Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) küresel ekonomi ve Türkiye’ye ilişkin 2026-2027 tahminleri, İran savaşının devam ettiği ve enerji fiyatlarının tırmandığı bir dönemde açıklandı. İktisatçı Mahfi Eğilmez, “2026 ve 2027 Tahminleri” başlıklı yazısında, IMF’nin öngörülerini iyimser bulduğunu belirterek gerekçelerini paylaştı. Eğilmez, özellikle Türkiye’ye ilişkin büyüme tahminlerinin gerçekçi olmadığını vurguladı.
“IMF tahminlerini iyimser buluyorum”
Eğilmez, IMF’nin Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda (WEO, Nisan 2026) yer alan büyüme tahminlerine dikkat çekerek, “IMF, bu raporunda büyüme tahminlerini yayımladı. Buna göre büyüme tahminleri şöyle” ifadelerini kullandı. Söz konusu raporun İran savaşı devam ederken hazırlandığını hatırlatan Eğilmez, bu durumun tahminlere yansımış olabileceğini ancak genel görünümün yine de iyimser olduğunu vurguladı.
Savaşa rağmen iyimser tablo
Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde büyüme tahminlerinin dikkat çekici olduğunu belirten Eğilmez, savaşın süresine ilişkin belirsizlik, yükselen petrol fiyatları ve enflasyon baskısına rağmen büyümenin sabit öngörülmesini eleştirdi. ABD, Almanya ve diğer gelişmiş ekonomilerde büyümenin artacağı yönündeki tahminlere de değinen Eğilmez, enerji fiyatlarındaki artışın etkisinin daha geniş ve olumsuz olabileceğini ifade etti.
Gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye değerlendirmesi
Eğilmez, Çin, Hindistan ve Brezilya gibi ekonomilerde büyüme hızının yavaşlayacağı öngörüsüne rağmen genel tabloda iyimser bir yaklaşımın sürdüğünü belirtti. Rusya ve Türkiye için mevcut performansın korunacağı yönündeki tahminlere de dikkat çeken Eğilmez, IMF’nin Türkiye için öngördüğü büyüme tahminlerinin dünya ortalamasının üzerinde ancak gelişmekte olan ülkelerin gerisinde kaldığını söyledi. Bu tahminleri de iyimser bulan Eğilmez, kendi beklentisinin daha düşük bir büyüme aralığına işaret ettiğini kaydetti.
Enflasyon ve cari denge tahminleri
IMF’nin enflasyon tahminlerini de değerlendiren Eğilmez, küresel ölçekte öngörülen düşük enflasyon oranlarının mevcut koşullarda iyimser göründüğünü belirtti. Türkiye için yapılan enflasyon tahminlerinin ise görece daha gerçekçi olduğunu ifade eden Eğilmez, cari denge tahminlerinin daha gerçekçi bir tablo sunduğunu vurguladı. Kamu kesiminin borç göstergelerinin ise gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha sorunlu bir görünüm sergilediğini sözlerine ekledi.
“İyimserliğin iki nedeni var”
Eğilmez, IMF’nin iyimser tahminlerinin iki temel nedene dayanabileceğini belirterek, “Sonuç olarak, savaşın devam ettiği ve enerji fiyatlarının yükseldiği bir ortamda IMF’nin görece iyimser tahminler açıklaması iki şekilde yorumlanabilir: Savaşın kısa sürede sona ereceği beklentisi veya küresel ekonomiye moral verme amacı” değerlendirmesinde bulundu. Eğilmez, “IMF’nin bu iki unsuru birlikte dikkate alarak iyimser bir çerçeve çizdiğini düşünüyorum” ifadeleriyle analizini tamamladı.




