Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun Çağlayan Adliyesi’ne ifade için geldiği sırada yaşanan olaylara ilişkin “mukavemet” davasında üçüncü duruşma görüldü. Aralarında YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de bulunduğu 26 kişinin yargılandığı davada, sanıkların savunmaları tamamlanırken dosyada “müşteki” sıfatıyla yer alan üçüncü polis memuru şikâyetten vazgeçti.
18. Asliye Ceza Mahkemesi, 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapılan duruşmada tarafları dinledi. Özgür Çelik duruşmaya katılmadı; ancak mahkemede 4 sanık ve avukatlar hazır bulundu. Duruşmada sanıkların savunmalarıyla birlikte, polis memurunun ifadeleri de gündemin merkezine yerleşti.
Sanıklar “görüntü yok” dedi
Mahkemede savunma yapan 4 isim, kendilerine yöneltilen suçlamaları reddetti. Hakim, sanıklara “Katılmak için zorlandınız mı yoksa kendi isteğinizle mi geldiniz? Nereden öğrendiniz? Kamu malına zarar verdiniz mi? Polise mukavemette bulundunuz mu? Yapıldığını gördünüz mü?” şeklinde sorular yöneltti.
Sanıkların savunmalarında öne çıkan iddia, “barışçıl bir toplantının suçlamaya dönüştürüldüğü” yönündeydi. Dosyada polis ya da kamu malına zarar verildiğini gösteren bir görüntü bulunmadığını ifade eden sanıklar, kalabalık nedeniyle “dağılın” ihtarını duymadıklarını anlattı. Ayrıca biber gazına maruz kaldıklarını ve alandan çıkışlarının engellendiğini söyledi.
Sanıklardan biri, olaydan yalnızca 40 gün önce bebeğinin dünyaya geldiğini, partide herhangi bir görevinin veya üyeliğinin bulunmadığını, alanda “aradan kalma” bir konumda olduğunu söyledi. Diğer bir sanık ise yalnızca parti üyesi olduğunu belirterek, sosyal medyada yapılan çağrı üzerine alana gittiğini dile getirdi.
Polis şikâyetini geri çekti
Dava kapsamında tüm suçlamaları reddeden sanıklar, beraat talebinde bulundu. Bu sırada dosyada “müşteki” olarak yer alan üçüncü polis memuru da dinlendi. İlk celsede dinlenen polis, arbede sırasında kalabalığın baskısıyla yere düştüğünü ve kolunun kırıldığını ancak sanıklardan hiçbirini teşhis edemediğini aktarmıştı. İkinci celsede dinlenen polis ise kargaşa sırasında düştüğünü, kendisini kimsenin itmediğini söyleyerek sanıklardan şikâyetçi olmadığını belirtmişti.
Bugünkü üçüncü celsede dinlenen müşteki polis memuru ise şikâyetinden vazgeçtiğini ve davaya katılmak istemediğini söyledi. Hakim, polis memuruna, “Boy kalkanları taşla, sopayla, tekmeyle, yumrukla mı zarar verilir? Nasıl kırılır?” diye sorarken; polis memuru “Karşıdan müdahale olmadan zarar görmez” yanıtını verdi. Hakim daha sonra “Mukavemet edildiğini gördünüz mü?” sorusunu yöneltti. Polis memuru ise “Olumsuz. O hengamede mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Hakim, “Dağılın anonsu yapıldı mı?” sorusuna polis memurunun “Yapıldığını hatırlıyorum” demesi üzerine, “Ona rağmen dağılınmadı mı?” sorusu için polis memuru “Emin değilim” karşılığını verdi. Avukatlar ise olay yeri tutanağında imzası bulunan polis memurlarının dinlenmesine yönelik taleplerini yeniden dile getirdi.
Duruşma savcısı, ara mütalaasında dosyadaki eksikliklerin giderilmesini istedi. Çelik ve 25 sanık hakkında; “görevi yaptırmamak için direnme”, “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama”, “kasten yaralama” ve “kamu malına zarar verme” suçlamalarına ilişkin 3 yıl 11 aydan 17 yıla kadar hapis cezası talep edilen dosyada bir erteleme kararı daha çıktı.
Hakim, henüz mahkemede dinlenmeyen 5 sanık ve 2 müşteki bulunduğunu belirterek duruşmayı 19 Nisan 2027’ye erteledi.




