Yalova’nın Çınarcık ilçesinde şarkıcı Gül Tut’un (Güllü) evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada sona gelindi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olay gecesi evde bulunan şüpheliler hakkında dikkat çeken anlatımlar yer aldı. İddianame kabul edilirse dosya mahkemeye taşınacak ve yargılama süreci başlayacak.

26 Eylül 2025’te Çınarcık’ta Harmanlar Mahallesi’ndeki 6 katlı binanın penceresinden düşerek yaşamını yitiren Güllü’nün ölümüne dair iddianamede, olayın “kaza” olup olmadığı tartışmasına ses kayıtları, bilirkişi incelemeleri ve tanık anlatımları da dahil edildi.

İstanbul’da yeni hafta: Sıcaklık 31-34°C’ye çıkıyor
İstanbul’da yeni hafta: Sıcaklık 31-34°C’ye çıkıyor
İçeriği Görüntüle

Tuğyan Ülkem Gülter’e ağırlaştırılmış müebbet, Sultan Nur Ulu’ya “yalan tanıklık” talebi

İddianamede, Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter 1 numaralı şüpheli olarak yer alırken, olay gecesi evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu 2 numaralı şüpheli olarak gösterildi.

Başsavcılığın hazırladığı iddianamede, tutuklu Tuğyan Ülkem Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Ev hapsindeki Sultan Nur Ulu hakkında ise soruşturma sürecinde ifadelerinin değiştiği belirtilerek “yalan tanıklık” suçundan 4 yıla kadar hapis istendi.

İddianamede ayrıca Güllü’nün, kızına ait odanın penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düştüğünün altı çizildi. Adli tıp değerlendirmesinde; kafatası ve omur kırıkları ile iç organ ve büyük damar yaralanmalarına bağlı iç kanama nedeniyle yaşamını yitirdiği kaydedildi.

Toksikoloji incelemesinde kanında 3,53 promil alkol tespit edildiği, kullandığı ilaçların toksik seviyede bulunmadığı ve zehirlenmeye işaret eden tıbbi delil elde edilmediği ifade edildi.

“Malkata” ile odaya getirme iddiası ve “Hadi görüşürüz” ses kaydı

Dosyada, olayın gerçekleştiği geceye ilişkin anlatımların başında müzik detayı yer aldı. Savcılığın iddiasına göre Tuğyan Ülkem Gülter, Sultan Nur Ulu’dan annesinin çok sevdiği “Malkata” adlı roman havasını açmasını istedi.

İddianamede; şarkının, Güllü banyodan çıktığı sırada cep telefonundan çalındığı, müziği duyan sanatçının kızının odasına gelerek bir süre dans ettiği belirtildi. Savcılık, “Malkata”nın Güllü’yü olayın gerçekleştiği odaya getirmek için açıldığı ve planlı bir eylemin parçası olduğu görüşünü savundu.

Olay anına dair ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği aktarıldı. Bilirkişi raporunda, düşmeden hemen önce genç bir kadına ait olduğu değerlendirilen sesin alaycı ve neşeli bir tonla “Hadi görüşürüz” dediği yer aldı. Savcılık, bu sözün Tuğyan Ülkem Gülter’in söylediği kanaatine vardı.

İddianamede, “Hadi görüşürüz” ifadesinin ardından Gülter’in annesini kalça altından iki eliyle kavrayıp ayaklarını yerden keserek pencereden attığı öne sürüldü.

Sultan Nur Ulu’nun ifadelerinin de dosyaya yansıdığı belirtildi. Ulu’nun soruşturmanın ilk aşamalarında Güllü’nün alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği, daha sonra ise anlatımını değiştirerek farklı bir senaryo aktardığı ifade edildi. Son ifadesinde ise Güllü’nün yüzü pencereye dönük haldeyken Tuğyan’ın annesini kalça altından kavrayarak pencereden attığını iddia ettiği kaydedildi.

Mesajlar, kamera sesleri ve olay sonrası dijital izler

İddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan aylar önce annesinin ölmesini istediğine dair mesajlar ve tanık anlatımları bulunduğu ifade edildi. Üç tanığın şüphelinin “Bir gün camdan atıp öldüreceğini” söylediğini iddia ettiği belirtildi.

Öne sürülen mesajlarda ise “Bıktım bu annemden”, “Gebersin”, “Bu kadın ölsün”, “Ölmüyor, ne zaman?” ve “Ona büyük bir şey yapacağım” gibi ifadeler yer aldığı aktarıldı. Ayrıca olaydan yaklaşık iki ay önce gönderildiği belirtilen “Annem birazdan kendini atıyor” mesajının da “zihinsel hazırlık süreci” kapsamında değerlendirildiği kaydedildi.

Evdeki kamera kayıtlarıyla ilgili olarak da “ham halde” kayıtlarda, Güllü’nün düşmesinden önce kısa aralıklarla üç farklı çarpma ve darbe sesi duyulduğu bildirildi. İddianamede, ikinci ve üçüncü ses arasındaki yaklaşık 1,9 saniyelik sürenin, sanatçının pencereden çıkışı ile beton zemine çarpması arasındaki süreyle büyük ölçüde örtüştüğü savunuldu. İlk darbe sesinden sonra yaklaşık 7 saniye boyunca odadaki iki kişiden herhangi bir bağırma ya da kurtarma refleksi duyulmadığı da dosyada yer aldı.

Odanın zeminden alınan numunelerde kayganlaştırıcı bir madde bulunmadığı, Güllü’nün tıbbi geçmişinde intihar düşüncesine ilişkin bulgu yer almadığı ve çok sayıda tanığın sanatçının yükseklik korkusu olduğunu söylediği ifade edildi. Adli Tıp Kurumu ise düşmenin intihar, kaza ya da başka bir kişinin etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tıbben kesin olarak ayırt edilemediğini, konunun adli soruşturmayla açıklığa kavuşturulması gerektiğini kaydetti.

İddianamede ayrıca Gülter’in olay gecesi canlı yayında annesiyle yaşadığı sorunlardan ve olaydan söz etmemesi için K.E.’ye baskı yaptığı ileri sürüldü. Savcılık, Gülter’in Sultan Nur Ulu’yu sürekli yanında tutmaya çalıştığını, takip ettiğini ve gerçekleri anlatmaması için tehdit ettiğini iddia etti.

Olaydan sonra İstanbul’da kaldıkları bir otelde yurt dışına nasıl çıkabileceklerine dair telefon görüşmesi yapıldığının da dosyaya girdiği belirtildi. Görüşmede Ulu’ya tehdit edilip edilmediğinin sorulduğu, Gülter’in araya girerek “Tabii ki ediyorum, bir gün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem” dediği kaydedildi.

Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan sonra telefonunu değiştirdiği, cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü ve bazı mesajların silinmesini istediği savunuldu. Ayrıca dijital materyallerinde uyuşturucu ve uyarıcı maddelere ilişkin aramalar yapıldığı ileri sürüldü; “Çözülmemiş davalar, seri katil davası, dedektif oyunu, suçluyu bulma” adlı bir kutu oyununun da incelendiği ifade edildi. Buna karşılık alınan saç örneklerinde uyuşturucu ya da uyarıcı madde tespit edilmediği, şüphelilerin üzerlerinde, evlerinde ve eşyalarında yapılan aramalarda da suç unsuruna rastlanmadığı belirtildi.

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı; mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışları birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter’in annesini önceden tasarlayarak öldürdüğü sonucuna vardı. İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun yargılanmasına başlanacak.