Salman Rüşdi’ye Yaşam Boyu Ödül: Ulusal Kitap Ödülü Madalyası
Salman Rüşdi’ye Yaşam Boyu Ödül: Ulusal Kitap Ödülü Madalyası
İçeriği Görüntüle

Çocuk işçiliği ve çocuk yoksulluğu tartışmaları yeni bir raporla yeniden gündeme geldi. DİSK’in hazırladığı çalışmada, yüz binlerce çocuğun okul yerine iş yaşamına yönelmek zorunda kaldığına dikkat çekildi. Raporda, çocuk yoksulluğunun yaygınlığı ve çocuk istihdamındaki artış öne çıkarılırken, mesleki eğitim uygulamalarının da çocukların emeğine dönüşmesi riskine işaret edildi.

Türkiye’de her üç çocuktan biri yoksul

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, çocuk işçiliğinin “kanayan yara” olduğunu belirterek sorunun tercihten değil yoksulluktan kaynaklandığını söyledi. Çerkezoğlu, çocuk işçiliğinin 13 yılda sadece 1.1 puan gerilediğini aktarırken, “Çocuk işçiliği çocukların tercihi değil, yoksulluğun sonucudur” dedi.

Çerkezoğlu rapordaki temel bulgulara da dikkat çekti. Bunların başında çocuk yoksulluğu yer aldı. Açıklamada, Türkiye’de her üç çocuktan birinin yoksul olduğu belirtilerek “6 milyon 708 bin çocuğumuz yoksulluk içinde yaşamaktadır” ifadesi kullanıldı. Ayrıca “Her yüz çocuktan 15’i çalışmak zorunda bırakılıyor” denildi.

Çerkezoğlu, çocukların neden çalışmak zorunda kaldığını da “Çünkü bu ülkede hayat pahalı, emek ucuz” sözleriyle özetledi. Okul yerine çocukların fabrikalara, sanayi sitelerine ve tarlalara yöneldiği; okul zilinin çalmadığı yerlerde çalışma hayatının öne geçtiği vurgusu raporun çerçevesini oluşturdu.

14-17 yaşta okullaşma geriledi, çocuk istihdamı yüzde 70 arttı

Raporun bir diğer önemli başlığı okullaşma oldu. Çerkezoğlu, 14-17 yaş aralığında okullaşmanın 8.1 puan gerilediğini söyledi. Buna paralel olarak çocuk istihdamının yüzde 70 arttığı belirtildi.

Çerkezoğlu, verilerin ötesinde sahada görülen tabloya işaret etti. MESEM’e kayıtlı öğrenci sayısının son 10 yılda 5.3 kat arttığını aktaran Çerkezoğlu, “Bu tablo kabul edilemez” ifadelerini kullandı. Mesleki eğitime karşı olmadıklarını vurgulayan Çerkezoğlu, mesleki eğitimin “başka çocukları ucuz iş gücüne dönüştürmek başka şey” olduğuna dikkat çekti.

Çerkezoğlu ayrıca “Çocuklar üretirken işçi ama hakları söz konusu olduğunda öğrenci sayılıyorlar” tespitinde bulundu. Bu noktada MEB’e sorularını iletti; devletin görevinin patronlara ucuz iş gücü sağlamak değil çocukları çalışmaktan kurtarmak olduğunu savundu.

Çocuk iş kazaları ve ölümler raporda yer aldı

Raporda çocuk işçiliğinin bedelinin ağır olduğuna dair çarpıcı bilgiler de bulunuyor. Son 9 yılda 93 bin 517 çocuğun iş kazası geçirdiği belirtilen açıklamada, en az 546 çocuğun çalışırken yaşamını yitirdiği kaydedildi. Çerkezoğlu, bu kayıpların “bir okul dolusu çocuk” anlamına geldiğini ifade ederek ölümleri kader olarak kabul edemeyeceklerini söyledi.

Çerkezoğlu, çocukların çalışırken ölmesinin bir ülkenin düzenini sorgulatması gerektiğini dile getirirken yoksulluğun çocukları iş yerine gönderdiğine vurgu yaptı. Çözüm olarak da yoksulluğu ortadan kaldıracak politikaların yanında kamusal mesleki eğitimin güçlendirilmesini savundu.

Konuşmasında erken yaşta çalıştırılarak kalkınma sağlanamayacağını ifade eden Çerkezoğlu, “Bir ülkenin geleceği çocuk emeği üzerine kurulamaz” diyerek çalışmak zorunda olmayan bir ülke hedefini öne çıkardı.