Türkiye İstatistik Kurumu, 2026 yılı nisan ayına ilişkin işgücü verilerini yayımladı. Açıklanan rakamlara göre resmi işsizlik sınırlı artış gösterirken, zamana bağlı eksik istihdam ve çalışmaya hazır ancak iş bulamayanları da kapsayan geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 30,1 olarak kaydedildi. Veriler, iş piyasasına ilişkin dikkat çekici bir tabloyu ortaya koydu.
Resmi işsizlik yüzde 8,2’ye yükseldi
TÜİK verilerine göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, bir önceki aya göre 0,1 puan artarak yüzde 8,2 seviyesine çıktı.
Nisan ayında işsiz sayısı 5 bin kişi azalarak 2 milyon 868 bin kişi olarak hesaplandı. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8, kadınlarda ise yüzde 11 olarak tahmin edildi.
İstihdam ve işgücünde düşüş yaşandı
Nisan ayında istihdam edilen kişi sayısı da geriledi. TÜİK verilerine göre istihdam 356 bin kişi azalarak 32 milyon 166 bine düştü. İstihdam oranı ise 0,6 puanlık kayıpla yüzde 48,1 seviyesinde gerçekleşti.
İşgücü sayısında da benzer bir gerileme görüldü. Aynı dönemde işgücü 361 bin kişi azalarak 35 milyon 34 bine gerilerken, işgücüne katılma oranı yüzde 52,4 olarak açıklandı.
Genç işsizlikte sınırlı gerileme
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı, nisan ayında 0,8 puan düşüş göstererek yüzde 14,5 oldu.
Bu yaş grubunda genç erkeklerde işsizlik yüzde 12 seviyesinde hesaplanırken, genç kadınlarda oran yüzde 19,4 olarak kaydedildi.
Asıl dikkat çeken veri: Atıl işgücü yüzde 30,1
İşgücü piyasasında en dikkat çeken başlıklardan biri ise geniş tanımlı işsizlik verisi oldu. İşsizlerin yanı sıra eksik istihdam edilenler ve potansiyel işgücünü de kapsayan atıl işgücü oranı yüzde 30,1 olarak açıklandı.
Bu veri, çalışma çağındaki yaklaşık her 3 kişiden 1’inin işgücü piyasasında tam anlamıyla istihdam içinde bulunmadığına işaret etti.
Çalışma süresi arttı
Öte yandan mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, nisan ayında 0,3 saat artış göstererek 42,1 saate yükseldi.
TÜİK verileri, işgücü piyasasında resmi işsizlik sınırlı seyretse de istihdam ve geniş tanımlı işsizlik tarafında kırılganlığın sürdüğünü ortaya koydu.




