Enfeksiyonu çoğu zombili oyunda bir “ceza” gibi hissettiren yaklaşımı tersine çeviren Disbond, oyuncuları aynı rundada insanlıktan enfekte tarafa geçmeye zorlayarak tansiyonu yükseltiyor. Her turda önce herkes insan başlıyor; ardından yaklaşık 20 saniye sonra bir oyuncu döndüğünde, ısırılan diğerleri de enfekte ekibe katılarak insan sayısı hızla azalıyor.
Sırf kaos değil: Sınıf tabanlı dövüş sistemi öne çıkıyor
Disbond, hayatta kalmanın anlamını iki farklı oyun moduna yayıyor. Survival’da insanlar takım halinde bir araya gelip barikat kurabiliyor; ister birlikte savaşmayı seçiyor, ister ayrılıp saklanarak sürüye karşı tek başına hayatta kalmaya çalışıyor. Escape modunda ise oyuncular haritanın en ucundaki bir hedefe ilerliyor; engelleri aşmak, enfekte düşmanlarla savaşmak ve güzergâh üzerindeki kritik noktaları kontrol altına almak gerekiyor.
Oyunda her iki tarafta dörder tane olmak üzere toplam sekiz sınıf bulunuyor. Gunman ekstra silah hasarı veriyor ve roketatar benzeri bir düzenek açabiliyor. Grenade Planter, bıçak kuşanıp daha hızlı hareket edebiliyor ve hamle yapabiliyor. Architect ise daha düşük fiyata araç gereç alabiliyor; tuzak yerleştirme veya çevreyle uyumlu görünüp aldatma gibi seçeneklere sahip. Exploder, başlangıçta dört el bombasıyla geliyor ve bombaların hasarı yüzde 50 artırılıyor; bu da patlayıcı yönetimini kritik hale getiriyor.
Zombi sınıfları sadece kovalamıyor: Özel yetenekler ve fizik destekli çatışma
Enfekte tarafın her sınıfı, yalnızca hayatta kalanları kovalayan bir rol üstlenmiyor. Crawler, 2 bin 500 canla daha hızlı ilerliyor, ayrıca diğer zombi türlerinden yüzde 10 daha hızlı hareket ediyor ve daha yüksek zıplıyor. 4 bin canlı Smasher, savrulma etkilerine direnç gösterip insanlara doğru hücum edebiliyor; Screecher ise beş saniye boyunca onu görebilmeye çalışanları kör ediyor. 3 bin 500 canlı Demon ise çift zıplama yapabiliyor ve kısa süreliğine bir insana dönüşerek ani saldırılara fırsat yaratıyor.
Disbond’un taktik boyutu, fizik tabanlı etkileşimlerle güçleniyor. İnsanlar silah ve el bombası alırken iki taraf da fizik prop’lar üretip kullanabiliyor. Hayatta kalanlar bu nesneleri üst üste koyarak savunma bariyerleri kurabiliyor; zombiler ise aynı yapıların üzerinden yukarı çıkarak ya da beklenmedik açılardan saldırarak avantaj kovalamaya çalışıyor. Kurşunlar zombileri geriye itiyor; özellikle kafa isabetleri daha güçlü etki sağlıyor ve dar koridorlarda savunma yapanların işini kolaylaştırıyor.
Cephanelik tabancalar, hafif makineli tüfekler, av tüfeği, tüfek, alev makinesi ve çeşitli el bombalarını kapsıyor. Haritalar arasında Infected Town, The Bunker, The Black City ve The Underground Lab bulunuyor. Oyuncular çatıların ve kanalizasyonların arasında hareket edebiliyor; zipline ve ışınlanma gibi yollarla konum değiştirebiliyor, ayrıca saklı geçitleri arayabiliyor. Bazı çevresel yapılar da yıkılabildiği için maçın ortasında rota ve savunma noktaları değişebiliyor.
Steam Next Fest’te demo, tam sürüm ise yakında
Disbond, Bozz Studio bünyesinde Galin tarafından geliştiriliyor. Oyun, Unreal Tournament, Doom, Quake ve Counter-Strike 1.6’dan ilham aldığını belirtiyor; gerçekçilik yerine hızlı hareket, çevresel kaos ve benzersiz yetenekleri öne çıkarıyor. Steam’de “coming soon” olarak listelenen Disbond için ücretsiz demo, Steam Next Fest kapsamında 26 Ekim 2026’ya kadar erişilebilir durumda.
Karşılaşmalar en fazla 32 oyuncuyla oynanabiliyor; maçı başlatmak için beş oyuncu yeterli. Boş slotlar yapay zekâ botlarla dolduruluyor. Her maç yaklaşık 30 dakika sürüyor ve beş dakikaya kadar çıkan turlar içeriyor. Seviye kasma ya da kalıcı yükseltme bulunmadığı için herkes sıfırdan başlıyor; kazanmak ise rotaları öğrenmeye, yetenek zamanlamasına, akıllı savunma kurmaya ve rakibe uyum sağlamaya dayanıyor.





