Filistin Ulusal Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, ABD yönetiminin vize vermemesi nedeniyle New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81’inci Genel Kurulu’na katılamadı. Abbas, Genel Kurul salonunda gösterilen video mesajla Filistin’in karşı karşıya olduğu durumu ve taleplerini anlattı.

Abbas mesajında, Filistin halkının “tarihin en tehlikeli dönemlerinden biriyle” yüz yüze olduğunu vurguladı. Ayrıca ABD’ye yaptırımların ve kısıtlamaların kaldırılması çağrısında bulundu.

“İkinci yıl vize engeli” mesajı

Abbas, video mesajında Filistin delegasyonunun BM Genel Kurulu’na şahsen katılabilmek için ihtiyaç duyulan giriş vizelerinin verilmemesinin üst üste ikinci yıl yaşandığını belirtti. Bu uygulamanın “hukuka aykırı” ve “cezalandırıcı” olduğunu ifade eden Abbas, gerekçeleri ve suçlamaları reddettiklerini söyledi.

Putin’den Trump’a “İran” mesajı: Görüşmede Ukrayna adımları da konuşuldu
Putin’den Trump’a “İran” mesajı: Görüşmede Ukrayna adımları da konuşuldu
İçeriği Görüntüle

Abbas, uluslararası hukuka bağlılıklarının sürdüğünü; şiddet ve terörden uzak durma taahhütlerini, iki devletli çözüme bağlılıklarını ve barış arayışlarını uluslararası meşruiyet kararları temelinde sürdürdüklerini dile getirdi. Ayrıca Filistin’in BM, Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi gibi kurumlara başvurması nedeniyle cezalandırılmaması gerektiğini vurguladı.

Abbas, BM Genel Merkezi’ne erişimin engellenmesinin, ABD’nin BM’ye karşı yükümlülüklerini ihlal ettiğini savunarak, Amerikan yönetimini diyaloğa ve karşılıklı saygıya dönmeye çağırdı. Abbas, iki devletli çözümün uluslararası meşruiyet zemini üzerinden hayata geçirilmesi ve barışın tesis edilmesi için uluslararası toplumla birlikte çalışılması gerektiğini söyledi.

Gazze, Batı Şeria ve Kudüs’te “tehlike” uyarısı

Filistin lideri Abbas, mesajında Gazze Şeridi’nde yaşananlara özel olarak değindi. İsrail işgal güçlerinin öldürme, yıkım, aç bırakma ve yerinden etmeye dönük girişimlerinin, benzeri görülmemiş bir insani felakete yol açtığını aktardı. Abbas, Gazze’de yaşananları “soykırım niteliğinde bir savaş” olarak nitelendirdi.

Abbas ayrıca Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yerleşim politikalarının hız kazandığını söyledi. Kudüs’ün izole edilip “Yahudileştirilmeye” çalışıldığını, yerleşimci saldırıların arttığını; topraklara el koyma, ev yıkımları, kontrol noktaları ve baskınlar gibi uygulamaların sürdüğünü belirtti.

Abbas, BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi aracılığıyla uluslararası toplumun uzun süredir uyarıldığını ifade ederek, uluslararası hukuku ihlal eden İsrail politikalarının iki devletli çözümü ortadan kaldıracağını savundu. Ona göre tehlike, sadece iki devletli çözümün baltalanmasıyla sınırlı değil; Filistin halkının kendi vatanındaki yaşamını ve varlığını da hedef alıyor.

Mesajının en dikkat çeken bölümlerinden birinde Abbas, “Yeni bir nekbenin yaşanmasına izin vermeyin” diyerek 1948’de yaşananlara benzer katliamların önlenmesi çağrısı yaptı. Abbas, sivillere yönelik saldırıların ve özellikle evlerin yakılması gibi eylemlerin durdurulmasını istedi.

“Tek devlet, tek hükümet, tek hukuk” ve iki devlet vurgusu

Abbas, geçiş döneminin kalıcı hale getirilmemesi gerektiğini söyledi. “Tek devlet, tek hükümet, tek hukuk ve silah taşıma yetkisine sahip tek meşru yapı” ilkesine atıf yaparak, Gazze Şeridi ile Doğu Kudüs de dahil Batı Şeria’nın Filistin Devleti’nin yönetimi altında yeniden birleşmesini hedeflediklerini aktardı.

Mesajda ayrıca kutsal mekânlara yönelik tehdit ve saldırılara dikkat çekildi. Abbas, bu tür girişimlerin ibadet özgürlüğünü de ihlal ettiğini vurgulayarak, geniş çaplı bir çatışmaya dönüşmeden derhal durdurulması gerektiğini söyledi.

Abbas, BM’nin 194 sayılı kararı uyarınca mültecilerin geri dönüşüne de değindi. Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulmasının, bu süreci de beraberinde getireceğini ifade etti.

UNRWA ve yerleşim planlarına tepki

Abbas, Birleşmiş Milletler’e ait kurumlara yönelik saldırıların UNRWA’nın Filistinli mültecilere eğitim, sağlık hizmetleri ve mesleki eğitim alanlarında destek sağlamasını zorlaştırdığını söyledi. Tüm devletlere ve uluslararası kuruluşlara, UNRWA’nın çalışmalarını desteklemeye devam etmeleri çağrısında bulundu.

Mesajında E1 yerleşim planına da karşı uyarı yer aldı. Abbas, planın Batı Şeria’nın coğrafi bütünlüğünü bozmayı ve Doğu Kudüs’ü izole etmeyi amaçladığını öne sürerek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin müdahalesi gerektiğini belirtti.

Taahhütler ve “yok olmayacağız” mesajı

Abbas, Filistin’in seçim süreçlerine dair hazırlıklardan da söz etti. Terörizmi ve aşırılığın her biçimini reddettiklerini yineleyen Abbas, sivillere yönelik saldırılara karşı olduklarını belirtti.

Son bölümde Abbas, “Filistin halkı yerinden edilmeyi kabul etmeyecek, yerinden edilmeyi kabul etmeyecek ve yok olmayacaktır” ifadelerini kullandı. Ayrıca halkın kendi kararını kendisinin vereceğini vurgulayan Abbas, uluslararası meşruiyete dayanan bir barış çağrısı yaptı ve Filistin Devleti’ni tanıyan ülke sayısının 160’a ulaştığını söyledi.