Salman Rüşdi, ABD’de düzenlenen Ulusal Kitap Ödülleri kapsamında yaşam boyu edebi katkılarıyla bir kez daha gündeme geldi. Ulusal Kitap Vakfı, yazarın “Amerikan Edebiyatına Seçkin Katkı Madalyası”na değer görüldüğünü duyurdu. 18 Kasım’da New York’ta yapılacak 77. törende madalya, uzun yıllardır arkadaşı olan yazar Kiran Desai tarafından takdim edilecek.
Madalyayı 18 Kasım’da Kiran Desai takdim edecek
Rüşdi’nin alacağı madalya, Ulusal Kitap Vakfı’nın (National Book Foundation) “Medal for Distinguished Contribution to American Letters” unvanıyla verdiği yaşam boyu başarı ödülü olarak biliniyor. 18 Kasım’da New York’ta düzenlenecek 77. Ulusal Kitap Ödülleri töreninde, 79 yaşındaki yazarın ödülünü Kiran Desai’nin elinden alacağı belirtildi.
Haberde yer alan bilgilere göre Rüşdi, 1988’den bu yana verilen ödülün 39’uncu sahibi olacak. ABD dışında doğup bu madalyaya değer görülen dördüncü yazar olacağı ifade edilirken, daha önce Toni Morrison, Ursula K. Le Guin, Isabel Allende, Art Spiegelman ve Barbara Kingsolver gibi isimlerin de aynı ödülü aldığı hatırlatıldı.
Rüşdi, Associated Press’e verdiği röportajda ABD vatandaşlığının kendisinde daha güçlü bir aidiyet hissi oluşturduğunu söyledi. Aldığı ödülün de benzer bir anlam taşıdığını belirten yazar, hatırladığı bir anı üzerinden değerlendirmesini “Belki de artık Amerikan edebiyatında öne çıkan biriyim” sözleriyle dile getirdi.
Göçmen yazarlık ve Amerikan edebiyatına katkı vurgusu
Rüşdi’nin edebi yolculuğu, genç yaşta İngiltere’ye taşınması ve ardından uzun süre ABD’de yaşamasıyla şekillendi. Hindistan’ın Mumbai kentinde doğan ve bugün New York’ta yaşayan yazarın, yaklaşık on yıldır ABD vatandaşı olduğu aktarıldı. Kendisini göçmen yazarların Amerikan edebiyatındaki uzun geleneğinin parçası olarak gördüğünü ifade eden Rüşdi, “İngiltere’de göçmen bir yazardım, şimdi de Amerika Birleşik Devletleri’nde göçmen bir yazarım” dedi.
Amerikan edebiyatının dünyanın farklı bölgelerinden gelen yazarların katkısıyla zenginleştiğini söyleyen Rüşdi, “Amerikalı yazarlar her yerden geliyor” yorumunu yaptı. Bu bakış açısı, ödülün yaşam boyu katkı odağındaki “seçkin katkı” vurgusuyla da örtüşüyor.
“Gece Yarısı Çocukları” ve tartışmalı dönem
Rüşdi’nin yaklaşık 50 yıla yayılan edebiyat hayatı boyunca 20’ye yakın kitap yayımladığı belirtiliyor. Uluslararası çapta onu öne çıkaran Gece Yarısı Çocukları, Hindistan’ın bağımsızlığını ve sömürgecilik sonrası dönemi büyülü gerçekçilikle ele almasıyla 1981’de Booker Ödülü’nü kazanmıştı. Eser, daha sonra ödül tarihindeki “Booker of Bookers” ve “Best of the Booker” gibi özel seçkilerde de yer almıştı.
Ulusal Kitap Vakfı’nın bilgilerine göre Rüşdi, 15 romanının yanı sıra anı, deneme ve kurmaca dışı eserler de kaleme aldı. 1988’de yayımlanan Şeytan Ayetleri ise dünya çapında büyük tartışmalara yol açtı. Protestoların ardından İran’ın dini lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin 1989’da Rüşdi’nin öldürülmesi çağrısı içeren bir fetva yayımladığı kaydediliyor. Rüşdi’nin bu süreçten sonra yıllarca yoğun güvenlik önlemleri altında yaşamak zorunda kaldığı aktarılıyor.
Rüşdi daha sonra kamuya açık etkinliklere daha sık katılmaya başlamışken Ağustos 2022’de New York eyaletindeki Chautauqua Institution’da sahneye çıkmaya hazırlanırken bıçaklı saldırıya uğradı. Saldırıda ağır yaralanan yazar, bir gözündeki görme yetisini kaybetti. Bu deneyimini daha sonra 2024’te yayımladığı Knife: Meditations After an Attempted Murder (Bıçak) adlı anı kitabında anlattı. Kitabın, aynı yıl Ulusal Kitap Ödülü’nün kurmaca dışı kategorisinde finalist olduğu bilgisi de paylaşıldı.
Vakfın değerlendirmesi: Cesur, yenilikçi ve ifade özgürlüğü savunusu
Ulusal Kitap Vakfı’nın açıklamasında Rüşdi, “cesur ve yenilikçi bir edebiyatçı” olarak tanımlandı. Ayrıca ifade özgürlüğünün kararlı savunucularından biri olduğu vurgulandı. Rüşdi’nin eserlerinde büyülü gerçekçilik, tarih ve siyasi eleştirinin bir araya geldiğine dikkat çekildi.
77. Ulusal Kitap Ödülleri’nde kurmaca, kurmaca dışı, şiir, çeviri edebiyatı ve gençlik edebiyatı kategorilerinin kazananları da 18 Kasım’da açıklanacak.




