Afrika savanlarında kaydedilen binlerce görüntü ve yeni deneyler, birçok yaban hayvanının insan seslerine karşı aslan gibi yırtıcıların bıraktığından daha büyük bir korku tepkisi verdiğini gösteriyor. Bilim insanlarına göre bu durum, korkunun yalnızca uzun evrimsel alışkanlıklarla açıklanamayacak kadar “derin” ve hızlı işlediğini düşündürüyor.
İnsan konuşmaları daha yüksek alarm veriyor
Kanada’daki Western University’den koruma biyoloğu Michael Clinchy, aslanların gezegendeki en büyük “grup avcısı” kara yırtıcılardan biri olmalarına rağmen hayvanların tepkilerinde aslanlara kıyasla insan korkusunun öne çıktığını belirtiyor. Clinchy’e göre “insanlarla avlanılmadığında hayvanların alışacağı” fikri destek bulmuyor; korku yaygın biçimde sürüyor.
2023’te yayımlanan çalışmada Western University’den ekolojist Liana Zanette ve çalışma arkadaşları, Güney Afrika’daki Greater Kruger Ulusal Parkı’nın su birikintileri çevresinde bir dizi ses kaydı dinletti. Bölge, dünyada kalan en büyük aslan (Panthera leo) topluluklarından birine ev sahipliği yaptığı için diğer memeliler bu yırtıcıların tehlikesini yakından tanıyor.
Araştırmacılar, Tsonga, Kuzey Sotho, İngilizce ve Afrikaanca gibi yerel dillerde insan konuşmalarının yanı sıra insan avcılığıyla ilişkilendirilen sesleri (havlayan köpekler ve atış sesleri) ve aslanların kendi aralarındaki iletişim seslerini de test etti. Clinchy’ye göre asıl kritik nokta, aslan kayıtlarının karşılıklı “kükreme” değil, daha çok hırıltı ve growl gibi iletişim benzeri vokalizasyonlardan oluşması; böylece insan konuşmalarının karşılaştırılabilir bir ses düzeniyle test edilebilmesi sağlandı.
Deneylerde gözlenen 19 memeli türünün neredeyse tamamı, su birikintilerini insan konuşmalarını duyduklarında, aslan seslerine ya da avcılıkla bağlantılı diğer tehdit sinyallerine kıyasla iki kat daha sık terk etmeye yöneldi. Bu türler arasında gergedanlar, filler, zürafalar, leoparlar, sırtlanlar, zebralar ve yaban domuzları da yer alıyor.
Korku sadece Afrika’ya özgü değil
Aynı araştırma ekibinin çalışmayı dünyanın başka bir tarafına taşıdığı belirtiliyor. 2024’te Proceedings of the Royal Society B’de yayımlanan bir araştırmaya göre Avustralya’daki kanguru, wallaby ve diğer keseli memeliler, diğer herhangi bir yırtıcıdan daha fazla insanlardan korkuyor. İnsanların Avustralya’da yaklaşık 60 bin yıldır bulunduğu; bu sürenin Afrika’da aslanlarla aynı ortamı paylaşan türlerin milyonlarca yıl süren beraberliğine göre çok daha kısa olduğu vurgulanıyor.
Elde edilen sonuçlar, “korkunun” uzun dönemli evrimsel koşullanmadan bağımsız şekilde de tetiklenebildiğini düşündürüyor. Ekip, insanlarla ilgili seslerin en güçlü korkuyu başlatmasının, yaban hayvanlarının insanı gerçek tehlike olarak tanıdığını; havlayan köpekler gibi diğer rahatsız edici seslerin ise daha düşük düzeyde “temsili” işaretler olduğunu ileri sürüyor.
Koruma çalışmaları için yeni fırsat
İnsan korkusunun, bazı savana türlerinin sayıları üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği de ifade ediliyor. Önceki bulgulara göre, yalnızca artan korku bile nesiller boyunca av popülasyonlarını azaltabilir.
Buna karşın koruma biyologlarının bu bilgiyi türleri korumak için kullanabileceği düşünülüyor. Örneğin Güney Afrika’da kaçak avlanmanın bilindiği alanlarda insan konuşmalarını belirli bir biçimde yayarak nesli tehlike altındaki Güney beyaz gergedanı (Southern white rhino) tehlikeden uzak tutmayı hedefliyorlar.
Zanette, korkunun savan memelileri topluluğu boyunca bu kadar yaygın olmasının, insanın çevresel etkisini açık biçimde gösteren güçlü bir kanıt olduğunu söylüyor. Habere konu edilen araştırmaların Current Biology ve Proceedings of the Royal Society B’de yayımlandığı aktarılıyor.