Seçim tarihi tartışmaları yeniden gündemi meşgul ederken, iktidara yakınlığıyla bilinen Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Selvi, “Artık Türkiye’nin rotası seçim” diyerek iki olası tarih sundu.
Selvi iki tarihe işaret etti
Selvi, Hürriyet’te yayımlanan yazısında seçim için “2027 yılının sonunda ya da 2028’in başında” seçime gidileceğini belirtti. Yazıda ayrıca, seçim gündeminin artık ülke siyasetinde belirleyici hale geldiği vurgusu öne çıktı.
Selvi’nin değerlendirmesinde ekonomiye ilişkin başlıklar da yer aldı. İktidarın oy tabanını oluşturan kesimlerin zorlandığına dikkat çektiği ifade edilen yazıda, özellikle emekliler, asgari ücretliler ve esnafa yönelik sorunların altı çizildi.
Ekonomi vurgusu: “Emekliler 17 milyonluk kitle”
Selvi, emeklilerin yaklaşık 17 milyonluk bir kitleyi temsil ettiğini belirterek bunun bazı ülkelerin nüfusundan daha büyük olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin giderek “emekliler ülkesi” haline geldiği yorumunu yapan Selvi, bu durumun siyasi karşılıklarını da hatırlattı.
Yazıda yerel seçimlerde emeklilerin nasıl bir tavır gösterdiğinin ortada olduğu ifade edildi. Selvi, ayrıca siyasi deneyim üzerinden örnek bir değerlendirme yaptı; Demirel’in “Tencerenin devirmeyeceği iktidar yoktur” sözünü anımsatarak, iktidarın ekonomiyi düzeltme konusunda başka bir seçeneği olmadığını savundu.
Önce Ömer Çelik sonra Bahçeli konuşmuştu
Öte yandan seçim tartışmaları, daha önce yapılan açıklamalarla da gündemde kalmıştı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rize’de “yaklaşan seçimler” sözleri üzerine değerlendirmede bulunmuştu. Çelik, bu sözlerin “erken seçim sinyali” olmadığını söyleyerek “Türkiye’nin gündeminde şu anda bir seçim yoktur” ifadesini kullanmıştı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de seçim tarihi konusunda açıklama yapmıştı. Bahçeli, seçimlerin 14 Mayıs 2028’de yapılacağını belirterek, bunun dışında “seçimlerin yenilenmesi” gibi Anayasa’daki yöntemlerin de gündeme gelebileceğini ifade etmişti. Bahçeli’nin açıklamalarında, erken seçim tanımlamasından ziyade Anayasa’ya göre sürecin nasıl işleyeceğine dikkat çekildi.
Bu gelişmelerin ardından Selvi’nin “rotası seçim” söylemi ve iki tarih vurgusu, seçim tartışmalarının yeniden öne çıkmasına neden oldu.





