ABD’de Kasım 2026 ara seçimleri öncesinde yapılan Demokrat Parti ön seçimleri, sadece adayların belirlendiği yerel bir süreç olmaktan çıktı. Özellikle New York’ta sonuçlanan Kongre ve eyalet meclisi ön seçimleri, parti içinde İsrail’e koşulsuz desteği savunan geleneksel kanat ile Filistin haklarını daha güçlü biçimde gündeme alan ilerici kanat arasındaki mücadelenin yeni bir cephesi haline geldi.

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin desteklediği adayların aldıkları sonuçlar, birçok yorumcu tarafından “siyasetin dengeleri değişiyor” işareti olarak değerlendiriliyor. Filistin hakları savunucularının “beklenenin tersine dönen bir tablo” dediği bu gelişme, Demokrat seçmenler arasında İsrail’e destek çizgisinin etkisinin azaldığını iddia eden analizlerle de birleşti.

Trump 1400 kişilik heyetle Ankara’ya geliyor: Özel tuvalet sistemi ve biyolojik atık protokolü
Trump 1400 kişilik heyetle Ankara’ya geliyor: Özel tuvalet sistemi ve biyolojik atık protokolü
İçeriği Görüntüle

New York’ta sürpriz galibiyetler

Mamdani’nin desteklediği isimlerden Darializa Avila Chevalier, uzun yıllardır Kongre’de görev yapan Adriano Espaillat’ı geride bırakarak Demokrat Parti adaylığını kazandı. Bu sonuç, parti içinde uzun süredir etkin olan isimlerin otomatik biçimde öne çıkmadığını gösteren bir örnek olarak öne çıktı.

Ön seçimlerde sadece Kongre ayağında değil, farklı yarışlarda da ilerici kanat etkisini hissettirdi. İsrail’e yönelik askeri yardımları eleştiren Brad Lander ile demokratik sosyalist çizgide değerlendirilen Claire Valdez, ön seçimlerden galip çıkarak kendilerine giden yolda önemli bir adım attı.

Filistin hakları savunucuları ise bu sonuçları, siyasi atmosferde “büyük bir sarsıntı” olarak nitelendirdi. Sonuçların, Demokrat Parti tabanında İsrail yanlısı hattın ağırlığının azalmaya başladığını gösterdiğini savunan kesimler bulunuyor.

Lobby harcamasına rağmen beklenen olmadı

Süreçte, ilerici adayları durdurmaya yönelik güçlü bir hamle yapıldığına dikkat çekiliyor. İsrail yanlısı lobi kuruluşu AIPAC ve müttefik grupların, ilerici adayların öne çıkmasını engellemek için milyonlarca dolarlık harcama yaptığı belirtilse de beklenen sonuç alınamadı.

Bu tabloya rağmen uzmanlar, Kongre’de İsrail politikalarını daha açık biçimde eleştiren isimlerin sayısının artmasına karşın Washington’un Ortadoğu politikasında kısa vadede köklü bir değişim beklenmemesi gerektiğini vurguluyor. Yani ortaya çıkan gelişme, sürecin yönünü etkileyebilecek bir işaret olsa da hükümetin çizgisinin hemen değişeceği anlamına gelmiyor.

Öte yandan Demokrat seçmenler arasında İsrail’e desteğin gerilediğini savunan kamuoyu araştırmalarına da atıf yapılıyor. Bu değerlendirmelere göre New York’ta alınan sonuçlar, Filistin haklarını daha görünür kılan adayların artık “siyasi risk” olarak görülmediğini; hatta bazı koşullarda seçim avantajı sağlayabildiğini gösteriyor.

Tüm bu başlıklar bir araya geldiğinde New York’taki ön seçim sonuçları, Demokrat Parti içinde İsrail-Filistin meselesine dair dengenin değişmeye başladığına ilişkin yeni bir işaret olarak ele alınıyor.