“Vitrindeki Albümler” seçkisinin 21 Haziran 2026 tarihli bölümünde, Türk pop tarihinin iz bırakan isimlerinden Mansur Ark’ın geçmişten bugüne uzanan etkisi konuşuluyor. Ark’ın çocukluğünden başlayıp 1990’larda yükselişe geçen müzik çizgisi, Frankfurt göçünün yarattığı yeni bir renk ile yeniden okunuyor. Aynı sayfada, Oğuz Büyükberber’in klarnet dünyasından “Sanki” albümü de dinleyiciyi çağırıyor.
Mansur Ark’ın yükselişini belirleyen albüm
Mersinli Mansur Ark, çocukluğunu babasının çalıştığı Ataş Petrol Rafinerisi’nin lojmanında geçirdi. Kendi adını taşıyan ilk albümünü 1997’de çıkaran Ark, Türk pop müziğinde yükselişin en yoğun dönemlerinden birine doğrudan imza atmıştı. Kısa bir süre önce Frankfurt’an göçüp Türkiye’ye dönen sanatçının müziğinde, gurbette geçen yılların etkisi de hissediliyordu.
Kendi sözlerini seslendiren Ark, albümün açılışındaki “Maalesef” parçasıyla ve klibiyle büyük bir çıkış yakaladı. Ardından gelen “Sana Demedim Mi?” ve “Doyamıyorum” da kısa sürede hit olunca, Ark doksanların en popüler şarkıcılarından biri haline geldi. Albümün prodüksiyonu da dinleyicide güçlü bir karşılık bırakmıştı.
Arkadaki üretim ekibinde Naci Bayşu’nun prodüktörlüğü bulunuyordu. Albümdeki şarkıların düzenlemeleri Tarık Sezer tarafından yapıldı. Sesin ve enstrümanların yanına usta müzisyenler de eklendi; Erdem Sökmen, Hami Barutçu, Aydın Karabulut, İsmail Derker, Kubat ve Sibel Sezal gibi isimler çalışmaya katıldı. Metne yansıyan bir başka detay ise Ark’ın enerjisi: Kibirsiz ve samimi karakteri, müziğinin sıcaklığını besleyen bir parça gibi anlatılıyor.
Oğuz Büyükberber’in “Sanki” albümü: geçişler ve serbestlik
Seçkinin bir diğer odağında Oğuz Büyükberber var. Yakın zamanda müzikal yol arkadaşlarından Çağlayan Yıldız ile “A Z” albümünü 30 yıl önce hayata geçiren Büyükberber, bu albümü için “ilk albümü” vurgusunu yaparak anılıyor. Sonrasında üretkenliği hiç kesintiye uğramayan sanatçı; projeler, kayıtlar, albümler, konserler ve festivaller boyunca sahnede ve stüdyoda yer aldı.
Oğuz’un elindeki klarnet ve basklarnet ise yalnızca icra aracı değil, aynı zamanda onun için büyük bir ilham kaynağı olarak tarif ediliyor. Öğrenciliğinde aldığı iç mimarlık eğitiminin getirdiği sanat tarihi birikimi de, müziğin yaklaşımına etki eden unsurlar arasında.
Yeni çalışması “Sanki”, plak olarak da basılıyor. Albüm; basçı Demirhan Baylan ve davulcu Cem Aksel ile 20 yıla varan müzikal birlikteliğin ikinci ürünü. Büyükberber’in yaklaşımını “dekonstrüktivizme empresyonist bir bakış” şeklinde tarif ettiği ifade ediliyor. Buna göre üçlünün dünyasında gelişim ve değişim kavramları notalara yayılırken, beste ile doğaçlama arasında sayısız geçiş kuruluyor.
“Sanki”de Oğuz’a ait altı eser bulunuyor. Kapak görselinin de bizzat Oğuz Büyükberber tarafından hazırlandığı belirtiliyor. Oda müziğinden avangart caza uzanan çizgide, bir yandan sıkı bir disiplin korunduğu; diğer yandan kural tanımayan bir serbestliğe alan açıldığı aktarılıyor. Metin, Oğuz Büyükberber’in yıllar geçse de doğru bildiği yolda şaşmadan ilerlediğini; ilk günün heyecanını ve düşünsel doğrularını aynı sağlamlıkla taşıdığını vurguluyor.




