Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla tetiklenen küresel enerji ve gıda krizinin baskısı altında diplomatik manevra alanını değiştirmek zorunda kaldı. İran'a geri adım attıramayan ve ekonomik faturanın ağırlaşmasıyla zor durumda kalan Trump, çareyi bölgede acil bir anlaşma zeminini zorlamakta buldu.
"ABD tarafından yasaklanmıştır!"
ABD Başkanı, X hesabı üzerinden büyük harfler kullanarak ve son derece öfkeli bir tonda yaptığı paylaşımda, "ABD, büyük B-2 bombardıman uçaklarımız tarafından oluşturulan tüm nükleer 'tozu' alacak. İsrail artık Lübnan'ı bombalamayacak. ABD tarafından bunu yapması YASAKLANMIŞTIR. Yeter artık!!! Teşekkürler! Başkan DJT" ifadelerini kullandı.
Netanyahu'nun "Lübnan'dan çıkmıyoruz" sözlerine cevap mı?
Trump'ın bu alışılmışın dışındaki sert çıkışının zamanlaması dikkatlerden kaçmadı. Ateşkesin duyurulmasının hemen ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, "Hizbullah'ın şartlarını reddettim. Lübnan'dan çıkmıyoruz, 10 kilometrelik güvenlik şeridinde kalmaya devam edeceğiz" diyerek adeta Washington'ın barış çabalarına gölge düşüren bir gövde gösterisine imza atmıştı.
Washington-Tel Aviv hattında kırılma mı?
Geçmişte İsrail'e verdiği kayıtsız şartsız destekle bilinen ABD'nin, Donald Trump'ın şahsi inisiyatifiyle bir müttefikine karşı ilk kez "bombalamayı yasaklama" düzeyinde açık bir ültimatom vermesi, uluslararası arenada şaşkınlık yarattı. Şimdi tüm dünyanın gözü, Trump'ın bu "yasak" kararı karşısında İsrail ordusunun Lübnan sınırındaki 10 kilometrelik tampon bölgede nasıl bir pozisyon alacağına çevrildi.




