Antalya’nın Kekova Adası yakınlarında gerçekleştirilen sualtı arkeolojik araştırmalarında, tarih öncesi dönemlere uzanan önemli buluntulara ulaşıldı. Yapılan değerlendirmelerde, yaklaşık 4 bin 400 ila 4 bin 700 yıllık olduğu belirtilen amforaların bölgedeki eski bir batıkla ilişkilendirildiği kaydedildi. Keşfin; Anadolu’nun denizcilik birikimini ve dönemin ticaret ağlarını anlamaya katkı sunması bekleniyor.
4 bin 400-4 bin 700 yıllık amforalar
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yürüttüğü çalışmalar kapsamında, sualtında gün yüzüne çıkarılan amforalar dikkat çekti. Amforaların, antik çağlarda sıvı ve çeşitli gıda ürünlerinin taşınmasında kullanılan taşıma kapları olduğu biliniyor. Bu nedenle buluntuların, dönemin deniz taşımacılığı ve ticari faaliyetleri hakkında değerli ipuçları sağlayabileceği belirtiliyor.
Bölgede bulunan eserlerin ayrıntılı biçimde incelenmesiyle; üretim teknikleri, kullanım amaçları ve olası ticaret güzergâhlarının daha net şekilde ortaya çıkarılması hedefleniyor. Arkeologlar, amforaların hangi amaçla taşındığı ve nasıl bir lojistik anlayışın parçası olduğu gibi başlıklarda daha kapsamlı çıkarımlar yapmayı amaçlıyor.
“Mavi Vatan’da dünyanın en eski batığının izleri”
Kamuoyuna yansıyan açıklamada, keşfin Türkiye’nin sualtı kültürel mirasını ortaya çıkarmaya yönelik çalışmaların bir parçası olduğu vurgulandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, değerlendirmesinde “Mavi Vatan’da, dünyanın en eski batığının izlerini gün yüzüne çıkarıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Keşfin, Kekova çevresinde daha önce tespit edilen ve bölgenin arkeolojik değerini gösteren diğer buluntularla birlikte ele alındığında, denizcilik tarihini daha iyi anlamaya yardımcı olabileceği ifade ediliyor. Sualtı araştırmalarının devam etmesiyle bilimsel sonuçların, eserler üzerindeki incelemeler ve arkeolojik değerlendirmeler ilerledikçe daha ayrıntılı şekilde paylaşılması bekleniyor.
Kekova’nın tarih boyunca deniz ticareti ve ulaşım faaliyetleri açısından önemli bir konumda olduğu biliniyor. Bu kapsamda, sualtında bulunan buluntuların dönemin denizcilerinin yaşam biçimlerine ve deniz yoluyla kurulan ticari ilişkilere dair yeni veriler sunması umut ediliyor. Arkeologlar, amforalar üzerinden dönemin taşımacılık pratiklerini ve ticaretin nasıl örgütlendiğini anlamaya çalışırken, bölgenin yüzyıllar boyunca üstlendiği denizcilik rolüne de ışık tutulabileceğini düşünüyor.
Şimdilik paylaşılan bilgiler, çalışmanın erken aşamasında elde edilen buluntuların batıkla bağlantılı olabileceğine işaret ediyor. Ancak ayrıntılı analizlerin tamamlanmasıyla, amforaların menşei ve dönemsel özellikleri gibi başlıklarda daha net sonuçlara ulaşılması bekleniyor.





