İktidarın “Terörsüz Türkiye” hedefi kapsamında hazırlanan çerçeve yasa teklifi tamamlandı. “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” başlığını taşıyan düzenleme, Meclis Başkanlığı’na sunuldu. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, teklife “360’a yakın” imza bulunduğunu aktarırken, ilgili komisyonun 7 Ağustos Cuma günü toplanacağını söyledi.
Teklifin TBMM’ye geliş süreci; Meclis’te kurulan ve yasanın zemininin oluşturulduğu komisyon çalışmalarına dayandırılıyor. Düzenlemede, terör örgütünün silah bırakma süreci sonrası ortaya çıkacak durumlara dair hukuki çerçevenin belirlenmesi ve “cezasızlık/af algısı” oluşturulmaması vurgusu öne çıkıyor.
Meclis’te imza tamam, komisyon 7 Ağustos’ta
AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, teklife 360’a yakın milletvekilinin imza attığını, yeni imzaların da eklenmesini beklediklerini belirtti. Güler, MHP’li Feti Yıldız ile ortak açıklama yaparak “teklifin Meclis’e sunulduğunu” kaydetti.
Açıklamada, imza sahipleri arasında AKP, MHP, DEM Parti, HÜDA PAR, bazı AKP dışı isimlerin yanı sıra CHP’den de “bazı milletvekillerinin” bulunduğu ifade edildi. Teklifin ilgili ihtisas komisyonunda görüşülmesi için ilk adımın, 7 Ağustos Cuma günü gerçekleştirilecek toplantıyla atılacağı aktarıldı.
Altı ay başvuru, terör suçu işlenirse erteleme kalkıyor
Teklif metninde, terör örgütü mensuplarının başvurusuna ilişkin 6 aylık süre öngörülüyor. Düzenlemeye göre, örgütün feshi ve silahların tesliminin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararı Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra, 6 ay içinde başvuranlar kanun hükümlerinden yararlanabilecek. Başvurular, Türkiye’de adli makamlara; yurt dışında ise ilgili makamlara yapılacak.
Erteleme mekanizmasında da önemli istisnalar bulunuyor. Kasten öldürme suçları kapsam dışında bırakılırken, 1 Haziran 2005 yılından önce ağırlaştırılmış müebbet cezası alan ya da bu kapsamda değerlendirilen suçlar da yasa dışında tutuluyor. Buna karşılık 15 yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar için infazın 5 yıl süreyle; 15 yıldan fazla ile müebbet hapis ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar için ise infazın 10 yıl süreyle ertelenmesi öngörülüyor.
Erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde ise söz konusu kararın kaldırılacağı; soruşturma ve kovuşturmanın kaldığı yerden devam edeceği belirtiliyor. Süre tamamlanır, kişi belirtilen zaman diliminde suç işlemeyecek şekilde süreci tamamlarsa cezanın infaz edilmiş sayılacağı ifade ediliyor.
MGK teyidi, toplumsal bütünleşme ve “af algısı” vurgusu
Düzenlemenin ana dayanağının, MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanması olduğu vurgulanıyor. Metinde, örgütün silah bırakma ve kendini tasfiye etme sürecinin “devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi” kritik eşik olarak ele alınıyor. Böylece erteleme ve sonrasında uygulanacak usulün, bu teyit süreciyle bağlantılı yürütülmesi hedefleniyor.
Komisyon raporlarına atıfla, toplumsal bütünleşmeyi güçlendirecek adımların geniş katılımlı bir istişareyle şekillendirilmesi amaçlanıyor. Öte yandan teklif metninde, yapılacak düzenlemelerin “cezasızlık ya da af algısı” oluşturmaması gerektiği de açık biçimde yer alıyor.
Güler’in açıklamalarında, düzenlemenin yalnızca silah bırakma sonrasındaki hukuki durumların tespitiyle sınırlı olmadığı; aynı zamanda kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı şekilde topluma kazandırılmasını hedeflediği kaydedildi. Ayrıca yürütme içinde süreci izleyecek bir mekanizma kurulacağı ve raporlama yapılacağı aktarılıyor.
Öcalan’ın statüsüne ilişkin soruya da açıklık getirildi. Güler, bunun “idari düzenlemelerle yapılacak işler” olduğunu, Adalet Bakanlığının düzenleyici işlemler yapabileceğini; İmralı’da akademisyen ve gazeteci ziyaretlerinin de idari düzenlemeler çerçevesinde yürütülebileceğini belirterek “yasal düzenleme ya da özel bir statüye ihtiyaç yok” ifadelerini kullandı.
Çerçeve yasanın cuma günü TBMM Adalet Komisyonu’nda ele alınacağı, bu hafta sonuna kadar Genel Kurul’dan geçmesinin beklendiği de belirtiliyor.




