Cumhuriyet’in gündeme taşıdığı “çay yasağı” iddiası, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılı bir açıklamayla karşılık buldu. Ekrem İmamoğlu ve İBB davasındaki tutuklu sanıkların Silivri’deki duruşma salonunun nezaret bölümünde çay içmelerine izin verilmediği yönündeki haberin ardından savcılık, uygulamanın gerekçesini ve dayanağını paylaştı.
Açıklamada, “Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personeli’nin İaşe Yönetmeliği”nin ilgili maddesine atıf yapılarak duruşmalarla ilgili ikram düzeninin çerçevesi çizildi. Savcılık ayrıca, tutukluların ceza infaz kurumlarındaki odalarında çay içmesine yönelik bir kısıtlama bulunmadığını da ifade etti.
Savcılıktan “yasal dayanak” vurgusu
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yazılı açıklamasında İBB davasında tutuklu sanıkların duruşmalara katılımı sırasında öğünlerine ilişkin uygulamaları hatırlattı. Açıklamada, duruşmalara katılan tutuklulara öğünleri için kumanya verildiği belirtildi.
“Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personeli’nin İaşe Yönetmeliği”nin 4/3 maddesine değinilen açıklamada, yasal dayanağının bulunmaması nedeniyle duruşma öncesi ve aralarında çay-kahve servisi gibi bir uygulamanın hiçbir zaman hiçbir tutukluya yapılmadığı ifade edildi. Nezaret bölümünde çay içilmesine izin verilmemesinin de bu çerçeveden kaynaklandığı mesajı öne çıktı.
Savcılık, tutuklu ve hükümlülerin ceza infaz kurumlarında kaldıkları odalarda çay içmelerine yönelik herhangi bir kısıtlamanın bulunmadığını da kaydetti. Böylece iddiaların, duruşma ortamındaki ikram düzenine ilişkin olduğu aktarılmış oldu.
Ailelerin masrafı karşılaması neden reddedildi?
Silivri’de duruşmaların yapıldığı yeni salonda, tutukluların nezaret bölümünde çay içemediği ortaya çıkmıştı. Haberde uygulamanın gerekçesinin “güvenlik” olduğu öğrenildiği belirtilirken, ailelerin tepkisi de gündeme gelmişti.
İddialara göre yakınlarının yanında servis edilecek çayın tüm masraflarını karşılamayı teklif eden ailelerden gelen talebe, cezaevinden sorumlu güvenlik birimlerinin yanıt vermediği ve bu önerinin reddedildiği aktarılmıştı. Ancak savcılığın yazılı açıklamasında ailelerin çay masraflarını karşılama teklifinin neden kabul edilmediğine dair bir açıklama yer almadı.
Kaynak haberde, savcılığın “tutuklulara çay verilmediği” yönündeki iddiayı doğruladığı; fakat ailelerin taleplerinin reddine ilişkin gerekçenin henüz paylaşılmadığı ifade edildi. Böylece “çay yasağı” tartışması, özellikle ailelerin masraf karşılama teklifinin akıbeti üzerinden yeniden gündemleşti.
İmamoğlu davasında kısıtlamalar listesi büyüyor
Ekrem İmamoğlu ve İBB davası kapsamında tutuklu bulunanlar hakkında uygulanan kısıtlamalar, kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor. Daha önce duruşmalarda savunma süresinin kısıtlanması, İmamoğlu’nun basım aşamasındaki “Millet Şahidimdir” adlı kitabının yasaklanması ve koğuşlarda Süper Lig maçlarının izlenmesine engel getirilmesi gibi başlıklar tartışılmıştı.
Silivri’deki yeni salonda, nezaret bölümünde çay içilmesine de “güvenlik” gerekçesiyle izin verilmediği bildirilmiş; ayrıca duruşmaların günde 15 saate kadar sürebildiği süreçte, ailelerin çay masraflarını karşılama talebinin cezaevi güvenlik birimlerince reddedildiği öne sürülmüştü.
Mart 2025’ten bu yana devam eden adli süreçte ise İmamoğlu’nun X ve YouTube hesaplarına erişim engelleri getirildiği, afiş ve pankartların kullanılmasının yasaklandığı ve cezaevi ziyaretlerine çeşitli sınırlamalar uygulandığı belirtiliyor. Çay yasağı tartışması da bu kısıtlamalar zincirinin yeni bir halkası olarak değerlendiriliyor.





