Bağlar ilçesinin kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’ın cansız bedeni, 18 Eylül günü mahalleye yakın Eğertutmaz Deresi’nde bulunmuştu. Cinayetin üzerinden geçen iki yılın ardından aile cephesinde adalet talebi yeniden gündeme geldi.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonrasında açılan dava, 28 Aralık 2024’te karara bağlandı. Narin’in annesi Yüksel Güran, amcası Salim Güran ve ağabeyi Enes Güran “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan “ağırlaştırılmış müebbet hapis” aldı.

Mahkeme sürecinde verilen cezalar ve Yargıtay kararı

Davada, Narin’in cansız bedenini dereye taşıdığı iddia edilen komşu Nevzat Bahtiyar da “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Yargıtay, Güran ailesine verilen cezaları onadı. Ancak Bahtiyar yönünden kasten öldürmeye yardım suçundan yargılanması gerektiğine işaret ederek kararı bozdu. Bozma sonrası yeniden yargılanan Bahtiyar’a bu kez 17 yıl hapis cezası verildi.

Arif Güran’dan Diyarbakır- Ankara yürüyüşü çağrısı

Öte yandan Narin’in babası Arif Güran, dosyanın yeniden ve tarafsız şekilde ele alınması amacıyla “Narin ve Ailesi İçin Adalet Platformu” adıyla Diyarbakır’dan Ankara’ya yürüyüş başlatacaklarını duyurdu.

YENİ Parti bağış kampanyasında 50 gün bilançosu: 561 milyon TL
YENİ Parti bağış kampanyasında 50 gün bilançosu: 561 milyon TL
İçeriği Görüntüle

Arif Güran’a göre yürüyüş, 19 Eylül Cumartesi günü Narin’in kabri başında yapılacak açıklamanın ardından başlayacak. Eylem, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı önünde Narin için adalet çağrısıyla son bulacak.

“Faili meçhul” talebi reddedilmişti

Güran ailesi, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına başvurarak cinayetin “faili meçhul” olarak değerlendirilmesini istedi. Yapılan inceleme sonucunda ise başvuru, Narin Güran cinayetinin “faili meçhul” olduğunu ortaya koyan ya da dosyanın bu kapsamda yeniden ele alınmasını gerektirecek yeni ve somut olgu bulunmadığı gerekçesiyle reddedildi.

Karar gerekçeleri arasında, bazı sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmiş olması ve bu hükümlerin Yargıtay tarafından onanması da yer aldı. Aile, bu süreçteki gelişmelere rağmen adalet talebini sürdürüyor.