızlandıran biyolojik bir süreç üzerinden de rol oynayabileceğini öne sürüyor.
AVP ve AVPR1A bağlantısı: “Hücre yüzeyindeki kilit”
Araştırma, yüksek tansiyonu olan kişilerde daha fazla bulunan bir hormon olan arginin vazopressin (AVP) ile onun hücre yüzeyindeki reseptörü AVPR1A arasındaki ilişkiye odaklandı. Bilim insanlarına göre AVPR1A sağlıklı kıkırdakta neredeyse bulunmuyor; ancak yaş ilerledikçe ya da ekleme bir yaralanma sonrasında daha görünür hale geliyor. Bu durum, kıkırdağın AVP ile etkileşime “hazırlandığı” bir zemin oluşturuyor ve ardından dokuya zarar veren kimyasal tepkimelerin tetiklenmesine yol açabiliyor.
Çalışmada, hipertansiyonun osteoartrit gelişimini hızlandırdığı bir nöroendokrin yol tanımlandığı ifade edildi. Ayrıca mekanik yıpranma ve doğal yaşlanmanın, AVPR1A’nın bazal düzeyde artmasını sağlayan hazırlayıcı etkenler olduğu; bu nedenle sadece yüksek tansiyonun değil, bu hazırlık sürecinin de AVP-AVPR1A sinyalini aktive etmek için gerektiği vurgulandı.
İnsan verisi ve fare deneyleri aynı yöne işaret etti
Araştırmacılar, daha önce yapılan çalışmalarda da hipertansiyonun osteoartrit için risk faktörü olduğu bulgusunu temel alarak bir sağlık veri tabanındaki kayıtları inceledi. 45 yaş ve üzerindeki 36 bin 820 kişi üzerinde yapılan analizde, yüksek tansiyonu olanların osteoartrite yakalanma olasılığının anlamlı biçimde daha yüksek olduğu görüldü.
Bağlantının kadınlarda daha güçlü olduğu, dizdeki hasarı daha ağır olan gruplarda ise etkinin en yüksek düzeye çıktığı raporlandı. Ardından, yüksek tansiyon oluşturulmuş fare modelleri üzerinde yapılan cerrahi işlemlerle osteoartrite benzer bir süreç taklit edildi. Bu deneylerde hipertansiyonun, etkilenen eklemde kıkırdak kaybını artırdığı gözlendi; ancak kan basıncındaki artış sağlıklı fare eklemlerinde tek başına etkili görünmedi. Yani “yaralanma/yaşlanma zeminine hipertansiyonun eklenmesi” belirleyici bir kombinasyon olarak değerlendirildi.
Araştırma kapsamında AVPR1A reseptörü olmayan fareler üretildiğinde ya da bu reseptörü baskılayan ilaçlar kullanıldığında kıkırdak hasarının azaldığı bildirildi. Laboratuvar ortamındaki kıkırdak hücreleri üzerinde yapılan ek incelemelerde de AVP’nin kıkırdak hücrelerinde hasara giden süreci başlatan bir “anahtar”ı tetiklediği belirlendi. Elde edilen bulguların, osteoartrit için yeni tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesinde kullanılabileceği; ancak bunun için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu ifade edildi.
Uzun vadeli insan çalışmaları gerekli
Bilim insanlarına göre çalışma, kronik hipertansiyonun kıkırdak dejenerasyonunu nasıl hızlandırdığını açıklamaya yönelik mekanik bir çerçeve sunuyor. Bir sonraki adım olarak ise uzun dönemli insan araştırmaları planlanıyor: Yüksek tansiyon ile kıkırdak kaybı arasındaki etkileşimin, hayvanlarda görülen aynı kimyasal tepkimeler üzerinden gidip gitmediği yeniden test edilecek.
Osteoartritten etkilenen kişi sayısının hızla artarak 600 milyon seviyesine yaklaştığı belirtiliyor. Son yıllarda tedavilerin fazla değişmediği vurgulanırken, bu araştırmanın hipertansiyonun osteoartrit ilerlemesinde rol oynayan önemli bir itici güç olabileceğini ortaya koyduğu ifade ediliyor. Çalışmada, AVP-AVPR1A ekseninin; hipertansiyonun hızlandırdığı osteoartrit ilerlemesini önleme ve risk altındaki gruplarda eklem bütünlüğünü koruma açısından umut verici bir hedef olabileceği de dile getirildi.
Araştırma Science dergisinde yayımlandı.





