Uşak-Denizli karayolunda yol çalışması sırasında meydana gelen kazada yaşamını yitiren 65 yaşındaki Ahmet Kuran’ın ailesi, adalet mücadelesini sürdürüyor. Emekli olmasına rağmen oğlunun düğün borçlarını ödemek için çalışan Kuran, iki gün boyunca görev yaptığı sırada bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti. Bilirkişi raporunda sürücü S.Ö.’nin yüzde 100 kusurlu olduğu belirtilirken, aile bu kararla birlikte seslerini daha gür duyurmaya çalışıyor.

Hafta Sonu Yağışlı Sistem Geliyor: Kuzeydoğuda Sağanak, İstanbul’da Etki Azalacak
Hafta Sonu Yağışlı Sistem Geliyor: Kuzeydoğuda Sağanak, İstanbul’da Etki Azalacak
İçeriği Görüntüle

Bilirkişi raporu yüzde 100 kusur dedi

Kaza, 28 Ağustos’ta Uşak-Denizli karayolunda yol çalışması alanında yaşandı. Ahmet Kuran, beden işçisi olarak çalıştığı sırada araca çarptı ve hemen hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakım sürecinin ardından Kuran hayatını kaybetti. Ailenin verdiği bilgiye göre Kuran, “Borçlarımızı ödemek için işe girmişti” diyerek çalışmaya başlamıştı.

Dosyada, kaza tespit tutanağında S.Ö. hakkında yol çalışmasında görevli trafik işaretçisinin uyarı/işaretlerine uyulmaması gerekçesiyle ihlal bulunduğu aktarıldı. Uzman trafik bilirkişi mütalaasında ise sürücünün yüzde 100 kusurlu olduğu belirtildi. Rapor, sürücünün aracın hızını yol ve trafik koşullarına göre kontrol altında tutmadığı; gerekli dikkat ve tedbiri göstermediği yönünde değerlendirmeler içeriyor.

Aile “Sesimiz olun” diyerek adalet istiyor

Ahmet Kuran’ın vefatının ardından aile, sürücünün ev hapsinde tutulmasıyla birlikte yargı sürecinin nasıl ilerleyeceğini yakından takip ediyor. Ahmet Kuran’ın oğlu Alaattin Kuran, babasının bulunduğu alanın tabelalar ve uyarılarla çevrili olduğunu belirterek “Borçlarımızı ödemek için işe girmişti. Sesimiz olun” ifadelerini kullandı.

Öte yandan sürücü S.Ö., savunmasında güneşin gözüne vurması nedeniyle güneşliğini indirdiğini, yokuş yukarı çıktığı için yeniden görüşün etkilendiğini ileri sürdü. Yol üzerinde yönlendirme ve uyarı tabelalarının yeterli olmadığını iddia eden S.Ö., çift şeritli yolun daraltılmadığını, sol tarafa manevra yapmak zorunda kaldığını ve bu sırada çalışma alanında bir erkek şahıs gördüğünü söyleyerek frene bastığını ancak duramadığını belirtti. S.Ö. ayrıca raporda yazıldığı gibi yüzde 100 kusurlu olmadığını iddia etti.

Ailenin aktardığına göre ise görgü tanıkları Ahmet Kuran’ın üzerinde yeşil fosforlu yelek bulunduğunu ve güvenli alanda olduğunu dile getirdi. Alaattin Kuran, sürücünün ifadesiyle rapor arasındaki çelişkilere dikkat çekerken, “Babam tabelalarla çevrili, şeritli alanın arka tarafında çalışma yaparken kadın direksiyon hakimiyetini kaybedip tabelalara vurup ardından babama çarpmış” dedi. Kuran, sürücünün 40 km hız iddiasına rağmen meydana gelen hasarın bu hıza uygun düşmediğini düşündüklerini ifade etti.

Yargılama sürecinin başladığını belirten Alaattin Kuran, kendisiyle birlikte avukatın itiraz dilekçeleri sunduğunu söyledi. Kuran, ayrıca sürücünün üç gün boyunca ifadesinin alınmadığını ve babasının vefatından sonra çağrı yapıldığını, ardından ev hapsi kararı verildiğini anlattı. “Babam bizim düğün borcumuzu ödemek için çalışıyordu” diyen Kuran, vicdanen de kendini kötü hissettiğini vurguladı.