Bilim

Türkiye'de intiharlar artıyor mu? İşte TÜİK'in son verileri

TÜİK'in 2025 yılında yayımladığı son veriler, Türkiye'de intihar kaynaklı ölümlerin ve kaba intihar hızının dikkat çekici bir artış eğiliminde olduğunu gösteriyor. Uzmanlar; ekonomik zorluklar, işsizlik ve gelecek kaygısının özellikle gençler üzerinde yarattığı "umutsuzluk" duygusuna karşı acil ulusal önlem planları çağrısında bulunuyor.

İstanbul'da son günlerde yaşanan intihar vakaları dikkat çekerken, bu tür vakalar İstanbul'la sınırlı değil. Resmi istatistiklere göre Türkiye'de son yıllarda intiharın neden olduğu ölümlerde artış yaşanıyor. Uyarı: Bu haberdeki bazı ifadeleri rahatsız edici bulabilirsiniz.

TÜİK verileri ne diyor?

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 yılında yayımlanan son verilerine göre 2020'deki 3.710 olan intihar sayısı, 2021'de 4.194'e, 2022'de 4.218'e çıkmış, 2023'te ise 4.089'a inmiş. Kaba intihar hızı bu dönemde 4.45, 4.98, 4.96 ve 4.79 olarak seyretmiş. Kaba intihar hızı, bir yıl içinde her yüz bin kişiye düşen intihar sayısını ifade ediyor. 2024'te her iki veride de dikkat çeken bir artış olduğu görülüyor. O yıl, intihar sayıları 4.089'dan 4.460'a, kaba intihar hızı ise 5.22'ye çıkmış.

Gençler arasında daha yüksek

TÜİK'in verileri, dünyadaki verilere de paralel olarak, intihar edenlerin yaş gruplarında gençlerin öne çıktığına işaret ediyor. WHO'ya göre intihar, dünyada 15-29 yaş arasındaki kişilerde en büyük üçüncü ölüm nedeni. 2024 verilerine göre Türkiye'de intihar edenlerin yüzde 13.7'si 25-29, yüzde 13.1'i 20-24, yüzde 12.4'ü 30-34, yüzde 8.9'u ise 15-19 yaş aralığındaydı. Koç Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mehmet Keskin, "Gençlerde çok büyük bir umutsuzluk içindeler. Umutsuzluk, intiharı etkileyen en önemli konulardan bir tanesidir" diyor.

İntiharların sebepleri neler?

WHO, intiharın nedenleri arasında sosyal, kültürel, biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörleri sayıyor. TÜİK'in 2024 intihar verilerine göre Türkiye'deki nedenlerin başında hastalık geliyor (1.123 kişi). Kuruluşa göre 190 kişi aile geçimsizliği, 402 kişi geçim zorluğu, altı kişi ticari başarısızlık, 116 kişi hissi ilişki ve istediği kişiyle evlenememe, dokuz kişi öğrenim başarısızlığı nedeniyle intihar etti. TÜİK, 1.642 kişinin intihar nedenini "diğer" kategorisinde değerlendirmiş, 972 kişinin intiharını ise bilinmeyen olarak tanımlamış.

"İntihar bulaşıcı bir davranıştır"

Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal, intiharların nasıl haberleştirildiğinin çok önemli olduğunun altını çiziyor. "Werther etkisi" olarak bilinen bu kavram, adını Alman yazar Goethe'nin ana karakterin intihar ettiği "Genç Werther'in Acıları" romanının yayınlanmasından sonra benzer intiharların artmasından alıyor. Doç. Dr. Ünal, "İntihar ambivalan (ikircikli) bir davranıştır. Burada kişi için asıl niyet ölmek değil, acıyı bir şekilde sonlandırmaktır" diyor.

Bazı ülkelerde nasıl geriletildi?

Prof. Dr. Keskin, tarihsel olarak Kanada, ABD ve Kuzey Avrupa ülkelerinde artış hızlarında son dönemlerde düşüş olduğunu anlatıyor. Bunun nedenini ise "bu ülkelerde ciddi bir şekilde ulusal düzeyde programlar uygulanması" olarak açıklıyor. "Bizim de böyle bir yönteme, ulusal düzeyde programlara başvurmamız gerekiyor" diyen Keskin, siyasi iradenin önemine vurgu yapıyor.