Bilim

İnsanlar 10 haftada sesle “görmeyi” öğrenebiliyor

10 haftalık eğitimle echolocate (ses yankısını kullanarak yön bulma) öğrenen yetişkinlerde, beyin görüntülemelerinde görsel ve işitsel kortekste işlevsel ve yapısal değişimler gözlendi.

Batlar ve balinalar gibi canlıların dünyada yolunu ses yankılarıyla bulmasını sağlayan echolocate, sanıldığı kadar hayal değil. Yeni araştırmalar, yetişkinlerin 10 hafta içinde ses tıklamalarıyla echolocate öğrenebildiğini ve bu sürecin beynin “kablolama” düzenini etkilediğini ortaya koyuyor.

10 haftalık eğitimle echolocate öğrenme

Durham Üniversitesi’nden araştırmacıların 2021’de PLOS One’da yayımlanan çalışması, 10 haftalık eğitimle hem görme engelli hem de gören katılımcıların verbal tıklamalar kullanarak echolocate öğrenebildiğini gösterdi. Bu yaklaşım, görme sorunu yaşayan bazı kişilerin hali hazırda kullandığı yöntemlerle de benzerlik taşıyor; kimi zaman ağızdan yapılan tıklamalar yerine bastonla yapılan dokunuşlar tercih edilebiliyor. Bulgular, pek çok kişinin uygun eğitimle echolocate için gereken tekniği öğrenebileceğine işaret etti.

Eğitim beynin yapısını ve işlevini değiştiriyor

Aynı ekipten bazı araştırmacılar, bu kez 26 katılımcının 10 hafta boyunca aldığı eğitimin beynin fiziksel yapısında nasıl bir değişime yol açtığını inceleyen bir takip çalışmasına imza attı. Cerebral Cortex’te yayımlanan çalışmada ekip, beyin taramalarında V1’i (birincil görsel korteks) ve A1’i (birincil işitsel korteks) değerlendirdi.

Tarama sonuçları dikkat çekiciydi: Echolocate eğitimi alan hem görme engelli hem de gören katılımcılarda V1’lerde ses yankılarına yönelik duyarlılık geliştiği görüldü. Araştırmacılar makalelerinde, “Erişkinlikte tıklama temelli echolocate öğrenen görme engelli ve gören kişilerde, birincil duyusal alanlar V1 ve A1’de işlevsel ve yapısal beyin değişimlerini ilk kez gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.

Çalışma aynı zamanda önceki araştırmalara dair bir perspektif de sunuyor. Daha önceki bulgular, yetişkinlerdeki esnekliğin çoğunlukla daha yüksek düzey duyusal alanlarda görüldüğünü öne sürmüştü. Ancak bu araştırma, görme engelli olmanın ya da görmeyi sürdürüyor olmanın, bu senaryoda beynin uyum sağlama yeteneğini belirleyici biçimde etkilemediğini savunuyor. Bir diğer ifadeyle, beynin ses yankılarına duyarlılık geliştirmesi için uzun süreli tek bir duyusal yoksunluk döneminin şart olmadığına dair kanıtlar sunuluyor. Araştırmacılar, “Birincil duyusal bir alanın (V1) farklı bir modaliteden gelen girdiye (burada ses yankıları) duyarlılık göstermesinin tipik yetişkin insan beyninin normal bir özelliği olarak değerlendirilebileceğini güçlendiren kanıtlar sunuyoruz” dedi.

Deniz memelilerinden gelen evrimsel ipuçları

Echolocate’nin beyni nasıl etkileyebileceğine dair çerçeveyi genişleten bir başka çalışma ise evrime odaklanıyor. ABD ve Birleşik Krallık’tan araştırmacılar, 2025’te PLOS One’da yayımlanan çalışmada, 10 haftalık eğitim yerine 30 milyon yıllık evrimin balinaların ve yunusların beyinlerini nasıl değiştirdiğini inceledi.

Ekip; echolocate yapabilen üç yunusun ve echolocate yapamayan, buna rağmen karanlık ortamlarda gezinmek için sese bağımlı olan bir bıyıklı balinanın beyinlerindeki işitsel sistemleri analiz etti. Bulgular beklenenden fazla benzerlik içerirken tek belirgin farkın yunuslarda beyincik (cerebellum) ile ilgili belirli bir bağlantının daha güçlü olması olduğu belirtildi.

Woods Hole Oceanographic Institution’dan biyolog Peter Tyack, “Beyincik uzun süre denge ve motor kontrol merkezi olarak görülüyordu; ancak yeni kanıtlar, bunun duyusal ve motor bilgiyi bütünleştiren ve özellikle hızlı tahmin yapan bir merkez olduğunu güçlü şekilde düşündürüyor” değerlendirmesinde bulundu. Bu bulgu, echolocate kaynaklı uyarlamaların her zaman beklenen bölgelerde ortaya çıkmayabileceğine dair ek bir işaret olarak yorumlanıyor: Yunuslarda değişimlerin, görme yerine dokunmayla daha yakından ilişkili beyin bölgelerinde yoğunlaşması dikkat çekiyor.

Makaledeki genel mesaj şu: Echolocate ve beyin-bellek ilişkisini anlamak için daha fazla veri toplanması gerekiyor. Deniz bilimci Peter Cook da, “Teknoloji nihayet bu gizemli sinir sistemlerini çözmeye ve onların nasıl çalıştığını ortaya çıkarmaya başlayacak düzeyde” diyerek, çalışmaların sinirbilim açısından önemine vurgu yaptı.

Çalışmalar PLOS One ve Cerebral Cortex’te yayımlandı. Bu haber, Rebecca Dyer tarafından doğrulama adımından geçirilip Peter Dockrill tarafından düzenlendi.