CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 59’u tutuklu, 414 sanıklı İBB davasında 56. gün başladı. Silivri’deki duruşmada, İmamoğlu’yla birlikte savunması alınmayan 7 kişi dışında dosya kapsamında savunma sırası bugüne geldi. Bugün İBB Emlak Daire Başkanı Kağan Sürmegöz’ün savunması yapılıyor.
Duruşmada, İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu tutuksuz sanıklar bölümünde yer aldı. Savunmayı izleyen isimler arasında CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da bulunuyor. Tanal’ın duruşmada salonda sözlü olarak gündeme getirdiği tartışma ise mahkeme salonunun erken dakikalarına damga vurdu.
İmamoğlu–Tanal diyalogu salonda yankılandı
Tutukluların salona alınması sırasında Tanal, “Ekrem Başkan’ın cezaevinde ne işi var?” diye seslendi. Bu soruya İmamoğlu’nun yanıtı “Sizlerin hakkını savunuyorum” oldu. Aynı bölümde Tanal’ın kadın tutuklulara yönelttiği “İçeride Halk TV izleyebiliyor musunuz?” sorusuna ise kadın tutukluların “Hayır” yanıtı verdiği belirtildi.
Aranın ardından Kağan Sürmegöz savunmasına devam etti. Savunma sürecinde, Sürmegöz’ün çapraz sorguya geçmeden önceki ifadeleri dikkat çekti. Mahkemenin ilerleyişi sırasında, Sürmegöz’ün eylemlere ilişkin savunmasını sürdürdüğü ve bazı bölümlerde mahkeme başkanının kararıyla duruşmaya ara verildiği aktarıldı.
Sürmegöz: “Ne yapıldıysa biz de aynısını yaptık”
Kağan Sürmegöz savunmasına, iddianamede kendisi hakkında yer alan rüşvet ve suç gelirlerinin aklanması iddialarına karşı MASAK raporundaki tespitlere dikkat çekerek başladı. Mal varlığı tespit tarihinin doğru olmadığını söyleyen Sürmegöz, “2022 değil. Benim ve eşimin adına kayıtlı iki taşınmaz var. Birini 2017’de, diğerini 2020’de aldık. Her ikisi de büyük ölçüde banka kredisiyle alındı ve kredi ödemeleri hâlen devam ediyor. Olağan dışı mal varlığı artışı yok, şüpheli para transferi yok ve dolayısıyla menfaat yok” ifadelerini kullandı.
Sürmegöz, ayrıca bilirkişilerin “çok fazla iş yapıldı, çok fazla para kazanıldı, bu yüzden kamu zararı var” yaklaşımına karşı çıktı. “Biz burada yerin kirasını veriyoruz, yerin rayiçlerine göre veriyoruz” diyen Sürmegöz, iddiaların kamu zararı üretmeye dönük olduğunu ileri sürdü. Savunmada, geçmiş dönemlerde bedellerin nasıl belirlendiğine dair değerlendirmeler de yer aldı.
Kağan Sürmegöz, 90’lı yıllardan 2010’lu yıllara uzanan süreçte rakamların rastgele oluşturulduğu iddiasını gündeme getirerek, 2015-2016’ya kadar piyasa araştırması ve emsal bedel değerlendirmesi yapılmadan matbu evraklardaki boşlukların doldurulduğunu öne sürdü. Buna rağmen bugün, kendileri en kapsamlı emsalleri toplayıp evrakların içine koyduklarını savunurken “kamu zararı” ithamıyla karşı karşıya bırakıldıklarını belirtti.
Danıştay’ın bazı ihalelerdeki bedellerin düşük olmadığı yönünde tespitleri bulunduğunu ifade eden Sürmegöz, “Danıştay 1. Dairesi zaten bu ihalelerdeki bedellerin düşük olmadığını, belediyenin tahmini bedel belirlemesinde hiçbir yasal engel bulunmadığını tescilleyip soruşturma iznini kaldırmış durumda. Danıştay kararına rağmen hâlâ kamu zararı çıkartmaya çalışıyorlar” dedi.
Teknik şartlar, Sayıştay bulgusu ve tahliye talebi
Savunmasının diğer bölümünde, ihalelerde teknik şartlara ilişkin iddialara yanıt veren Sürmegöz, kanunun “yeterlilik” kriterleri koyduğunu ancak kriterlerin nasıl belirlendiğinin netleştirilmediğini ileri sürdü. İddianamedeki anlatımla paralel bir çerçeveye işaret ederek, “Tıpkı iddianamedeki iddialar gibi” şeklinde konuştu.
Dijital Deneyim Müzesi’yle ilgili onay sürecine de değinen Sürmegöz, konunun AKP’li belediye meclis üyelerinin katıldığı toplantıda oybirliğiyle alındığını söyledi. “Tabii onlara sorumlu tutulmadı” diyerek bu noktaya itirazını aktardı. Kadir Topbaş Gösteri Merkezi’nin işletilmesine ilişkin süreyle ilgili iddialarda da “suç örgütü faaliyeti” şeklindeki nitelendirmenin yapıldığını ifade etti.
Sayıştay’ın değerlendirmesini de savunma kapsamına alan Kağan Sürmegöz, Beykoz’daki bir araziyle ilgili olarak Sayıştay raporunda İBB’nin değerlendirme yapmadığının belirtildiğine dikkat çektiğini söyledi. Söz konusu işin iddianamede suçlama konusu haline getirildiğini belirterek, “Sayıştay’ın raporu üzerine burayı değerlendirdik, gelir de elde ettik ama şimdi burada yargılanıyoruz” dedi.
Yaklaşık dört saatlik savunmasını, yaklaşık 1,5 yıldır cezaevinde olduğunu ve ailesinden uzak kaldığını belirterek tamamladığını aktaran haber metninde, “Üç tane küçük çocuğum var ve yaklaşık 1,5 yıldır cezaevindeyim, ailemden uzağım. Dolayısıyla delil karartacak bir durumum yok. Gelinen aşamada da tahliyemi talep ediyorum” ifadeleri yer aldı. Savunma sürerken Sürmegöz’ün eylemlere ilişkin anlatımının devam edeceği bildirildi.





