Sağlıklı bir yaşam için şeker tüketiminin sınırlandırılması, yalnızca kilo kontrolü açısından değil, metabolik hastalıkların önlenmesi ve tedavisi açısından da büyük önem taşıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Türkay Güncü, şeker tüketiminin özellikle insülin direnci ve yağlı karaciğer hastalığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurguladı.
“Şeker sadece kilo aldırmıyor”
Uzm. Dr. Güncü, şekerin vücut üzerindeki etkilerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Şeker sadece kilo yapmıyor, insülin direnci ve yağlı karaciğeri tetikliyor.”
Uzmanlara göre, günlük şeker tüketiminin azaltılması, kalori alımı değişmese bile metabolik sağlık üzerinde kısa sürede olumlu sonuçlar verebiliyor.
Şeker kısıtlaması metabolik değerleri iyileştirebilir
Dr. Güncü, yapılan bazı bilimsel çalışmalara da değinerek özellikle çocuklarda uygulanan şeker kısıtlamasının etkilerini örnek gösterdi:
“Obez çocuklarda yapılan bir çalışmalarda, sadece 9 gün boyunca kalori kısıtlanmadan şekerin, özellikle fruktozun azaltılmasıyla trigliserid ve açlık insülin düzeylerinde düşüş gözlendi. Bu durum insülin direncinin azalmasına ve glikoz toleransının düzelmesine katkı sağladı.”
Bu etkilerin kilo kaybı olmadan da görülebilmesinin önemli olduğuna dikkat çekildi.
Karaciğer yağlanmasında şekerin rolü
Uzmanlara göre özellikle fruktoz içeren şekerler karaciğerde yağ üretimini artırarak yağlı karaciğer hastalığını tetikleyebiliyor. Dr. Güncü bu durumu şöyle açıkladı:
“Fruktoz, karaciğerde yağ sentezini artırarak yağlı karaciğer oluşumuna katkıda bulunur. Aynı zamanda insülin direnci üzerinde de doğrudan etkisi vardır.”
“Sadece kalori değil, şeker de azaltılmalı”
Dr. Güncü, metabolik hastalıklarla mücadelede yalnızca kalori kısıtlamasının yeterli olmadığını belirterek, şeker tüketiminin azaltılmasının da tedavide önemli bir rol oynadığını ifade etti.