İnsan Y kromozomu küçülmeye devam ediyor. Yeni genetik bulgular, yaşlandıkça bazı erkeklerin kanında, beyininde ya da bağışıklık hücrelerinde Y kromozomunu giderek daha fazla kaybettiğini ve bu kaybın sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Araştırmalara göre Y kaybı, yıllardır bilinen “yaşlanma belirtisi” olmaktan çıkıp, bazı hastalıkların gidişatına aktif biçimde etki eden bir mekanizma gibi ele alınıyor.
Yaşla birlikte Y kaybı ne kadar yaygın?
Çalışmalar, bazı erkeklerde Y kromozomu kaybının hücresel düzeyde gözlendiğini ortaya koyuyor. Yaklaşık 70 yaşındaki erkeklerin kan hücrelerinde Y kaybı oranı %40 civarında; 93 yaşına gelindiğinde bu oran %57’ye yükseliyor. Daha önce bu durum, “zararsız” bir yaşlanma göstergesi olarak yorumlanıyordu. Ancak güncel genetik kanıtlar, Y kromozomunu bazı hücrelerde kaybetmenin yalnızca bir işaret değil; hücre ölümü ve hastalık süreçlerine katkı sağlayabilecek bir etken olabileceğini düşündürüyor.
Y kromozomu neden önemli ve ne gibi sonuçlar doğurabilir?
Y kromozomu; cinsiyetin belirlenmesi ve sperm işlevleri açısından kritik olduğu bilinen bir kromozom. Bununla birlikte araştırmacılar tarih boyunca onun vücudun başka alanlarındaki rolünü daha sınırlı görmüştü. Oysa Y kromozomu, hücre ölmeden kaybedilebilen 46 kromozomdan tek parça olmasına rağmen, sorun çıkarma ihtimalini tamamen ortadan kaldırmıyor. Örneğin 2022’de yapılan bir çalışma, farelerde kalpteki özel bağışıklık hücrelerinde Y kromozomu bulunmamasının kardiyovasküler işlev bozukluğu ve ölüme yol açtığını bildirdi. Ayrıca klinik çalışmaların derlendiği bulgular, yaşlı erkeklerde Y kaybı görülenlerin daha erken yaşamını yitirme riskinin arttığını ya da kanser geliştirme ihtimalinin yükseldiğini işaret ediyor.
Kanser ve bağışıklık sistemi: Yeni veriler
Y kaybının belirli kanser türleriyle olası ilişkisine dair işaretler de bulunuyor. 2023’te araştırmacılar, yaşlı erkeklerde mesane kanserine yakalanan kişilerin tümörlerinde Y kromozomu bulunmayanların oranının %40’a kadar çıkabildiğini raporladı. Bilim insanlarının bu gözlemden yola çıkarak öne sürdüğü ihtimale göre, Y kromozomu hastalığın gelişiminde rol oynuyor olabilir. Ön bulgular bu fikri destekler nitelikte: 2025’te yapılan bir çalışmada, Y kromozomundan yoksun bağışıklık hücrelerinin kanserli hücreleri hedef alma ve saldırma konusunda daha az etkili olduğu belirtildi. Aynı yıl yayımlanan bir derleme ise Y kromozomu kaybının, erkek bağışıklık sisteminin etkinliğini şekillendirmede önemli olabileceği sonucuna vardı.
“Y kayboluyor mu?” Tartışması: Evrimsel açıklamalar
Y kromozomunun yok olacağına dair öngörüler, bazı genetikçiler arasında konuşuluyor. Metinde, önümüzdeki yaklaşık 5 milyon yıl içinde Y kromozomunun türümüzden tamamen kaybolabileceğini düşünen uzmanlar olduğu belirtiliyor. Ancak evrimsel biyolog Jennifer Hughes, Y üzerinde korunan genlerin vücudun genelinde işlev taşıdığını ve bu nedenle seçilim baskısının bu genlerin kaybolmasına izin vermeyecek kadar güçlü olduğunu savunuyor. Öte yandan evrimsel biyolog Jenny Graves, Hughes’un yaklaşımına kısmen katılsa da önemli genlerin başka kromozomlar tarafından “devralınabileceğini” vurguluyor. Graves’in dikkat çektiği örnekler arasında, spiny rat ve mole vole gibi Y kromozomu artık bulunmayan memelilerde cinsiyet belirlemenin başka bir kromozom üzerinden sürdürülebildiği yer alıyor.
Bugün gelinen noktada insan Y kromozomunun, ata genlerinin yalnızca yaklaşık %3’ünü barındırdığı aktarılıyor. Bilim insanları, geriye kalan kısmın yalnızca erkek sağlığına değil; aynı zamanda türümüzün evrimsel geçmişine ve gelecekteki biyolojik gidişata dair ipuçları taşıyabileceğini düşünüyor.