Bilim

Tetris Temelli Yöntem Travma Geri Dönüşlerini Azalttı

İngiltere ve İsveçli araştırmacılar, Tetris’in özel bir versiyonunun travmatik anıların “flashback” etkisini belirgin biçimde düşürdüğünü bildirdi. Wellcome Vakfı desteğiyle yapılan çalışma, sağlık çalışanlarında dört hafta içinde geri dönüşlerin 10 kat azaldığını ortaya koydu.

Travmatik deneyimlerin ardından zihne geri dönüp durabilen “flashback”ler, özellikle sağlık çalışanlarının günlük yaşamını zorlaştırabiliyor. Bu alanda yapılan yeni bir araştırma, klasik oyun Tetris’in, travmatik anıların etkisini azaltmaya yardımcı olabileceğini öne sürdü. Çalışma, yöntem sayesinde geri dönüşlerin sayısının ve travma sonrası belirtilerin azaldığını aktardı.

Tetris, travmatik anının canlılığını zayıflatıyor

Araştırma, Covid-19 pandemisi döneminde iş yerinde travmaya maruz kalan 99 NHS çalışanını kapsadı. Katılımcılardan ölüm vakalarına tanıklık gibi ağır deneyimler yaşayanların bir kısmına, tedavi sürecinin parçası olarak Tetris tabanlı özel bir müdahale uygulandı.

Çalışmada kullanılan yöntem “imagery competing task intervention” (ICTI) olarak adlandırılıyor. Süreç, katılımcıların travmatik bir anıyı kısaca hatırlamasının ardından, Tetris’in yavaş bir versiyonunu oynamasını içeriyor. Ardından zihinsel olarak Tetris ızgarasını ve blokları hayal etmeleri isteniyor.

Bu yaklaşımın, beynin görsel-uzamsal alanlarını meşgul ederek istenmeyen anıların daha az canlı hale gelmesini sağladığı düşünülüyor. Başka bir ifadeyle, zihin anı yerine oyunun görsel-mekânsal içeriğine odaklanabildiğinde, travmatik görüntülerin yoğunluğu düşüyor.

Dört hafta içinde 10 kat azalma, altı ayda büyük fark

Yöntemin sonuçları hakemli bilim dergisi The Lancet Psychiatry’de yayımlandı. Yayınlanan verilere göre, Tetris temelli müdahale alan grupta dört hafta içinde flashback sayısında 10 kat azalma görüldü. Altı ay sonunda ise katılımcıların yaklaşık yüzde 70’i, benzer türde bir anı yaşamadığını bildirdi.

Araştırma aynı zamanda travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) belirtilerinde azalma yaşandığına da işaret ediyor. Karşılaştırma için diğer katılımcılara standart tedavi verildi ya da stres azaltmaya yönelik Mozart müzikleri ve besteciyle ilgili podcast’ler dinletildi. Çalışmada en güçlü iyileşmenin ise Tetris temelli müdahale grubunda ortaya çıktığı belirtildi.

Çalışmaya liderlik eden Emily Holmes, tek bir kısa travmatik geri dönüşün bile gündelik yaşamı ciddi biçimde etkileyebileceğini vurgulayarak, bu görsel müdahalenin istenmeyen anıların etkisini yavaşlattığını ifade etti.

1980’lerde geliştirilen ve dünya genelinde geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşan Tetris, bu araştırmayla birlikte yalnızca bir eğlence aracı olarak değil, potansiyel bir dijital terapi yöntemi olarak da gündeme geldi. Uzmanlara göre yöntemin öne çıkan yönleri; kolay erişilebilir olması, düşük maliyetli olması, dil engelini aşabilmesi ve travmayı sözlü olarak anlatmayı gerektirmemesi.

Çalışmayı finanse eden Wellcome Vakfı’ndan Tayla McCloud, daha geniş çaplı denemelerde benzer sonuçlar elde edilmesi halinde yöntemin küresel ölçekte ciddi bir etki yaratabileceğini söyledi. Ekip şimdi yöntemi daha büyük ve daha farklı gruplarda test etmeyi planlıyor; ayrıca rehberli uygulama gerektirmeden kullanılabilecek bir versiyon üzerinde çalıştıklarını belirtti.

Yoğun baskı altında olan sağlık çalışanlarının zihinsel sağlığına, basit bir oyun üzerinden destek sunulabilmesi fikri, dijital terapilerin geleceği açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.