92 yaşındaki Bobby Rush, PEOPLE’a yaptığı açıklamada blues mirasına dair “bu işin bitmeyen bir cümle gibi sürdüğünü” söyleyerek yeni bir belgesel, yolunda olan duyulmamış müzikler ve 6 Kasım’da çıkacak Porcupine Meat genişletilmiş 10’uncu yıl deluxe baskısını anlattı. Rush, yaşının yaratıcı üretimi tek başına belirlemediğini de vurguladı.

“Bu işin büyükbabasıyım”: Nesiller arası köprü

Rush, kendisini blues çizgisindeki daha genç isimlerle kıyaslayarak “Ben bu işin büyükbabasıyım” sözünü kullandı. Ona göre Buddy Guy, Charlie Musselwhite, Taj Mahal ve Keb’ Mo’ gibi çağdaşları, kendi nesline kıyasla daha “bebek” seviyesinde kalıyor. Rush, bu iddiasını boş bir övünme gibi değil; 1957’de Buddy Guy ile Chicago’da tanışmasından Taj Mahal’le yıllardır süren ilişkilere, hatta Musselwhite’la turneye kadar uzanan somut hatıralarla desteklediğini ifade etti. Bugün, geçmişin yaşayan en yaşlı blues ustalarından biri olarak, yaratıcı tarafını diri tutmanın yaşla sınırlanmadığını kanıtlamaya devam ettiğini söyledi.

Porcupine Meat’ten önce gelen gecikmiş zafer

Rush’ın yeni dönemde yeniden gündeme gelen 2016 tarihli albümü Porcupine Meat için 10’uncu yıl deluxe genişletmesi 6 Kasım’da geliyor. Bu deluxe baskıda, proje “Cried So Much for You” şarkısıyla açılıyordu ve şarkı halihazırda dinleyiciyle buluşmuş durumda. Rush’a göre albümün ilk çıkışı, hayatının kritik bir anına denk geldi: 82 yaşındayken, altmış yılı aşkın bir süredir blues dünyasında etkisi süren Rush, ilk kez geleneksel blues kategorisinde Grammy kazandı.

Ancak Rush’ın bakışında bu ödül, çoğu kişi için olduğundan farklı bir anlam taşıyordu. “Belki de bu işin olacağını beklemiyorlardı” diyerek, duyduğu tanınırlığın kendisi için zamanlamasıyla sınandığını anlatan Rush, Tanrı’nın kendisini başkalarının öngördüğünden daha uzun yaşatmasını bir lütuf gibi gördüğünü söyledi.

Blues’un kökü: Sadece zamanlar değil, duygular

Rush, blues’un köklerini hem biçim olarak hem de anlam olarak “her şeyin kaynağı” gibi konumlandırdığını dile getirdi. Ona göre blues yalnızca Black Amerikalılarla sınırlı bir anlatı değil; ayrıca kötü ya da zor zamanlarla tek başına sıkışıp kalmıyor. Rush, aynı şeyin hem güldürebilecek hem de ağlatabilecek bir duygu taşıdığını vurguladı.

Ayrıca blues’u sahiplenmenin tarihsel olarak karmaşık bir hikâye sunduğunu da söyledi. Rush, blues’un “embrace” edilmesinde beyaz dinleyicilerin ve Avrupa’dan gelenlerin rolüne teşekkür ederken, bunun toplumsal önceliklerle şekillendiğini belirtti. “Blues’u Avrupa’daki insanlar da benimseseydi, blues ne olurdu?” sorusunu yönelterek, türün yayılmasında farklı kesimlerin katkısına dikkat çekti.

Nuran Devres’ten Başkalarının Hayatı’na intihal iddiası
Nuran Devres’ten Başkalarının Hayatı’na intihal iddiası
İçeriği Görüntüle

B.B. King’le son döneme dair sahne anısı

Rush’ın anlattığı en etkileyici bölümlerden biri, merhum B.B. King’le uzun yıllara yayılan bağı. Rush’a göre King’in 14 Mayıs 2015’te 89 yaşında, damar bunaması ve Tip 2 diyabete bağlı küçük felçlerin ardından hayatını kaybetmesinden dokuz ay önce, King onu Mississippi, Indianola’daki bir gösteriye çağırdı. Rush’ın o dönem düşündüğüne göre bu, King’in çalacağı son gösterilerden biri olabilirdi.

Rush, o gece daha önceden taahhüt ettiği bir iş olduğu ve başka bir gösteri için depozito ayarlandığı halde planını yeniden düzenleyip sahneye King’le birlikte çıkmayı tercih ettiğini söyledi. O akşam Rush, King’in performansı sırasında bir şeylerin yolunda gitmediğini fark ettiğini anlattı. Efsane gitaristin başka bir sanatçının şarkısına geçmeye başladığını ve yerini kaybetmiş gibi göründüğünü belirten Rush, sahnede “The thrill is gone…” sözlerini fısıldayarak bandı yönlendirdiğini ve King’i tekrar kendi şarkısına kazandırdığını ifade etti.

Rush’a göre bu sahne anısı, King’in ölümünden sonra bile uzun süre zihninde duygusal bir iz bıraktı. “Hepsinin çok üzgün bir zamandı” diyerek, King’in sahnede olduğunu ama bunun farkında olmayabileceğini düşündüğünü söyledi. Rush, bu olaydan sonra kendi yaşlılığını daha fazla sorguladığını ve hâlâ yapabilecekken yapmak istediklerini gözden geçirdiğini dile getirdi: “Elimden ne geliyorsa o kadarını yapma” fikrini kendine ilke edindiğini aktardı.

Yeni film ve yeni şarkılar: Sahne hâlâ gündemde

Rush’ın yaşamını ve kariyerini anlatan yeni belgesel Bobby Rush: King of the Chitlin’ Circuit 10 Ağustos 2026’da Mississippi Public Broadcasting’de gösterime giriyor; belgesel 23 Kasım’da PBS üzerinden ulusal olarak izlenebilecek. Bunun yanında Rush, duyulmamış müziklerin de yolda olduğunu belirtti.

Müzik tarafında da aktif olduğunu söyleyen Rush; Kenny Wayne Shepherd’la yeniden kayıt yaptıklarını ve son dönemde birlikte 15 ya da 16 şarkıyı stüdyoya aldıklarını ifade etti. Bu çalışma, 2025 tarihli ortak albüm Young Fashioned Waysun ardından geliyor.

Rush ayrıca geleneklere çok yakından bağlı kalmayı tercih eden isimleri saygıyla karşıladığını, ancak kendi müziğini farklı kılma zorunluluğu hissettiğini söyledi. Ona göre amaç, “öteki tarafını” da göstermek: “Black bir adam” olarak kendi bakışının duyurulması.

Son olarak, blues’un hâlâ yaşayan bir kök olduğunu yineleyen Rush, “Blues müziğin annesi ve bütün müziğin kökü” ifadesini kullandı. Kendisinin yaşadığı sürece üretmeye ve sahneyi yeniden ziyaret etmeye devam etmek istediğini belirten Rush, umut ve merak duygusunu kaybetmediğini sözlerine ekledi.