“Halka fon soygunu, basına sansür: Gerçeği kim söyleyecek biz ne yapacağız?” başlıklı panel, fon skandalına dair tartışmaların bir kez daha kamuoyunun gündemine taşınmasını sağladı. BirGün muhabirleri Havva Gümüşkaya ve İsmail Arı, Ayrancı Çay Evi’nde yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte, hem skandalın bilinmeyen yönlerini hem de gazetecilere yönelik sansür girişimlerini konuştu.

Panelde öne çıkan başlıklardan biri, isimlerin neden açıkça konuşulmadığı sorusu oldu. Gümüşkaya, “İsmi vurguna karışan 214 kişilik listenin açıklanması gibi bir dertleri yok” diyerek sürecin bilinçli bir belirsizlik içinde yürütüldüğünü savundu. İsmail Arı ise gazetecilere yönelik tutuklama ve baskı süreçlerinin, susturma amacı taşıyan bir “gözdağı” stratejisi olarak görüldüğünü söyledi.

214 kişilik liste ve “adı geçenler” tartışması

Havva Gümüşkaya, fon skandalında ciddi bir belirsizliğin sürdüğünü belirterek, kamuoyunun merak ettiği isimlerin açıklanmasını isteyenlerin yanında olmadığını vurguladı. Kaynakta geçen değerlendirmeye göre, “İsmi vurguna karışan 214 kişilik listenin açıklanması gibi bir dertleri yok” ifadesiyle, meselenin sadece dar bir liste üzerinden ele alınamayacağına dikkat çekti.

Sezen Taş’ın eski eşinden açıklama: İftiraya hukuki süreç
Sezen Taş’ın eski eşinden açıklama: İftiraya hukuki süreç
İçeriği Görüntüle

Gümüşkaya, skandalı anlatırken “Herkesin kuyruğunun birbirine değdiği bir skandaldan söz ediyoruz” sözleriyle, iddiaların tek bir isim etrafında sınırlandırılmasına karşı çıktı. Fatma Betül Sayan Kaya ismi üzerinden yürüyen tartışmaların, diğer bazı aktörlerin de kazanç sağladığı gerçeğini perdelediğini savundu. Gümüşkaya, “Bu isimler konuşulsun istenmiyor” diyerek, kamuoyunun gerçekleri öğrenme talebine rağmen açıklamaların neden eksik bırakıldığına işaret etti.

Gümüşkaya, fon skandalının yalnızca üç şirket üzerinden konuşulduğunu ifade ederken, bunun gerçeği tam yansıtmadığını dile getirdi. İktidara yakın çok sayıda ismin de skandal ile anıldığını, ancak kamuoyunun henüz duymadığı bu isimlerin gündeme gelmesinin istenmediğini söyledi. Ayrıca Erdoğan’ın masasında olduğu ifade edilen ismin, fona katılanlara yönelik listenin mutlaka açıklanması gerektiğine vurgu yaptı.

Gazetecilere “mesaj” ve tutuklamalar

İsmail Arı, Tera Portföy’ün isminin uzun süredir tartışıldığını aktararak, yargıdaki üst düzey bazı isimlerin dahi fona para kaptırdığına dair değerlendirmeler yaptığını belirtti. Arı’nın paneldeki ana odağının ise gazetecilere yönelik sansür girişimleri olduğu ifade edildi.

Arı, gazetecilere yönelik hamlelerin bir “mesaj verme” amacı taşıdığına dikkat çekti. Kaynakta yer alan anlatıma göre, “Burada gazetecilere bir mesaj verilmek isteniyor. Gazeteciler susturulmak isteniyor, gözdağı veriliyor” sözleriyle süreçteki baskının niteliğini öne çıkardı. Arı, Türkiye’de daha önce örneği görülmemiş şekilde “Kamu görevlisine hakaret” suçundan hapis kararı verildiğini ve bunun para cezası alınabilecek bir suçtan hapis cezasına dönüştüğünü dile getirdi.

Etkinlikte ayrıca, Türkiye’de artık herkesin tutuklu adayı olabileceğine dair değerlendirmeler yapıldı. Arı, 23 yaşında bir yurttaş üzerinden yürüyen örneklemin, iktidar mensubu olmayanların da hedef haline gelebileceği yönündeki endişeleri güçlendirdiğini söyledi. Panel boyunca, fon skandalını haberleştiren gazetecilerin karşı karşıya kaldığı risklerin kamuoyunun dikkatinden kaçırılmaması gerektiği vurgusu öne çıktı.