Türkiye sermaye piyasaları, son günlerde yatırım fonları kaynaklı temerrüt haberleri, SPK’nın suç duyuruları ve Borsa İstanbul’daki sert düşüşlerle gündemin merkezine oturdu. Özellikle fonlardan para çıkışının kısıtlanmasına yönelik gelişmeler yatırımcıda endişeyi artırırken, piyasalarda likidite sıkışıklığı da görünür hale geldi.
Borsa İstanbul tarafında BIST 100 endeksindeki kayıpların yüzde 6’yı aşmasıyla Endekse Bağlı Devre Kesici (EBDK) sistemi devreye girdi ve pay piyasasında işlemler geçici olarak durduruldu. Krizin etkisi yalnızca BIST 100’le sınırlı kalmadı; bankacılık ve sanayi endekslerinde de benzer ölçekte değer kayıpları görüldü.
Likidite sıkışması satış dalgasını tetikledi
Fon piyasasındaki hareketlilik, Borsa İstanbul’da da dalga dalga karşılık buldu. Sert satışın yaşandığı gün endeks 13 bin puanın altını test ederken, yatırımcıların fonlardan para çıkışıyla ilgili endişeleri piyasa atmosferini daha da gerdi. EBDK’nin devreye girmesi, pay piyasasında işlemlerin geçici olarak durdurulmasına neden olurken, süreçteki belirsizlik hissiyatı da arttı.
Bu tablo, temerrüt haberlerinin yalnızca fon yatırımcılarını değil, borsadaki genel risk algısını da etkilediğini gösterdi. Likidite sıkışıklığı tartışmaları sürerken, krizin merkezinde bazı fon gruplarının iade ve değerleme süreçleriyle ilgili değişiklikler bulunuyor.
Tera’da iade kuralları değişti, “fonlara hapsolma” endişesi büyüdü
Yaklaşık 700 milyar lira civarında varlık yönettiği bilinen Tera Grubu, yönettiği fonlarda temerrüde düşme duyuruları ile gündeme geldi. Tera Portföy, kurucusu olduğu Hisse Senedi Fonu (THF) ve Para Piyasası Fonu (TP2) için katılma payı iade ödemelerinde temerrüde düştüğünü açıklarken, likidite yönetim sürecinin sürdüğünü belirtti.
Yatırımcıların asıl kaygısını ise Tera’nın yönettiği diğer büyük fonlarda iade kurallarının ani biçimde değiştirilmesi oluşturdu. Aralarında 102 bini aşkın yatırımcısı ve 243,6 milyar liralık büyüklüğüyle dikkat çeken TLY fonunun da bulunduğu toplam 6 fonun işleyişi güncellendi. Buna göre fonlar arasında TLY, TMV, TMM, T3B, TRU ve DOH yer aldı.
Eski düzende günlük açıklanan fiyatlarla T+2 (iki iş günü) içinde parasını alabilen yatırımcılar, yeni kurallarla birlikte fonlara daha uzun süreli şekilde erişememe riskiyle karşı karşıya kaldı. Yeni uygulamada fon birim pay değeri her gün değil, ayda yalnızca bir kez (ayın 15’inci günü) hesaplanacak ve satış bedelleri bu tarihten 10 iş günü sonra yatırımcıya ödenecek. Bu nedenle acil nakit ihtiyacı olan yatırımcıların haftalarca beklemek zorunda kalabileceği konuşuluyor.
Pusula cephesinde değer kayıpları ve SPK adımları
Krizin etkisi yalnızca Tera ile sınırlı kalmadı. Pusula Portföy’ün yönettiği fonlarda da büyük değer kayıpları ve temerrüt vakaları gündeme geldi. İddiaların ardından Pusula Grubu bünyesindeki ve Borsa İstanbul’da işlem gören Katılımevim (KTLEV) hisseleri gerileme yaşadı. Hisse 69 liralık tarihi zirvesinden hızla düşerek 27,46 liraya kadar geriledi; sadece 13 gün içinde değerinin yüzde 60 civarında kaybettiği belirtildi.
Süreç büyürken Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) 17 Eylül tarihli bültende konuyla ilgili kararlarını kamuoyuna yansıttı. Kararlarda manipülatif olduğu değerlendirilen işlemler gerekçesiyle Pusula Cephesi’nde Katılımevim ve Gündoğdu Gıda paylarıyla bağlantılı soruşturmalarda, Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız ile çok sayıda fon yöneticisine 2 yıl işlem yasağı getirildiği; haklarında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu kaydedildi.
SPK’nın Tera cephesinde ise incelemeler, Tera fonlarında aşırı değerlenen Destek Finans Faktoring payları üzerinden yürütüldü. İnceleme sonucunda 200 milyar liradan fazla varlığı olan TLY fonunun yöneticilerinden İbrahim Bekçi hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve kendisine 2 yıl işlem yasağı uygulandığı ifade edildi.
Daha önce de (Ekim 2025) SPK’nın Vişne Madencilik hisselerindeki işlemler nedeniyle iki Tera fon yöneticisine kişi başı 8,9 milyon TL idari para cezası kestiği hatırlatılıyor. Kulislerde, SPK’nın yatırım fonlarının ilişkili taraflara yapabilecekleri yatırımları sınırlandıracak yeni ve daha sert düzenlemeler üzerinde çalıştığı konuşuluyor.
Tezmen’den “şer odakları” savunması, soruşturma uyarıları
Tera Holding’in kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, temerrüt krizi sonrası açıklamalarında yaşananları “belirli fonlarda yaşanan geçici bir likidite sıkıntısı” olarak nitelendirdi. Tezmen, durumu ise “malum şer odaklarının planlı, kasıtlı ve organize bir spekülatif atağı” şeklinde ifade etti.
Pusula Grubu’ndaki yatırımcıların mağdur olmaması için sorumluluk aldıklarını söylediği aktarılan Tezmen, saldırının nedenini “yerli ve milli bir iradenin piyasada derinleşmesi” olarak yorumladı. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bağlılığını vurgulayan Tezmen’in, dışarıda yürütülen spekülatif hamlelere karşı yatırımcıların “dik” durmasını istediği belirtiliyor.
Öte yandan sosyal medyada “sistemik risk” uyarıları hakkında da soruşturma açıldığına ilişkin bölüm haber metninde yer alıyor. Sürecin hem iade mekanizmaları hem de yatırım fonlarının yönetim stratejileri bakımından yakından takip edildiği görülüyor.





