Fon soruşturması sürerken tartışmanın odağı “kimler açıklanıyor, kimler hedef alınıyor?” sorusu oldu. Siyasi ve iktidara yakın isimler kamuya paylaşılmazken, süreci haberleştiren gazetecilerin gözaltı ve tutuklama süreçleriyle gündeme gelmesi tepkileri artırdı.
YENİ Parti Lideri Özgür Özel de, iddiaların merkezinde yer alan fon krizi için “Fon krizi bir devlet krizidir” sözleriyle iktidara yüklendi. Özel, “Milleti dolandıranlar değil, bunu açığa çıkaranlar hapse konuyor” diyerek yaşananları eleştirdi.
İsimler açıklanmadı, gazeteciler için süreç hızlandı
Fon soruşturmasında bir türlü kamuya yansımayan isimler üzerinden tartışmalar büyürken, haberi yapan medya çalışanlarının hızlı şekilde mahkemeye çıkarılması dikkat çekti. Haberlere göre, piyasa manipülasyonu skandalı konuşulurken etkin soruşturma yürütülmesi yerine gazeteciler hedef alındı.
Soruşturma kapsamında haber yapan Sözcü gazetesi editörü Mustafa Balcı ile gazeteci Şaban Sevinç’in tutuklandığı aktarıldı. Haberde, Balcı ve Sevinç’in AKP Sözcüsü Ömer Çelik hakkında “kamuoyunu yanıltıcı açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle” gözaltına alındığı belirtildi.
Gazeteciler açısından benzer bir tablo da İsmail Saymaz ve Murat Ağırel için yaşandı. İddialara göre Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın sermaye piyasasında işlem yapan isimlerle ilişkilerini gündeme taşıyan gazeteciler, Bakan’ın suç duyurusunun ardından ifade verdi. Ardından sulh ceza hakimliğinde imza yükümlülüğü ve yurtdışına çıkış yasağı gibi adli kontrol kararları gündeme geldi.
Kaynakta yer alan bilgiye göre, savcılığın itirazının ardından gazeteciler için ev hapsi kararı verildi. Öte yandan, gazeteci Ali Tarakçı’nın da daha önce tutuklandığı; AKP’li eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın manipülatif hisselerden kazanç elde ettiğinin ortaya çıkmasından önce “Bir bakan istifa edecek” iddiasını haberleştirdiği için cezaevinde olduğu kaydedildi.
Özel’den “haber yapan hapse giriyor” çıkışı
YENİ Parti Lideri Özgür Özel, fon krizi tartışmalarında iktidarın tavrını sert biçimde eleştirdi. Özel, daha önce 10 Ekim Gar Katliamı anması sonrasında yaptığı konuşmada da konuyu gündeme getirdiğini aktararak, 270 kişilik listenin yayımlanması çağrısını yeniden yineledi.
Özel’in değerlendirmesinde, iktidarın yaklaşımıyla “açığa çıkaranlar” arasında kurulan karşıtlık öne çıktı. Kaynakta, Özel’in sözleri şöyle yer aldı: “Fon krizinde iktidarın kimyası bozulmuştur. Milleti dolandıranlar değil, bunu açığa çıkaranlar hapse konuyor. Ömer Çelik’i izlemişsinizdir, gördünüz paniği, vücut dilini, gerginliğini, suçluların telaşını. Çok açık bir şey söylediler, dediler ki ‘Biz bundan sonra hukuken ve siyaseten en üst mücadele ve alarm pozisyonundayız.’ O bunu dedikten sonra gazeteciler özgürlüklerinden men edildi. Olay gerçek, haber gerçek ama milleti dolandıranlar değil bunu açığa çıkaranlar hapse konuluyor. Bu elde bulunan kamu gücünün nasıl kötüye kullanıldığını gösteriyor.”
Özel ayrıca, fon krizinin “devlet krizi” olduğunu savunduğunu ve iddiaların Erdoğan’ın masasında yer aldığı ileri sürülen bir durum olduğunu söylediğini ifade etti. Sözlerinde, “Bu işi Erdoğan yaptıysa derhal istifa etmeli, hesap vermelidir. Yok Erdoğan’ın burnunun dibindeki bakanları, genel başkan yardımcıları, bürokratları ve onun atadıkları yaptıysa yönetme kabiliyetini bırakmıştır, direkt sandık gelmelidir” ifadeleri yer aldı.
Öte yandan haberde, fon soruşturmasına ilişkin AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “yıpratılmak istendiğini” ileri sürerek “Suç işleyenin yakasına yargı yapışır” dediği de aktarıldı. Tartışma ise isimlerin neden açıklanmadığı ve haberi yapanların neden hızla yargı sürecine alındığı soruları etrafında devam ediyor.




