İmamoğlu’nun diploma iptaliyle ilgili süreçte yeni bir aşamaya geçildi. Avukatları, istinaf başvurusunun reddine ilişkin karara karşı temyiz dilekçesi sundu ve konuyu Danıştay gündemine taşıdı. Dilekçede kararın hukuka aykırı olduğu; doğal hakim ilkesi ile gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği savunuluyor.
Karara ilişkin tartışmaların merkezinde, İstanbul Üniversitesi’nin İmamoğlu’nun yatay geçiş, mezuniyet ve diploma işlemlerini iptal ettiği değerlendirmesi bulunuyor. Avukatlar, söz konusu işlemin yıllar sonra gündeme getirilmesini de “hukuk güvenliği, idari istikrar ve kazanılmış hak” ilkelerine aykırı olarak nitelendiriyor.
Temyizde ‘hukuka aykırılık’ ve yürütmenin durdurulması talebi
İmamoğlu’nun avukatlarının sunduğu temyiz dilekçesinde, siyasi saiklerle alındığı öne sürülen diploma iptali kararının hukuka, hukuk güvenliği ilkesine, idari istikrara ve kazanılmış haklara aykırı olduğu ifade edildi. Dilekçede, yargılama sürecinde doğal hakim ilkesinin ihlal edildiği ve gerekçeli karar hakkının gözetilmediği iddia edilerek yürütmenin durdurulması ile kararın bozulması istendi.
Dilekçede, İstanbul Üniversitesi’nin 18 Mart 2025 tarihinde diploma iptali sürecine ilişkin hatırlatma yapıldığına dikkat çekildi. Ayrıca bu kararın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine, “alelacele ve yetkisiz makam tarafından” alındığı ileri sürüldü. İmamoğlu’nun avukatları, yargılama boyunca ortaya konulan yaklaşımın, önceki değerlendirmelerle çeliştiğini savunuyor.
Üniversitenin önceki yazıları ve ‘gerekçesizlik’ eleştirisi
Dosyada, İstanbul Üniversitesi’nin daha önceki resmi görüşlerinde yatay geçiş sürecinin mevzuata uygun olduğunun belirtildiği vurgulandı. Dilekçeye göre, İstanbul Üniversitesi’nin 27 Mart 2020 tarihli yazısında İmamoğlu’nun yatay geçiş için gerekli koşulları sağladığına dair ifade yer alıyor. Bu çerçevede, İstanbul Üniversitesi Rektörü’nün imzasını taşıyan 7 Ekim 2024 tarihli bilgi notunda da “yatay geçiş, mezuniyet ve diplomanın hukuka uygun” olduğunun kaydedildiği belirtildi.
Avukatlar, bu nedenle diploma iptalinin “kamu yararıyla değil, siyasi gerekçelerle” yapıldığı görüşünü dile getirdi. İstinaf aşamasında da İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi’nin istinaf başvurusunu reddederken yalnızca “usul ve hukuka uygunluk” değerlendirmesi yaptığı, bunun hukuki anlamda yeterli bir gerekçe sayılamayacağı savunuldu. İddialara göre, istinaf incelemesinde davanın sonucunu etkileyebilecek hususlar tartışılmadı.
‘Doğal hakim ilkesi’ ve 35 yıl sonra iptal tartışması
Temyiz dilekçesinde, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına atıf yapılarak üst mahkemelerin tarafların temel iddia ve itirazlarını değerlendirmek zorunda olduğu belirtildi. Aksi durumda adil yargılanma hakkının ihlal edilmiş sayılacağı ifade edildi.
Dosyada ayrıca doğal hakim ilkesi kapsamında önemli bir itiraz yer alıyor. Avukatlar, hem İstanbul 5. İdare Mahkemesi heyetinde hem de istinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi heyetinde değişiklikler olduğunu belirtti. Dilekçede, ilk derece sürecinde heyetin dört kez değiştirildiği; istinaf aşamasında da başkanın karar aşamasında değiştiği aktarıldı. Bu değişikliklerin “yargılamaya açık müdahale” niteliğinde olduğu öne sürülerek, Anayasa’nın 37’nci maddesinde güvence altına alınan doğal hakim ilkesinin ihlal edildiği iddia edildi. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 18’inci maddesi kapsamında yetki saptırması yasağının çiğnendiği de dile getirildi.
Dilekçede son olarak, diplomanın iptalinin yaklaşık 35 yıl sonra gündeme gelmesinin “hukuk güvenliği, idari istikrar ve kazanılmış hak” ilkelerine aykırı olduğu ileri sürüldü. İmamoğlu’nun yatay geçiş yaptığı üniversitenin ve geçiş sürecinin başından itibaren bilindiği, öğrencilik sürecinde ya da sonrasında hileli bir davranış ya da sahte belge kullanımına ilişkin iddia bulunmadığı da vurgulandı.
Avukatlar, temyiz başvurusunun kabulüne karar verilmesini ve istinaf başvurusunu gerekçesiz şekilde reddeden İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesinin 13 Mayıs 2026 tarihli kararının yürütmesinin durdurulmasını talep etti. Aynı zamanda, kararın bozulmasını istedi.




