Karnından 8 kiloluk böbrek çıkarıldı
Karnından 8 kiloluk böbrek çıkarıldı
İçeriği Görüntüle

Bilim dünyasında çığır açan keşiflerin önemli bir kısmı tesadüflere dayanır. Modern sismolojinin (deprem bilimi) doğuşu da tam olarak böyle gerçekleşti. Dünya genelinde depremlerin yalnızca yıkım yarattığı bölgelerde hissedilen "yerel" doğa olayları sanıldığı bir dönemde, 17 Nisan 1889 tarihinde yaşananlar tüm bu algıyı yıktı.

Yıldızları incelerken yeraltını keşfetti

Ernst von Rebeur-Paschwitz, 1889 yılında Almanya'nın Potsdam kentinde yerçekimi anomalilerini ve gökcisimlerini inceleyen bir astronomdu. Çalışmalarında son derece hassas, ufak yer değiştirmeleri dahi tespit edebilen yatay sarkaçlar kullanıyordu. Ancak 17 Nisan günü laboratuvarındaki sarkaçlar olağandışı bir şekilde ve güçlüce salınım yapmaya başladı.

Nature dergisindeki haberle çözülen gizem

Rebeur-Paschwitz'in bu salınımların nedenini bulması aylar sürdü. Ünlü bilim dergisi Nature'da okuduğu bir haber, tarihi yapbozun parçalarını birleştirmesini sağladı. Haberde, tam da laboratuvardaki sarkaçların sallandığı o gün, Japonya'nın başkenti Tokyo'da şiddetli bir deprem meydana geldiği yazıyordu. Astronomun yaptığı matematiksel hesaplamalara göre, Tokyo'da meydana gelen depremin yarattığı devasa sismik dalgalar, Dünya'nın içinden ve yüzeyinden tam 9 bin kilometre yol kat ederek Almanya'daki cihazlara ulaşmıştı.

Sismolojinin doğuşu

Berkeley Sismoloji Laboratuvarı uzmanları, bu olayın sismolojide aletsel dönem için bir "milat" olduğunu belirtiyor. O güne kadar sismik dalgaların kıtalar ve okyanuslar ötesine geçebileceği bilinmiyordu. Bu kayıt, şiddetli bir sarsıntıda gezegenin adeta dev bir çan gibi titrediğini kanıtlamış oldu. Potsdam'daki bu tesadüfi tespit, bilim insanlarını depremleri ölçmek için özel "sismograflar" icat etmeye yöneltti.