Akıllı gözlüklerin yaygınlaşmasıyla birlikte tartışma da büyüyor. Norveç hükümeti, kişilerin bilgisi ve rızası dışında görüntü kaydı yapılabildiği yönündeki mahremiyet endişeleri nedeniyle kamusal alanlarda geçici yasak gündeme getirmeyi planlıyor. Bu adım, Avrupa genelinde yükselen yasal denetim çağrıları ve art arda gelen davalarla birlikte geliyor.
Norveç parklar, okullar ve plajlar için geçici yasak arıyor
Norveç’te azınlık hükümetine liderlik eden İşçi Partisi’nin, mahremiyeti önceleyen yasa tasarısını hızla parlamentoya taşımayı hedeflediği belirtiliyor. Taslağın, parklar ve plajların yanı sıra müzeler, alışveriş merkezleri, okullar ve kreşler gibi alanları da kapsaması öngörülüyor.
Kısıtlamanın kapsamı sağlık kuruluşları, spor salonları ve kamuya açık etkinlik alanlarına kadar genişletilecek. Hükümet, konuya ilişkin çalışmayı hızlandırmak için de uzmanlardan oluşan bir heyeti kalıcı düzenlemeler hazırlamakla görevlendirdi.
Dijitalleşme ve Kamu Yönetimi Bakanı Torgeir Micaelsen, insanların izlenmemeye alışkın olduğu yerlerde ve durumlarda rızaları dışında fotoğraflanma ya da videoya çekilme kaygısı taşıyan bir toplum istemediklerini söyledi. Öte yandan hükümet, akıllı gözlüklere yönelik “genel ve mutlak” bir yasak arayışında olmadığını vurguladı.
Avrupa’da yasaklar sıklaşırken mahkeme ve soruşturmalar gündemde
Son dönemde özellikle Meta’nın Ray-Ban ve Oakley gibi markalar altında piyasaya sürdüğü akıllı gözlükler Avrupa’da tepkilerin merkezinde yer alıyor. Norveç’in başkenti Oslo’daki okullarda kameralı gözlüklere yönelik yasak uygulamaya geçerken, Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık tarafında da daha sıkı yasal denetimler gündeme geldi.
Fransa’da çocuk hakları örgütü e-Enfance, kadınların rızaları dışında görüntülendiği iddialarına ilişkin yaklaşık 20 bildirim aldıklarını ve bu vakaların büyük kısmında Meta gözlüklerinin kullanıldığını aktardı. Benzer şekilde Fransa veri koruma kurumuna da cihazların toplumsal etkileri nedeniyle ticari şikayetler ulaştığı ifade ediliyor.
Reuters’ın haberine göre Almanya’da ise dijital haklar örgütü HateAid, Meta, EssilorLuxottica ve bazı büyük perakende zincirleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda, söz konusu ürünlerin gizli çekim amacıyla tasarlanmış iletişim aygıtları gibi işlev görmesi nedeniyle Alman dijital veri koruma yasalarını ihlal ettiği savunuluyor.
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde de Meta, gizli kayıtların yol açtığı mahremiyet ihlalleri gerekçesiyle toplu dava ile karşı karşıya. Birleşik Krallık’ta ise İngiltere ve Galler mahkemeleri Meta akıllı gözlüklerinin kullanımını yasakladı. Ayrıca İngiltere Sinema Birliği, korsan gösterimi engellemek ve mahremiyeti korumak amacıyla salonlarda kameralı gözlüklere kısıtlama getirirken; Wetherspoon pub zinciri gibi işletmelerin tüm mekanlarında yasak kararı aldığı belirtiliyor.
Perakendede geri adım: satışlar askıya alınıyor
Japonya ve yerel düzenlemelerden ziyade Avrupa ve ABD’deki hukuki süreçler kadar perakendede atılan adımlar da dikkat çekiyor. Hollanda ve Belçika’daki 776 mağazasında Ray-Ban Meta gözlüklerinin satışını tamamen askıya aldığını duyuran Hans Anders, yükselen mahremiyet tepkilerini gerekçe gösterdi.
Meta cephesinden ise cihazlarda fotoğraf ya da video çekimi sırasında yanan bir LED uyarı ışığı bulunduğu, bu ışığın devre dışı bırakılması halinde kameranın da çalışmayacağı savunuluyor. Buna rağmen tartışmalar, “kimsenin haberi olmadan çekim yapılması” endişesi üzerinden büyümeye devam ediyor.
Avustralya’da da Başbakan Anthony Albanese liderliğindeki hükümetin, federal kamu binaları ve hizmet merkezlerinde akıllı gözlükleri güvenlik ve gizlilik gerekçeleriyle yasaklamayı değerlendirdiği bildirildi. Tüm bu gelişmeler, akıllı gözlüklerin kullanımının yalnızca teknoloji ürünü olmanın ötesinde, giderek daha geniş bir toplumsal ve hukuki tartışmanın parçası haline geldiğini gösteriyor.





