Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) 2026 yılı ana kararnamesi yayımlandı. Kararname kapsamında adli ve idari yargıda görev yapan toplam 4 bin 967 hakim ve savcının yeni görev yerleri belirlendi.
Kararnamede yer alan bazı atamalar ise kamuoyunda yakından takip edilen Ekrem İmamoğlu davalarıyla ilişkilendirildi.
Beraat kararı veren hakim Edirne’ye atandı
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, Tuzla’nın eski Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davada beraat kararı veren hakimin görev yeri değiştirildi.
HSK kararnamesiyle İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görev yapan hakim Edirne’ye atandı. Söz konusu dava, verilen beraat kararının istinaf tarafından bozulmasının ardından yeniden görülmeye başlanmıştı.
İmamoğlu’nun duruşmaya katılma talebini kabul etmişti
Yeniden başlayan yargılama sürecinde aynı hakim, cezaevinde bulunan Ekrem İmamoğlu’nun duruşmaya fiziken katılma talebini kabul etmişti.
Ancak İmamoğlu’nun Silivri’den yola çıkarılmasına rağmen daha sonra “araç arızası” gerekçesiyle cezaevine geri götürülmesi kamuoyunda tartışma yaratmıştı.
Hakimin görev yeri değişikliği, bu gelişmelerin ardından yayımlanan kararnameyle gerçekleşti.
Şerh düşen hakim de yer değiştirdi
Kararnamede dikkat çeken bir diğer isim ise hakim Mehmet Can Kozan oldu.
İmamoğlu’nun, dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ve mevcut Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik ifadeleri nedeniyle yargılandığı davada verilen karara “beraat etmesi gerekir” yönünde şerh düşen Kozan’ın da görev yeri değiştirildi.
Kozan’ın Gaziosmanpaşa’ya atandığı öğrenildi.
Casusluk davasının mahkeme başkanı da listede
HSK kararnamesinde yer alan bir başka değişiklik ise kamuoyunda “casusluk davası” olarak bilinen dosyanın görüldüğü İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaşandı.
Mahkeme Başkanı Necati Sezer Çümen’in de görev yerinin değiştirildiği ve Gaziosmanpaşa’ya atandığı bildirildi.
Atamalar tartışma yarattı
HSK kararnamesiyle yapılan görev değişiklikleri yargı çevrelerinde rutin atama sürecinin bir parçası olarak değerlendirilirken, muhalefet cephesi ve bazı hukukçular, İmamoğlu davalarında görev alan hakimlerin peş peşe yer değiştirmesinin dikkat çekici olduğunu belirtti.
Özellikle beraat kararı veren veya karara muhalif şerh düşen hakimlerin atamalarının aynı kararname içinde yer alması, yargı bağımsızlığı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.