Elektrik faturalarındaki artış ve yapay zeka veri merkezlerinin su-elektrik tüketimi, ABD genelinde yeni tartışmaları alevlendirdi. Tepkilerin odağında yer alan Amazon Web Services (AWS), yerel topluluklara dönük desteği artıracağını açıkladı. Şirket, eleştirileri dindirmek için önümüzdeki beş yıla yayılan 1 milyar doları aşkın bir bütçe planladığını belirtti.

AWS: “Beş yıl içinde 1 milyar doları aşan yatırım”

AWS’nin duyurusuna göre veri merkezlerinin çalışması; elektrik talebi, fatura artışları ve yerel altyapı üzerindeki etkiler nedeniyle bazı bölgelerde tepki topluyor. Şirket, veri merkezlerinin bulunduğu alanlarda su ve enerji tüketiminden kaynaklanan sorunlarla mücadele etmek için 1 milyar doların üzerinde kaynak aktaracağını söyledi.

Reuters’ın haberine göre Amazon’un kamuoyuna yönelik yazılı açıklaması; eğitim ve istihdam programları, su ve enerji tasarrufu ile fatura karşılanabilirliğini önceleyen yerel önceliklere odaklanıyor. Amazon tarafı, bu desteklerle çevre, enerji ve yerel ekonomi kaynaklı eleştirileri yatıştırmayı hedeflediğini vurguladı.

Dünya’nın Günleri Milisaniye Milisaniye Uzuyor: Çekirdek–Manto Çekişmesi Gün Uzunluğunu Değiştiriyor
Dünya’nın Günleri Milisaniye Milisaniye Uzuyor: Çekirdek–Manto Çekişmesi Gün Uzunluğunu Değiştiriyor
İçeriği Görüntüle

Ayrıca Amazon’un kendi verilerine göre 2011 ile 2025 yılları arasında veri merkezlerine toplam 276 milyar dolar yatırım yaptığı bilgisi paylaşıldı. Şirketin Indiana, Louisiana, North Carolina, Virginia ve Mississippi dahil çeşitli eyaletlerde yeni tesis kurma ya da mevcut kapasiteyi artırma projelerini sürdürdüğü ifade edildi.

AWS yöneticisi Matt Garman da yatırımların ertelenemeyeceğini dile getirerek, yapay zekanın ekonomi ve ulusal güvenlik için taşıdığı faydaları gören tek ülke olmadıklarını söyledi. Garman, yapay zekada lider konuma gelmek isteyen ülkelerin bu teknolojiyi şekillendireceğini ve en fazla yararı sağlayacağını savundu.

Enerji maliyeti faturaya yansımayacak iddiası

Amazon’un açıklamaları, veri merkezlerinin şebekeye bağlanma takvimleri beklenmeden devreye alınması yönündeki arayışların da enerji üretim projelerini hızlandırdığı bir döneme denk geliyor. Bu kapsamda, piyasa istihbarat kuruluşu Cleanview’in uydu görüntülerine dayanan analizleri, Amazon’un veri merkezi inşaat izinlerini doğrudan enerji üretim yatırımlarıyla ilişkilendirdiğini gösteriyor.

AFP’nin haberine göre Texas’ın Pecos bölgesindeki “GW Ranch” doğalgaz santraline ilişkin izin belgeleri, tesisin 35 türbine sahip olacağını ve 7,65 gigavat enerji üreteceğini belirtiyor. Paylaşılan kapasitenin, ABD’de halihazırda işletilen tüm doğalgaz santrallerinin üzerinde olduğu ifade ediliyor.

Amazon’un halkın “elektrik faturaları yükseliyor” itirazlarına yanıtı ise daha net bir çizgide. Şirket sözcüsü, operasyonların güç maliyetini tamamen üstlenme ilkesini benimsediklerini söyledi. Sözcünün açıklamasında, Pecos’ta planlanan yeni veri merkezi yerleşkesinin kendi üretimiyle besleneceği ve Texaslı ailelerin elektrik masraflarını artırmayacak şekilde tasarlandığı ifade edildi. Ayrıca şebeke bağlantısı takvimi uygunsa ana hatta entegre olacak bir kurgu öngörüldüğünün altı çizildi.

Amazon bununla birlikte sahada güneş enerjisi ve batarya depolama imkanlarını araştırdığını, su havzaları üzerindeki baskıyı azaltmak için içilemeyen tuzlu yer altı suyunu kullanmayı planladığını ekledi. İklim hedefleri tarafında da 2040 yılına kadar net sıfır karbon hedefiyle uyumlu olduğunu belirten şirket, Texas’ta toplamı yaklaşık 10 gigavata ulaşan 40 karbonsuz enerji projesine öncülük ettiğini kaydetti.

Doğalgaz bağımlılığı iklim hedeflerini zorlayabilir

Şebeke dışı enerji üretimi, sektörde giderek yaygınlaşırken iklim ve sağlık etkileri tartışmaları da sürüyor. Endişeli Bilim İnsanları Birliği enerji analisti John Rogers, doğalgazın daha verimli kullanılabileceği yöntemler bulunduğunu ancak bu santrallerin çoğunun bu yaklaşımları benimsemediğini belirtti. Rogers, bunun hem doğrudan yerel kirlilik hem de iklim açısından kritik bir sorun olduğuna dikkat çekti.

Cleanview verilerine göre xAI’nin, devrede olan 2 gigavatlık şebeke dışı kapasitenin büyük bölümünü elinde tuttuğu aktarılırken, Meta, Microsoft ve Oracle gibi şirketlerin de dahil olduğu toplam 97 gigavatlık hazırlık projelerinin gündemde olduğu bilgisi paylaşıldı. Bu tür türbinlerin verimliliği ve çalışma sıklığına bağlı olarak yıllık toplam karbondioksit salımının 200 milyon tonu aşabileceği öngörülüyor.

Kömüre kıyasla daha düşük kirlilik yaratsa da doğalgaz santralleri önemli sera gazı kaynakları arasında yer alıyor. Doğrudan karbon salımının yanı sıra metan sızıntılarına yol açabilmesi, ayrıca kalp ve akciğer hastalıklarıyla ilişkilendirilen ince partikül madde ile solunum rahatsızlıklarını tetikleyen azot oksitler gibi etkiler nedeniyle eleştiriliyor.