2026-2027 eğitim öğretim yılı pek çok sorunla açılırken, Veli-Der Kocaeli 2 No’lu Şube’den çarpıcı bir değerlendirme geldi. Şube, kamusal eğitime ayrılan bütçenin giderek azalmasının eğitimdeki aksaklıkların temel kaynaklarından biri olduğunu vurguladı. Bunun yanında çocukların yoksulluk nedeniyle okula erişiminde yaşanan zorluklar, okul öncesi alanındaki gerileme ve fiziksel koşullara ilişkin sorunlar da gündeme taşındı.
Bütçe düşüşü ve eğitimde eşitsizlik
Veli-Der Şube Başkanı Nihal Yılmaz, kamusal eğitime bütçeden ayrılan payın azalmasının sorunları beslediğini söyledi. Yılmaz, laik ve bilimsel eğitimdeki aşınmanın sürdüğünü, yetersiz okullaşmanın ise eğitimdeki eşitsizliği büyüttüğünü ifade etti.
Yılmaz, milyonlarca çocuğun ekonomik kriz ve yoksullukla birlikte daha kırılgan hale geldiğini belirterek, “Çocuklar yoksulluk nedeniyle okula devam edemiyor; devam edebilenler de okula aç gidiyor” dedi. Ücretsiz okul yemeği uygulamasının hâlâ hayata geçirilmemesini eleştiren Yılmaz, bunun bir sosyal yardım değil, çocukların eğitim hakkı ve fiziksel gelişiminin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Yılmaz, tüm kademelerde ücretsiz yemek uygulamasının başlatılmasını talep etti.
Taşınan okullar, ikili eğitim ve hijyen krizi
Kocaeli’de Körfez ve Derince’de fiziki yetersizliklerin devam ettiğini söyleyen Yılmaz, örnek olarak Körfez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin deprem riski nedeniyle İGSAŞ Ortaokulu’na taşındığını aktardı. Ancak binanın iki okulun öğrencilerini karşılayacak kapasitede olmadığına dikkat çeken Yılmaz, bu durumun eğitim ortamını olumsuz etkilediğini belirtti.
Yılmaz, Körfez’de 8, Derince’de 8 okulda ikili eğitim yapıldığını söyledi. Uygulamanın çocukların güvenliği açısından da sorunlar doğurduğunu ifade eden Yılmaz, bölgede kalabalıklaşmanın ve şartların yetersizliğinin eğitim sürecini zorlaştırdığını dile getirdi.
Şube Başkanı ayrıca okullarda yeterli ödenek ve kadrolu temizlik personeli bulunmamasının hijyen sorununu kritik seviyeye taşıdığını savundu. Okulların sabun, tuvalet kâğıdı ve dezenfektan gibi temel malzemelerden yoksun bırakıldığını belirten Yılmaz, okullara yeterli temizlik ve güvenlik personeli tahsis edilmesini istedi.
Okul öncesi sınıflar, MESEM ve çocuk emeği tartışması
Okul öncesi eğitimin zorunlu, parasız ve kamusal hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, Türkiye’de okul öncesi okullaşma oranının yüzde 54 olduğunu, OECD ülkelerinde ise bu oranın yüzde 88’e çıktığını aktardı. Son yıllarda 399 anaokulu ve 4 bin 88 okulöncesi sınıfın kapatıldığını ileri süren Yılmaz, bu adımların erken çocukluk eğitimine erişimde gerilemeye yol açtığını ifade etti.
Çocuk işçiliği ve MESEM uygulamasına da değinen Yılmaz, Gebze, Körfez ve İzmit’te 3 bin 600’ün üzerinde MESEM öğrencisi bulunduğunu söyledi. Haziranda yaptıkları açıklamada iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocuk sayısını 19 olarak duyurduklarını belirten Yılmaz, Milli Eğitim Bakanı’nın açıklamasına göre bu sayının 37’ye çıktığını ifade etti.
Yılmaz, MESEM uygulamasından vazgeçilmesi ve çocuk emeği sömürüsüne son verilmesi çağrısı yaptı. Şube, eğitimde erişim ve güvenlik sorunlarının çözümü için somut adımların atılması gerektiğini dile getirerek, bütçe planlamasının eğitim üzerindeki etkisine dikkat çekti.





