Altın fiyatlarında yön arayışı devam ederken dikkatler yeniden ABD Merkez Bankası (Fed) tarafına çevrildi. Güçlü ABD ekonomisi ve yeni bir faiz artışı beklentisi değerli metal üzerinde baskıyı canlı tutuyor. Piyasalarda, Fed’in faiz politikasının hangi noktada kalacağı sorusu en fazla takip edilen başlık haline geldi.
Spot altının ons fiyatı 24 Eylül itibarıyla yüzde 0,1 düşüşle 4 bin 281,98 dolara geriledi. Aralık teslim ABD altın vadeli kontratları ise büyük bir değişim göstermeden 4 bin 317,50 dolar seviyesinde işlem gördü.
Altında Fed beklentisi öne çıktı
Altındaki geri çekilmenin arkasında Fed’in faizleri yüksek seviyelerde daha uzun süre tutabileceği beklentisi bulunuyor. Bu yaklaşım, altının faiz getirisi sağlamayan bir yatırım aracı olması nedeniyle daha az cazip algılanmasına yol açabiliyor. Piyasalarda yatırımcıların odağı, özellikle “yüksek faiz politikasının ne kadar sürdürüleceği” sorusu olarak öne çıkıyor.
VT Markets Baş Strateji Sorumlusu Ross Maxwell, yatırımcıların Fed’in yüksek faiz politikasını ne kadar sürdüreceğine odaklandığını belirtti. Maxwell’a göre altının seyrinde; ABD dolarının gidişatı, Hazine tahvil getirilerindeki hareketler ve Batı Asya’daki petrol ile enerji arzına ilişkin riskler de yakından izleniyor.
Fed, geçen hafta politika faizinde 25 baz puan artışa giderek faiz aralığını yüzde 3,75-4,00 seviyesine yükseltti. Ekonomik aktivitenin güçlü seyri ve enflasyon üzerindeki baskılar, para politikasının sıkı kalabileceğine dair beklentileri desteklerken, piyasalar ekim ayının sonlarına doğru yapılacak toplantıyı bekliyor.
Yeni faiz sinyali aşağı yönü artırabilir
Altının gelecekteki hareketi konusunda net bir tahmin ortaya konulmasa da Fed’den gelebilecek olası yeni faiz artışı sinyali fiyatları etkileyebilecek unsurlar arasında gösteriliyor. Maxwell, Fed’den yeni faiz artışına yönelik daha net bir sinyal gelmesinin altın üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırabileceğini ifade etti.
Altının faiz getirisinin olmaması, faizlerin yüksek olduğu dönemlerde tahvil gibi getiri sunan enstrümanların cazibesinin artmasına neden olabiliyor. Bu da altın gibi varlıklara olan talebi görece zayıflatabilir.
Öte yandan ABD tarafındaki güçlü veriler Fed’in sıkı duruş ihtimalini güçlendiren bir başka unsur olarak öne çıkıyor. Çarşamba günü açıklanan veriler, eylül ayında ticari faaliyetlerin beş yılı aşkın sürenin en yüksek seviyesine ulaştığını gösterdi. Güçlü talebin tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı artırdığı ve fiyatları yukarı çektiği belirtilirken, bu tablo enflasyonla mücadele için faizlerin yüksek tutulabileceği görüşünü destekledi.
Altının bundan sonraki yönünde ise Fed kararlarının yanı sıra ABD doları ve Hazine tahvil getirileriyle birlikte petrol ve enerji arzındaki gelişmeler de belirleyici olmaya devam edecek.
Petrol düşüşü kayıpları sınırladı; gümüş ve paladyum geri, platin yükseldi
Altın fiyatlarını etkileyen bir diğer başlık petrol cephesindeki gerileme oldu. İran’ın ABD ile savaşı sona erdirmek amacıyla diplomasiye açık olduğunu açıklamasının ardından petrol fiyatlarında düşüş yaşandı. Washington ile Tahran arasındaki görüş ayrılıklarının sürdüğü aktarılırken, petrolün gerilemesi enerji maliyetleri üzerinden enflasyon baskısının azalabileceği beklentisini de beraberinde getirdi. Bu gelişmenin altındaki kayıpları sınırlamaya katkı sağladığı ifade ediliyor.
Diğer değerli metallerde ise tablo altınla aynı yönde ilerlemedi. Spot gümüş yüzde 0,6 kayıpla ons başına 64,07 dolara gerilerken paladyum yüzde 0,1 düşüşle 1.260,70 dolara indi. Platin ise yüzde 0,2 değer kazanarak ons başına 1.754,05 dolara çıktı. Böylece 24 Eylül’de gümüş ve paladyum düşerken platinde yükseliş kaydedildi.
Türkiye’deki güncel yansımalarda gram altın 6 bin 729 TL seviyesinde bulunuyor. Çeyrek altın 11 bin 6 TL, Cumhuriyet altını 43 bin 883 TL, yarım altın 22 bin 6 TL ve tam altın 43 bin 838 TL’den fiyatlanıyor. Gremse altın 109 bin 931 TL olurken ons altın 4 bin 284 dolar seviyesinde işlem görüyor.




