Küresel hareketlilik, iklim değişikliği ve ekosistemdeki dönüşüm, bazı hastalıkların daha geniş coğrafyalara ulaşmasını kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle tıp dünyası, özellikle son yıllarda daha fazla duyulan üç sağlık başlığını yakından izliyor: uzun Kovid, mpox ve çocuklarda görülen akut hepatit vakaları.
Kovid-19 pandemisinin ardından gündeme gelen uzun Kovid, enfeksiyon geçiren bazı kişilerde haftalar hatta aylar sürebilen yeni ya da devam eden şikayetlerle tanımlanıyor. Mpox ise 2022’de Afrika dışındaki çok sayıda ülkede eşzamanlı görülmesiyle küresel sağlık gündeminin merkezine oturmuştu. Son olarak bazı ülkelerde çocuklarda nedeni netleşmeyen akut hepatit vakaları, araştırmaların odağında yer alıyor.
DSÖ: Uzun Kovid’te 100 kişiden 6’sı etkilenebiliyor
Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) göre uzun Kovid, SARS-CoV-2 enfeksiyonundan sonra haftalar veya aylar boyunca devam eden ya da yeni başlayan çok sayıda belirtinin ortaya çıkması anlamına geliyor. Durum genellikle enfeksiyondan yaklaşık üç ay sonra başlıyor; en az iki ay sürüyor ve başka bir hastalıkla açıklanamadığı durumlarda bu çerçevede değerlendiriliyor.
Belirtiler yalnızca solunum sistemiyle sınırlı değil. Sürekli yorgunluk, nefes darlığı, kas ve eklem ağrıları, uyku bozuklukları, baş ağrısı ile dikkat-konsantrasyon sorunları sık bildirilen şikayetler arasında sayılıyor. DSÖ, 200’den fazla farklı belirti raporlandığını belirtiyor.
DSÖ’nün güncel değerlendirmesine göre kovid-19 geçiren yaklaşık her 100 kişiden 6’sında post-kovid-19 durumu gelişebiliyor. Riskin pandeminin ilk dönemlerine göre azalmış olabileceğine dair veriler olsa da, virüs dolaşımının sürmesi nedeniyle uzun Kovid’in hâlâ önemli bir halk sağlığı konusu olduğu vurgulanıyor.
Mpox: 2022’de Afrika dışına hızlı sıçrama
Bir zamanlar “maymun çiçeği” olarak bilinen mpox, onlarca yıldır bilinen bir viral hastalık. Ancak 2022’de hastalığın Afrika dışındaki çok sayıda ülkede aynı anda görülmesi, mpox’u küresel ölçekte daha görünür hale getirdi. DSÖ, 2022 Mayıs’ından itibaren daha önce hastalığın yerleşik olarak görülmediği ülkelerde vakaların ortaya çıkmaya başladığını ve hastalığın Avrupa, Amerika kıtaları ve diğer DSÖ bölgelerine hızla yayıldığını aktarıyor.
Mpox’a neden olan virüs, çiçek hastalığına da yol açan virüs ailesinin bir üyesi. Hastalık çoğunlukla ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, lenf bezlerinde şişme ve karakteristik deri döküntüleriyle kendini gösteriyor. Döküntüler ve mukozal lezyonlar iki ila dört hafta sürebiliyor.
Bulaşma ise yakın fiziksel temasla, enfekte kişinin lezyonları ya da vücut sıvılarıyla temas yoluyla gerçekleşebiliyor. Bazı durumlarda kontamine materyaller de bulaşta rol oynayabiliyor. Bağışıklık sistemi zayıf kişiler, çocuklar ve gebeler ciddi hastalık açısından daha yüksek risk altında kabul ediliyor.
2022’deki küresel salgın sırasında 120’den fazla ülke mpox vakası bildirirken 100 binden fazla laboratuvar doğrulamalı vaka kayda geçti.
Çocuklarda akut hepatit: Bilinen virüslerde negatif sonuçlar dikkat çekti
Son yıllarda çocuklarda görülen ve başlangıçta nedeni belirlenemeyen akut hepatit vakaları da tıp dünyasında önemli bir araştırma alanına dönüştü. Özellikle 2022’de İngiltere’de başlayan ve ardından farklı ülkelerde raporlanan vakalarda çocuklarda ciddi karaciğer iltihabı görüldü.
Bu vakaların dikkat çeken yanı, bilinen hepatit A, B, C, D ve E virüslerinin çoğunda yapılan testlerin negatif çıkmasıydı. Bu durum, bilim insanlarını olası nedenleri yeniden değerlendirmeye yöneltti.
Adenovirüsler, SARS-CoV-2 enfeksiyonu ve bağışıklık sisteminin verdiği yanıt gibi farklı senaryolar üzerinde duruluyor. Araştırmaların amacı, hangi mekanizmanın bu tabloya yol açtığını netleştirmek ve erken tanı-salgın gözetimi süreçlerini güçlendirmek.
Uzmanlar tek bir sebebe işaret etmiyor
Bilim insanları yeni enfeksiyonların ortaya çıkmasını tek bir nedene bağlamıyor. Daha fazla seyahat, şehirleşme, hayvanlarla temas biçimlerindeki değişiklikler, iklim değişikliği ve ekosistemlerdeki bozulmalar; bazı patojenlerin yeni bölgelere ulaşmasını veya yeni konaklara geçmesini kolaylaştırabiliyor.
Kovid-19 ve mpox örnekleri de önemli bir gerçeği gösteriyor: Bir hastalığın “yeni” olması gerekmiyor. Hastalık yeni bir coğrafyaya ya da yeni bir nüfusa yayıldığında, küresel ölçekte bir sağlık sorununa dönüşebiliyor. Bu nedenle uzmanlar yalnızca tedaviye değil; erken tespit, laboratuvar kapasitesi, salgın gözetimi ve uluslararası işbirliğine de ağırlık verilmesi gerektiğini vurguluyor.





