Türkiye’den Afrika’ya göç etmeye başlayan leylekler için yolculuk, bazı noktalarda elektrik direkleri nedeniyle tehlikeli bir tuzağa dönüyor. Kuş ve doğa gözlemcilerinin paylaştığı bilgilere göre Ağustos’un ilk yarısında, göç güzergâhında çok sayıda leylek elektrik akımına kapılarak ölü bulundu. Uzmanlar ise bunun tekil bir olay olmadığını, gerekli önlemler alınmadığında ülke genelinde benzer kayıpların yaşanabileceğini vurguluyor.

Gözlemlere yansıyan vakalarda İstanbul Küçükçekmece, Silivri, Mersin, Kütahya ve Trakya gibi farklı bölgelerde leyleklerin elektrik direklerinde akıma kapıldığı ifade edildi. Sosyal medyaya yansıyan görüntüler ve sahadan gelen duyumlar, ölümlerin yalnızca tek bir hat üzerinde sınırlı kalmadığını da düşündürüyor. Kaynak habere göre bazı günlerde ölü sayısının 52’ye kadar çıkabildiği belirtiliyor.

Göç eden kuşlar neden direklere takılıyor?

Leylek başta olmak üzere küçük akbaba, kartal, şahin, atmaca ve turna gibi kuş türleri uzun mesafeleri daha az enerjiyle kat edebilmek için süzülerek göç ediyor. Göç sırasında gecelemek ya da dinlenmek için yere inmek zorunda kalmaları, kuşları riskli alanlara yaklaştırıyor.

Doğal yaşam alanları tahrip olduğunda ve yüksek yapı seçenekleri azaldığında ise kuşların tren yolu elektrifikasyon hatları ve elektrik direkleri gibi insan yapımı unsurları kullanma eğilimi artıyor. Bu noktada akıma kapılma vakalarının genellikle kablolar ile direkler arasındaki mesafenin, kuşların aynı anda temas kurmasına yol açacak kadar yakın olduğu hatlarda görüldüğü belirtiliyor.

Evdeki Karıncalara Doğal Bariyer: Sirke, Tarçın ve Limonla Kurtulun
Evdeki Karıncalara Doğal Bariyer: Sirke, Tarçın ve Limonla Kurtulun
İçeriği Görüntüle

Leyleklerin geniş kanat açıklığı (yaklaşık 160 santimetre) da elektrikle temas açısından riski artıran bir faktör olarak öne çıkıyor. Uzman değerlendirmelerinde, temasın aynı anda iki farklı elemana gerçekleşmesine izin veren hat tasarımlarının kuş ölümlerinde etkili olduğu vurgulanıyor.

Önlemler mümkün: yalıtım ve koruyucu aparatlar

Kuş ölümlerinin yaşanmaması için hatların yeraltına çekilmesi, mevcut hatlarda yalıtımın artırılması ve kuşlar için güvenli açıklıkların sağlanması gibi çözümler öneriliyor. Ayrıca tünekler gibi koruyucu aparatlar yerleştirerek kuşların direklere konma biçimi değiştirilebiliyor.

Kaynak haberde, kamusal tepki büyüyünce Küçükçekmece’de ölüm yaşanan hattın yaklaşık 2 kilometrelik kısmında kuşkonmazlar yerleştirildiği aktarılıyor. Kuşların konmasını engellemek için bakım aracının da hazır tutulduğu, gerektiğinde elektriğin kesilmesinin gündeme geldiği ve uzun vadede yalıtım çalışmalarına başlanacağı belirtildiği ifade ediliyor. Bu adımların, bölgede günlerdir kuşları korumak için nöbet tutan gönüllülerle de paylaşıldığı anlatılıyor.

Benzer ölümlerin 2020-2021 yıllarında Ankara ve Mersin’de yaşandığı; gönüllüler ile Doğa Derneği’nin çabalarıyla yalıtım yapılmasının ardından ölümlerin sıfıra indiğinin daha önce kaydedildiği de belirtiliyor.

Öte yandan kuşların korunmasının yalnızca “insanların vicdanı” üzerinden değil, ekosistemin işleyişindeki rolü nedeniyle de önemli olduğu belirtiliyor. Yırtıcı kuşların besin ağındaki konumunun belirleyici olduğu; tozlaşma, tohum yayma ve besin döngüsüne katkı gibi işlevlerle ekosistemin bütünlüğünü desteklediği aktarılıyor. Kuşları korumaya yönelik çözümler, hem göç yollarında güvenliği artırmayı hem de doğanın sürdürülebilirliğine katkı sağlamayı hedefliyor.

Türkiye’nin göç yollarında riskli elektrik ve demiryolu hatlarının tespiti, ardından yalıtım ve uygun düzenlemelerle iyileştirme yapılması halinde leyleklerin Afrika’ya güvenle ulaşmasının mümkün olduğu ifade ediliyor. Özellikle su kenarları gibi göçmen kuşların yoğunlaştığı alanlarda alınacak önlemler, hem kayıpları azaltma hem de göçün sağlıklı devamı açısından kritik görülüyor.