Gülistan Doku davasında sarsıcı bir süreç yaşanıyor. İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınan ve Elazığ'da gözaltına alınarak Erzurum'a getirilen Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel, emniyetteki sorgu aşamasını geride bırakarak savcılık makamına çıkarıldı.
Emniyette "hiyerarşik" savunma: "Cevap vermiyorum"
Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi'nde ek sürelerle birlikte üç gün geçiren Tuncay Sonel'in, sorgu odasındaki tavrı soruşturmanın seyrine dair önemli bir ipucu verdi. Sonel, kendisine yöneltilen sorular karşısında yasal susma hakkını kullanarak, "Ben devletin valisiyim, emniyette cevap vermem. Susma hakkımı kullanıyorum" yanıtını verdi.
Soruşturmanın merkezinde "delil karartma" iddiası
6 yıl önce kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen dosyada Sonel, doğrudan "delilleri karartmak" ile suçlanıyor. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yazısında, "Mevcut delil durumu itibarıyla dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme eylemlerini gerçekleştirdiğine dair yeterli suç şüphesine ulaşıldığı" belirtildi.
Erzurum Başsavcılığı devrede
Tuncay Sonel'in Tunceli'de görev yaptığı 2017-2020 yılları arasındaki eylemleri, ilgili mevzuat gereği bölge idare merkezi olan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleniyor. Soruşturmanın bu safhasında, valilik makamının soruşturma dosyasına müdahale edip etmediği ve emniyet birimlerine verilen talimatların içeriği mercek altına alınıyor.
Açığa alma ve tutuklama zinciri
Gülistan Doku'nun akıbetine dair cinayet şüphesiyle 7 ilde yürütülen operasyonlar dizisinde şimdiye kadar 11 kişi tutuklandı. Daha önce oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma polisi Ş.E.'nin aynı soruşturma kapsamında tutuklanması, Vali üzerindeki şüphe oklarını daha da kuvvetlendirdi. Adliye çevresinde alınan yoğun güvenlik önlemleri, davanın hassasiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.




