Güneş Sistemi dışındaki bazı dev gaz ötegezegenler, aşırı hava hareketleriyle dikkat çekiyor. “Sıcak Jüpiter” olarak bilinen bu dünyalarda sıcaklıklar yaklaşık 2 bin santigrat dereceye kadar çıkabiliyor. Nature Astronomy’da yayımlanan çalışma ise beklenmedik bir ipucuna ulaştı: Bu ekstrem rüzgârların ardında manyetik alanların etkisi olabilir.

Gelgit kilidi ve dev rüzgârların izini sürmek

Çalışmanın lideri Julia Seidel ve ekibi, ilk aşamada manyetik alanları hedeflemekten ziyade, sıcak Jüpiterlerdeki aşırı atmosfer hareketlerini incelemeyi amaçladı. Araştırmacılar, yıldızlarına çok yakın konumlarda bulunan ve bu nedenle gelgit kilidine girmiş yedi sıcak Jüpiter gezegenini mercek altına aldı. Gelgit kilidi, gezegenlerin tıpkı Ay’ın Dünya’ya hep aynı yüzünü göstermesi gibi, bir yüzünün sürekli yıldızına dönük kalması anlamına geliyor.

Bu düzen, gezegenin bir tarafında sürekli gündüz koşulları ve kavurucu sıcaklıklar oluştururken diğer tarafta kalıcı gece şartlarını ortaya çıkarıyor. Araştırmacılara göre, böyle bir sıcaklık farkı atmosferde olağan dışı rüzgârları tetikliyor. Ekip, bu rüzgârların ölçümünden hareketle atmosfer dinamikleri hakkında daha sağlam sonuçlara ulaşmayı hedefledi.

Rüzgâr hızı 25 bin kilometreyi aştı

Yapılan ölçümlerde gezegenlerdeki rüzgâr hızlarının saatte yaklaşık 7 bin 200 kilometreden 25 bin kilometreye kadar değiştiği belirlendi. Bilim insanları bu verileri, Şili’de bulunan Very Large Telescope ile Hawaii’deki Gemini North teleskobunu kullanarak topladı. Elde edilen bulgular, sıcak Jüpiterlerin atmosfer hareketlerinin sandılandan daha sert ve dinamik olduğunu gösterdi.

Çalışmanın en dikkat çekici kısmı ise rüzgârlar beklendiği kadar hızlanmıyor olsa da “aşırı sıcaklık” ile “rüzgâr gücü” arasında farklı bir tablo oluşmasıydı. Araştırma ekibi, normal koşullarda daha fazla enerjiye sahip sıcak gezegenlerde daha güçlü rüzgârlar görülmesi gerektiğini belirtiyor. Ancak sonuçlar bu beklentiyi ters köşeye yatırdı.

Manyetik alanlar rüzgârları yavaşlatıyor olabilir

Ekip, ortaya çıkan çelişkinin en olası açıklamasının gezegenlerin etrafındaki manyetik alanlar olduğunu ifade etti. Araştırmaya göre manyetik alanlar, atmosferdeki yüklü parçacıkların hareketini yavaşlatarak rüzgârların hızını baskılayabiliyor. Böylece sıcaklık farkları büyük olsa bile atmosfer hareketleri beklenenden farklı bir şiddete ulaşabiliyor.

Final Fantasy 7’nin Tifa’sı yeniden tasarlandı: Magic: The Gathering işbirliğinin etkisi geri döndü
Final Fantasy 7’nin Tifa’sı yeniden tasarlandı: Magic: The Gathering işbirliğinin etkisi geri döndü
İçeriği Görüntüle

Çalışmada incelenen manyetik alanların şiddetinin, Güneş Sistemi’ndeki örneklerle benzer bir aralıkta olduğu da vurgulandı. Bazı gezegenlerde manyetik alanların Satürn’den yaklaşık dört kat daha güçlü olabileceği, bazı durumlarda ise Jüpiter’in yaklaşık yarısı kadar bir şiddette olabileceği hesaplandı. Seidel de “Artık ötegezegenlerin de manyetik alanlara sahip olduğunu biliyoruz” diyerek, bunun başka dünyaların yaşanabilirliğini anlamada önemli bir gelişme olduğuna dikkat çekti.

Manyetik alanların, yıldızlardan gelen yüklü parçacıkları saptırarak atmosferlerin korunmasında rol oynadığı belirtiliyor. Bu nedenle araştırmacılar, sıcak Jüpiterler gibi uç koşullara sahip dünyalarda manyetik alanların etkisini çözmenin; gelecekte suyu koruyabilen ve potansiyel olarak yaşam barındırabilecek gezegenleri tespit etmeye yardımcı olabileceğini düşünüyor.