“Zeytin Çiçekleri” adlı dijital dizinin çekimleri geçtiğimiz hafta setlerde başladı. Hikâyesi ve senaryosu Mehrdad Gaffatzadeh imzası taşıyan yapım, Filistin tarihinin dönüm noktalarından biri olan 1947 ve 1948 yıllarını perdeye taşıyacak.
Feride Özal ve Rıza Özal’ın öncülüğünde hazırlanan dizinin yönetmen koltuğunda Ahmet Toklu yer alıyor. Proje tasarımı ise yine aynı ekip tarafından şekillendirilirken, cast direktörlüğünü Oğuz Çetinkaya üstleniyor.
Safed’de çarşı ve fırınlar gerilimin gölgesinde
Dizinin öyküsü; Müslüman ve Hristiyan ailelerin yıllardır bir arada yaşadığı Filistin’in Safed şehrinde geçiyor. Çarşılar, fırınlar ve dükkanlar, günlük hayatın tanıdık akışını korurken, siyasi gerilim giderek artıyor.
Tutuklamalar, topraklar üzerinden yürütülen mücadele ve yaşanan hesaplaşmalar, insanların gündelik düzenini sarsmaya başlıyor. Bir süre sonra ise doğup büyüdükleri topraklarda yaşamaya devam edip edemeyecekleri konusu belirsizleşiyor.
Maria Paris kararını verirken sırlar büyüyor
Dizide Maria (Ecem Çalhan), Paris’teki Sorbonne Üniversitesi’nden kabul alıyor. Ancak bu fırsatın önünde ağır engeller bulunuyor: Ağabeyi Yusuf hapiste ve annesi hastalığın yükünü taşıyor. Üstelik Maria, radyo yayınları nedeniyle askerlerin de dikkatini çekmiş durumda.
Maria’nın Paris’e gidip gitmeyeceğine dair verdiği karar, yalnızca kişisel bir tercih meselesi olmaktan çıkıyor. Çünkü aynı anda yaşadığı şehirde meydana gelen olayları araştırmaktan da geri duramıyor.
Hikâyenin önemli duraklarından biri, halkın güvendiği ve toprak sahibi olan doktor Faysal’ın Zeytin Kafe’deki silahlı saldırı sonrası yaralılara yardım etmesi. Faysal, yardımın hemen ardından bir cinayetle suçlanarak tutuklanıyor.
Maria da Faysal’ın bir komploya kurban gittiğinden şüpheleniyor ve bu şüphe, olayların peşine düşmesine neden oluyor. Dizinin gidişatı; Maria’nın hem aile sorumlulukları hem de şehirde artan gerilimle birlikte daha büyük bir hesaplaşmaya doğru ilerleyeceğini hissettiriyor.





