Adana Altın Koza’da En İyi Oyuncu ödülünü kazanan Hazar Ergüçlü’nün konuşması geceye damga vurdu. Ergüçlü, Soma’daki son maden ocağı göçüğünde yaşamını yitiren işçi Kerim Ören’in cenaze töreninde tabutun başından ayrılmayan 13 yaşındaki oğlu Yaşar’ın gözyaşlarını anlatarak adeta bambaşka bir vicdan muhasebesi yaptı.

Ödül sahnesinde söylediği sözler büyük yankı uyandıran Ergüçlü, törenin ardından verdiği röportajda konuşma metninin nasıl hazırlandığını da paylaşırken, içindeki acının yıllardır süren bir aile bağından geldiğini vurguladı.

“Aldığım nefesten utanıyorum” sözleriyle dikkat çekti

Hazar Ergüçlü, ödülünü alırken “Aldığım nefesten utanıyorum. Yaşar’dan özür diliyorum” dedi. Bu ifadeler, gece boyunca alkışlarla karşılanırken, konuşmanın duygusal tonunu da net biçimde ortaya koydu.

Ergüçlü’nün söz ettiği sahne, Soma’daki maden faciasında yaşamını yitiren Kerim Ören’in cenaze töreni oldu. 13 yaşındaki Yaşar’ın tabutun başından ayrılmaması, Ergüçlü’nün konuşmasında en güçlü vurgu noktası haline geldi.

Harabe”nın Seti Uzadı, Antalya Jürisi Değişti
Harabe”nın Seti Uzadı, Antalya Jürisi Değişti
İçeriği Görüntüle

Metni uçakta yazdığını söyledi

Hazar Ergüçlü, tören sonrasında yaptığı açıklamada konuşma metnini uçakta yazdığını anlattı. “Böyle fırsatları nasıl değerlendirilmeli” diye düşündüğünü belirten oyuncu, bir yandan umutsuz olmamaya çalıştığını ama yaşananların görmezden gelinemeyeceğini ifade etti.

Ergüçlü, kendi hayatında da emekçi işçilerin izlerinin olduğunu söyleyerek şunları dile getirdi: “Benim nenem, dedem işçi… Yıllarca muz tarlalarında da kömür ocaklarında da çalıştılar. Dedem maden ocağında da çalıştı uzun süre, anne tarafım öyle… Ben oralarda büyüdüm. O yüzden ister istemez içim dağlanıyor.”

Yaşananlara dair “Elimizden de hiçbir şey gelmiyor” demesinin ardında da bu bağ olduğunu söyleyen Hazar Ergüçlü, yaşadığı üzüntüyü açıkça ifade etti. Son olarak “Ne diyeyim ama iyi olacak her şey” diyerek sözlerini tamamladı.

Hazar Ergüçlü’nün ödül gecesinde kurduğu bu cümleler, sadece bir teşekkür konuşması olmaktan çıkıp toplumsal bir vicdan çağrısına dönüştü. Oyuncunun sözleri, sahnede geçen dakikaların ötesine geçerek törenin en çok konuşulan anları arasında yer aldı.