CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 59’u tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası 54’üncü gününde Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nde görüldü. Duruşma, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 1 No’lu Duruşma Salonu’nda sürdürüldü.
İmamoğlu ve diğer tutuklu sanıklar alkışlar eşliğinde salona giriş yaptı. İzleyicilerin sanıklara seslenmesiyle ortam hareketli bir hâl alırken, Babalar Günü nedeniyle sanıkların kutlandığı da görüldü. Ayrıca İmamoğlu’nun geçen günlerde “Benim için toplayın” dediği komar çiçeği toplanarak duruşma salonuna getirildi.
Önce Kıryak, ardından Kılıç
Davanın bugünkü akışında ilk olarak etkinlik koordinatörü Ceyda Kıryak’ın savunması alındı. Kıryak, kendisine yöneltilen suçlamaların içeriğini tam olarak anlayamadığını belirterek mahkemeden isnatların kendisine net biçimde aktarılmasını istedi. Mahkeme başkanının açıklamaları sonrası Kıryak, iddianamenin yazımında kendi iş tanımının yeterince anlaşılmadığını söyleyerek savunmasına geçti.
Kıryak’ın savunmasında, suçlandığı bazı iddialara ilişkin değerlendirmeler öne çıktı. Mahkemede, Kıryak’ın Emrah Bağdatlı ile yaptığı telefon görüşmesi üzerinden yürütülen suçlamalara dair açıklamalar da gündeme geldi. Kıryak, telefon konuşmasının içeriğine baktığında “ben suç içeriği görmüyorum” şeklinde konuştu. Konuşmanın, 2024 yılında Ekrem İmamoğlu’nun hizmetlerinin tanıtılmasına yönelik bir organizasyonla ilgili olduğunu savundu.
Kıryak ayrıca, Murat Ongun ile fiyat konusunda yaptığı konuşmanın kamu yararı gözetilerek yapıldığını öne sürdü; “bir hizmetin daha uygun fiyata alınması için” gerçekleştirildiğini ifade etti. Savunmasında, kendisinin 16 eylemle ilişkilendirildiği halde büyük kısmında görevde olmadığını veya özel sektörde çalıştığını dile getirdi.
Kıryak’ın ardından savunma Barış Kılıç’a geçti. Kültür A.Ş Plan ve Organizasyon Müdürü Barış Kılıç, bazı eylemlerde yalnızca komisyon listelerinde isminin geçmesi nedeniyle suçlandığını söyledi. Kılıç, “Yedek üye, asıl komisyon üyelerinin katılamaması durumunda ihaleye katılır. Ben bu eylemlerin hiçbirine katılmadım” diyerek işin icrasındaki kontrol teşkilatında görev almadığını savundu. Bazı eylemlerde imzası ya da karar yetkisi bulunmadığını belirterek, adının bu kısımlardan çıkarılmasını istedi.
Teknik savunma ve tahliye beklentisi
Kılıç, Kültür A.Ş’deki ihale prosedürlerinin son 10 senede aynı olduğunu belirtti. Ayrıca tutuklu bulunan bir isim dışında, birimdeki çalışanların 2019 öncesi dönemde işe başladığını, işini iyi yapanların devam ettiğini söyledi. İddianamede birim tarafından yapılmadığı ileri sürülen işlere ve kamu zararına ilişkin iddialara karşılık veren Kılıç, dosya içinde bu iddiaların aksine kanıtlar bulunduğunu savundu.
Kılıç savunmasında, İBB davasının ilk itirafçısı olarak anılan Murat Abbas’ın ifadelerinin ardından yaşandığı ileri sürülen karışıklığa da değindi. Telefon ve ifadeler üzerinden isimlerin aynı kısma eklenmesi/çıkarılması gibi konularda açıklamalar yapan Kılıç, kendisinin kimseyi tehdit etmediğini söyledi. Ayrıca savcılık sorgusunda Kültür A.Ş’deki çalışmalar ve Murat Ongun ile ilgili sorular sorulduğunu, savcının “Twitter’da” gördüğü bir habere dair soru yönelttiğini anlattı. Kılıç, “İBB 1.300 hayali konser” iddiasının pandemi döneminde sanatçılara destek amacıyla yapılan bir projeye ilişkin olduğunu ve kayıtların bulunduğunu ileri sürdü.
Savunmanın ilerleyen bölümünde Kıryak, gözyaşlarıyla sürdürdüğü sözlerinin ardından tahliye talebinde bulundu. Tutukluluk sürecinde oğluyla ayrı kaldığını anlattı; kirasını ödeyemediği için evden tahliye edildiğini ifade ederek yaşamının merkezinde olduğunu söylediği oğlunu okuttuğunu ve mezuniyetini Silivri’de karşılamak zorunda kaldığını anlattı. Kıryak, “Geri gelmeyecek o anılarının hiçbirinde yoktum” diyerek ivedi biçimde tahliye ve dosyadan adının aklanmasını talep etti.
Duruşmada, mahkeme başkanı Kıryak’ın Emrah Bağdatlı ile ilişkisinin yönünü sorarken savcı da ek sorular yöneltti. Kıryak, savcının işaret ettiği “abi” beyanıyla ilgili olarak “Ersan benim abim değil” yanıtını verdi. Murat Ongun’un söz almasıyla devam eden bölümde ise Kıryak’la ilgili iddiaların onunla ilgisi olmadığı yönünde değerlendirmeler paylaşıldı; ayrıca telefon görüşmesinde bahsi geçen organizasyonun hiç yapılmadığı ve iptal edildiği belirtildi.
Tüm bu açıklamaların ardından Kıryak’ın avukatı Ulaş Özkan’ın savunması başladı. Duruşmada, savunmaların sürdüğü sırada daha önce ara da verildi.




