Erkek egemen toplum ne demek denince, erkeklerin toplumsal yaşamın pek çok alanında daha fazla güç, söz hakkı ve meşruiyet gördüğü bir düzen anlaşılır. İfade, tek tek erkeklerin karakterini anlatmaz. Aileden siyasete, iş hayatından hukuka, medyadan sokağa uzanan bir güç dağılımına işaret eder. Feminist bakış açısı, birkaç kötü niyetli kişiden ibaret olmayan bir eşitsizliği tarif eder. Bu eşitsizlik kurumlara, rollere ve alışkanlıklara yerleşmiştir.

Erkek egemen toplum denince ne anlaşılmalı?

Erkek egemen toplum, erkekliğin otoriteyle, akılla, liderlikle ve kamusal alanla daha kolay ilişkilendirildiği toplumsal yapıdır. Kadınlık ise bakım, fedakârlık, itaat ya da geri planda durmakla yan yana getirilir. Erkeklerin deneyimi sık sık genel ölçü kabul edilir. Kadınların ihtiyaçları, güvenliği ya da emeği daha kolay ikinci plana itilir.

Kavramı kişisel davranış düzeyine indirmek eksik kalır. Bir erkek kendi hayatında yoksul olabilir, ayrımcılık yaşayabilir, güçsüz hissedebilir. Yine de erkek egemen düzen ortalama olarak erkekliği merkeze yerleştirebilir. Hukuk kuralları, çalışma hayatı, siyasal temsil ve aile içi roller bunu açıkça gösterir.

Patriyarka ile ilişkisi

Patriyarka ya da Türkçede sık kullanılan karşılığıyla ataerki, erkek egemenlik düzenini anlatan temel kavramlardan biridir. Gündelik dilde bazen “baba yönetimi” gibi dar bir anlam veriliyor. Feminist literatürde kullanım daha geniştir. Modern devlet, işyeri, okul, medya ve aile bu yapının parçaları arasında sayılır.

Erkek egemen toplum ile patriyarka arasında güçlü bir yakınlık var. Biri daha gündelik bir ifade gibi dururken diğeri daha kuramsal bir kavram olarak kullanılabiliyor. İkisi de erkeklerin sistematik avantajını anlatır. Kadınların daha sık denetlendiği ve daha kırılgan bir konuma itildiği düzen de bunun içindedir. bell hooks, patriyarkanın sevgi ilişkilerini, çocuk yetiştirmeyi ve erkeklik anlayışını da etkilediğini özellikle vurgular.

Tek tek erkeklerden büyük bir yapı

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği çoğu zaman kurumlar üzerinden sürer. Ücret farkları buna örnek. Terfide erkeklerin daha güvenilir bulunması da öyle. Bakım emeğinin kadınların görevi sayılması ve siyasette kadınların daha az temsil edilmesi aynı düzene işaret eder. Şiddet karşısında kadınların beyanının kuşkuyla karşılanması da burada durur.

Raewyn Connell'in erkeklik çalışmaları, bütün erkeklerin aynı konumda olmadığını anlatmak için yararlı bir çerçeve sunar. Erkeklik kendi içinde de hiyerarşiler üretir. Sınıf, etnisite, engellilik, cinsellik ya da yaş farkı tabloyu değiştirir. Yine de makbul yurttaş, makbul çalışan, makbul yönetici fikri sık sık erkeklik üzerinden kurulabilir. Erkek ayrıcalığı da birçok durumda daha rahat söz kesebilmek, daha az denetlenmek, daha kolay ciddiye alınmak gibi avantajlarda görülür.

Erkek Egemen Toplum Ne Demek? Patriyarka Gündelik Hayatta Nasıl İşler? 2

Gündelik hayatta nasıl görünür?

Ev işlerinde bunun izleri çok tanıdıktır. Aynı evde yaşayan iki yetişkinin ikisi de çalışsa bile yemeği düşünmek, çamaşırı fark etmek, yaşlı bakımını planlamak çoğu zaman kadının zihnine yazılır. Bakım emeği yalnız fiziksel işten oluşmaz. Hatırlama, organize etme ve duygusal yük taşıma da bunun içindedir.

Sokakta hareket ederken fark da sık sık hissedilir. Erkekler kamusal alanda daha rahat davranırken kadınlar saat, güzergâh, kıyafet, telefon şarjı ya da eve dönüş güvenliği gibi başlıkları sürekli hesaba katmak zorunda kalabilir. Türkiye'de patriyarka bu tür gündelik denetimlerde açıkça hissedilir. Kız çocuklarının daha sık kontrol edilmesi, genç kadınların yaşam tercihleri üzerine aile meclisi kurulması, erkeklerin geç saatlerde dolaşmasının sıradan görülmesi buna örnektir.

İşyerinde otoritenin erkeklikle özdeşleştirilmesi de tanıdık bir örnek. Kararlı erkek yönetici “güçlü” sayılırken benzer tonda konuşan kadın daha sert, daha problemli ya da “zor” bulunabilir. Uzmanlık alanlarında erkeklerin sözü daha çabuk kabul görür. Kadınların kendini tekrar tekrar kanıtlaması beklenebilir.

Erkek egemenlik kadınlara olduğu kadar erkeklere de rol dayatır

Erkek egemen düzen, erkekleri de belirli kalıplara zorlar. Ağlamayan, korkmayan, eve para getiren, askerlik yapan, rekabetten geri durmayan erkek figürü bunlardan biridir. Duygusal açıklık zayıflık gibi görülebilir. Yardım istemek, bakım vermek ya da kırılganlığını göstermek erkekliğe aykırı sayılabilir.

Buradan “erkekler de aynı ölçüde mağdur” sonucu çıkmaz. Güç ilişkileri simetrik değildir. Kadınlar ve LGBTİ+’lar bu düzende daha ağır sonuçlarla karşılaşır. Erkekliğin dar kalıpları ise erkek şiddetini besleyen kültürü ve duygusal yoksunluğu anlamak açısından dikkate değerdir.

Erkek Egemen Toplum Ne Demek? Patriyarka Gündelik Hayatta Nasıl İşler? 3

Bu düzen değişmez değil

Erkek egemen düzen tarihsel bir yapıdır. Tarihsel olan değişebilir. Kadın hareketinin, LGBTİ+ hareketinin ve emek mücadelelerinin açtığı alanlar sayesinde hukukta, kamusal dilde ve işyerlerinde dönüşüm mümkün oluyor. Deniz Kandiyoti'nin işaret ettiği gibi kadınlar bu düzenle bazen pazarlık ederek, bazen açık itirazla, bazen de kolektif mücadeleyle ilişki kurar.

Değişim için büyük laflardan çok somut adımlar gerekir. Bakım emeğinin paylaşılması, şiddete karşı etkili mekanizmalar, eşit temsil, kreş ve sosyal destek politikaları, işyerinde ayrımcılığa karşı yaptırımlar, cinsiyetçi eğitim kalıplarının sorgulanması bunlar arasında. Ev içindeki görev dağılımı da siyasidir. Eşitsizlik çoğu zaman orada yerleşir.

Kavramla ilgili sık karıştırılan noktalar

Erkek egemen toplum ifadesi, bütün erkekler kötüdür anlamına gelmez. Erkekliğin toplumsal olarak avantajlı bir konuma yerleştirildiğini anlatır. Bütün erkekler bu düzenden aynı ölçüde yararlanmaz. Yoksulluk, ırkçılık, homofobi ya da engellilik erkeklerin hayatını ağır biçimde etkileyebilir. Yine de erkek olmak, birçok durumda ek bir meşruiyet sağlayabilir.

Milliyetçi Feminizm Nedir? Böyle Bir Feminizm Türü Var mı?
Milliyetçi Feminizm Nedir? Böyle Bir Feminizm Türü Var mı?
İçeriği Görüntüle

Kadınlar da patriyarkal normları yeniden üretebilir. Bir annenin oğluna daha fazla özgürlük tanıyıp kızını daha sık denetlemesi, bir kadın yöneticinin erkek otoritesini doğal sayması ya da şiddet gören bir kadını suçlayan söylemleri tekrarlaması buna dahildir. Fail olabilmek ile sistemden eşit güç almak aynı şey değildir.

Erkek egemenlik her yerde aynı biçimde işlemez. Ataerkil toplum farklı ülkelerde, sınıflarda ve aile yapılarında başka yüzler alır. Biyolojik farklar da bu eşitsizliği doğal ve kaçınılmaz göstermek için kullanılamaz. Toplumsal cinsiyet, insanların bedenlerinden çok o bedenlere yüklenen anlamlar ve beklentilerle ilgilidir.

Erkek egemen düzeni anlamak, gündelik hayatta normal sayılan pek çok kuralı yeniden düşünmeye yarar. Kim daha rahat konuşuyor, kimin sözü daha çok kesiliyor, kim evde ikinci vardiyayı çalışıyor, kimin güvenliği sürekli kendi sorumluluğuna bırakılıyor? Bu soruların peşine düşmek, eşitlik tartışmasını soyut bir fikir olmaktan çıkarır.