Gündem

Hayvanın ölüsü bile rahat bırakılmadı: Konya’daki karar tepki topladı

Konya'nın Çumra ilçesinde bir vatandaşın hayatını paylaştığı evcil hayvanı için yaptırdığı küçük mezar, ihbar üzerine belediye ekiplerince kaldırıldı. Olay sosyal medyada büyük tepki çekerken, birçok kullanıcı "Bu ülkede hayvanlar ne yaşarken ne de öldükten sonra huzur bulabiliyor" yorumunda bulundu.

Konya'nın Çumra ilçesindeki Musalla Mezarlığı'nda yaşanan olay, hayvan hakları ve vicdan tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

İddiaya göre bir vatandaş, yıllarca birlikte yaşadığı evcil hayvanını kaybettikten sonra onu mezarlık alanında toprağa verdi. Hayvanın gömüldüğü yere küçük bir mezar taşı da yerleştirildi. Ancak mezar uzun süre yerinde kalamadı.

Bir ihbarın ardından harekete geçen belediye ekipleri, mezarın mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırıldığını açıkladı.

Bir mezar taşı mı rahatsız etti?

Olayın ardından sosyal medyada yükselen tepkilerin ortak noktası aynı soruda birleşti:

"Toprağın altında yatan bir hayvanın kime ne zararı vardı?"

Yüzlerce kullanıcı, ülkede çözüm bekleyen sayısız sorun bulunurken küçük bir hayvan mezarı için hızla harekete geçilmesini eleştirdi.

Bazı kullanıcılar, trafikte ezilip yol kenarlarına terk edilen, çöplüklere atılan ya da belediye barınaklarında kötü koşullarda ölen hayvanların görmezden gelindiğini belirterek, "Demek ki asıl sorun bir canın ölmesi değil, ona duyulan sevgiymiş" yorumunu yaptı.

"Hayvanlar ne yaşarken ne ölürken rahat bırakılıyor"

Sosyal medyada en çok paylaşılan yorumlardan biri ise şu oldu:

"Ne yaşarken ne ölüyken huzur yok bu canlara."

Bir başka kullanıcı ise, "Hayvanın ölüsüne bile tahammülleri yok" diyerek karara tepki gösterdi.

Bazıları da mezarın muhtemelen yıllarca aynı evde yaşayan bir dostun hatırası olduğunu hatırlatarak, "Belki çocukları gibi seviyorlardı. Küçücük bir mezar kime battı?" ifadelerini kullandı.

EDİTÖR'ÜN NOTU: Bu noktada haberi bir kenara bırakıp kendi düşüncemi de sizinle paylaşarak bir beyin fırtınası yapmak istiyorum. Buyrunuz...

Bir hayvanın mezarını kaldırmak hangi vicdana, hangi inanca, hangi merhamet anlayışına sığıyor?

Hayattayken sokakta aç bıraktığımız, araba çarpıp kenara attığımız, zehirlediğimiz hayvanlara zaten yeterince kötülük etmiyor muyuz? Şimdi de bir insanın sevdiği dostuna yaptığı küçücük mezar taşı mı sorun oldu?

Üstelik bunu savunurken dini referans gösterenlere de sormak gerekiyor. Merhameti bütün canlılar için öğütleyen bir inancın mensupları, toprağın altında yatan bir hayvandan nasıl rahatsız olabiliyor? Bir mezar taşının kime ne zararı var? O küçücük mezar, kimsenin hakkını yemiyor, kimsenin yaşam alanını işgal etmiyor. Sadece bir insanın sevdiği cana duyduğu özlemi temsil ediyor.

Bu ülkede milyonlarca insanın canını yakan adaletsizlikler, çevre talanları, kaçak yapılar, usulsüzlükler yıllarca görmezden gelinirken; bir evcil hayvanın mezarı için jet hızıyla harekete geçilmesi ise ayrı bir trajedi.

Asıl soru şu: Toprağın altında sessizce yatan bir hayvandan mı rahatsız olacağız, yoksa yozlaşan bir toplum olmaktan mı?