Kamuoyunun yakından takip ettiği “casusluk” davasında yargılama süreci resmen başladı. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davanın ilk duruşması, Silivri’de yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştiriliyor. Dosyada yer alan suçlamalar, etkin pişmanlık ifadeleri ve dijital veri iddiaları nedeniyle dava siyasi gündemin en dikkat çeken başlıklarından biri haline geldi.
İlk duruşmada yoğun katılım
Sabah saatlerinde başlayan duruşma öncesinde adliye çevresinde yoğunluk yaşandı.
Sanıklar duruşma salonuna geniş güvenlik önlemleri eşliğinde getirildi. Mahkeme heyeti savunma sırasını belirlerken, ilk olarak Hüseyin Gün’ün, ardından sırasıyla Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan’ın savunma yapacağı açıklandı.
Suçlama “siyasal casusluk”
İddianamede sanıklar hakkında “siyasal veya askeri casusluk” suçlaması yöneltiliyor.
Savcılık, sanıkların dijital veriler üzerinden yasa dışı bilgi akışı sağladığını ve elde edilen verilerin çeşitli analizlerde kullanıldığını öne sürüyor. Bu kapsamda 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Süreç etkin pişmanlık ifadesiyle başladı
Davaya giden sürecin temelinde, Hüseyin Gün’ün etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifade bulunuyor.
Söz konusu ifadede, seçim kampanyalarına ilişkin veri analizleri ve iletişim stratejilerine dair çeşitli iddialar yer aldı. Diğer sanıklar ise daha önce bu iddiaları reddetmişti.
Veri sızıntısı tartışması
Dosyanın en dikkat çeken başlıklarından biri, İBB’ye ait bazı dijital verilerin dış ortamlara aktarıldığı iddiası.
Savunma tarafı ise söz konusu bilgilerin belediye sistemlerinden değil, farklı internet platformlarında yaşanan küresel veri sızıntılarından kaynaklandığını savunuyor.
TELE 1 süreci de dosyada
Dava kapsamında tartışılan bir diğer başlık ise TELE 1 ile ilgili gelişmeler oldu.
Kanal yönetiminde yaşanan değişiklikler ve sonrasında alınan kararlar, dosyanın kamuoyunda daha fazla tartışılmasına neden oldu.
Gözler mahkemenin ara kararında
Silivri’de devam eden duruşmadan çıkacak ara karar, davanın seyrini belirleyecek.
Özellikle tutukluluk halleri ve savunmalar sonrası verilecek kararların, siyasi ve hukuki tartışmaları daha da alevlendirmesi bekleniyor.





