Er gaziler ve şehit erlerin aileleri, özlük haklarının iyileştirilmesi için 13 Temmuz’dan bu yana Ankara Kızılay’da nöbette. Güvenpark’ta kurulan düzen, çok sayıda gazi ve destek ziyaretçisinin yanı sıra otobüs duraklarından da görülebilecek pankartlarla dikkat çekiyor. Cumhuriyet’in de takip ettiği eylemde öne çıkan slogan ise “Gazilikte eşitlik”.
Eylem süresince gaziler, kendilerine yönelik uygulamaların emekli süreçlerinden sağlık imkanlarına kadar pek çok alanda farklılık yarattığını vurguladı. Nöbet tutanlar, taleplerinin bir yasa maddesiyle hızlı biçimde çözülebileceğini savunurken, savaş travmasıyla baş etmeye çalıştıklarını da dile getirdi.
“Rütbe devam ediyor, biz ayrışıyoruz”
Güvenpark’ta konuşan 1995’te Şırnak’ta mayına basarak sağ bacağını kaybeden Ümit Tepe, sayılarının ve özlük haklara ilişkin çelişkilerin altını çizdi. Tepe, “Bizler 3 bin 800 er gazi, bin 200 şehit ailesiyiz” diyerek yaşanan ayrışmayı örneklerle anlattı. Tepe, bir personelin gazi olması durumunda rütbe ve özlük haklarının belirli bir seviyeye kadar yükseldiğini; kendilerinin ise emekli süreçlerinde farklı bir statüye yönlendirildiğini söyledi.
Tepe, en ağır sözünü ise kurumsal yapılanmaya yönelik tepkisini anlatırken kullandı: “Bizi Emekli Sandığı’ndan emekli edip Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlıyorlar. Kardeşim, biz bu üniformanın altında sakatlanmadık mı? Çocuk Esirgeme Kurumu’nda mı gazi olduk?”
Ümit Tepe, haklarda eşitliğin sağlanması halinde maaş, sağlık hizmetleri ve bazı konaklama/yararlanma imkanlarında iyileşme olacağını belirtti. Eylemin taleplerini özetleyen Tepe, “Özlük haklarında eşitlik istiyoruz” mesajını yineleyerek, bunun gerçekleşmemesinin mağduriyeti büyüttüğünü ifade etti.
“Pinpon topu gibi atıldık”
Gazilerin Kızılay’da başlattığı eylemde, süreç boyunca kendilerine verilen sözlerin tutulmadığı yönünde ifadeler de yer aldı. Tepe, kendilerini “o bakanlıktan bu bakanlığa pinpon topu gibi” atıldığını ileri sürerek, konunun uzun sürmemesi gerektiğini savundu. Tepe, bir yasa maddesiyle kısa sürede çözülebilecek bir mesele olduğunu ifade etti.
Ocak ayında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın taleplerin karşılanacağı yönünde söz verdiğini hatırlatan Tepe, bu sözün yerine gelmediğini söyledi. Tepe ayrıca psikolojik etkiler nedeniyle zor bir süreç yaşadıklarını vurgulayarak, tahammüllerin azaldığını belirtti: “Pek çoğumuz zaten savaş travması yaşıyor, psikolojimiz iyi değil. 60 yaşlarımızı zor görüyoruz. Tahammülümüz azalıyor.”
Eylem sırasında iktidardan resmi ya da gayriresmi bir geri dönüş gelip gelmediği sorusuna da yanıt veren Ümit Tepe, “Konuyla ilgili çalışıyoruz, niye acele ettiniz, 19 Eylül Gaziler Günü’ne yetiştirecektik gibi şeyler söylediler. Biz 4 yıldır bunun için uğraşıyoruz” dedi. Kaç 19 Eylül geçtiğini sorguladığını belirten Tepe, talepler karşılanana kadar alandaki kararlılıklarının süreceğini söyledi.
Destek ziyaretleri sürüyor
Eyleme 12 gün boyunca çok sayıda destek ziyareti gerçekleşti. Ziyaretçiler arasında başta YENİ Parti lideri Özgür Özel ve İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bulunuyor. Dün ise Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ile DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen de alandaydı.
Kıbrıs gazilerinin de nöbete destek verdiği aktarıldı. Kıbrıs Barış Harekâtı’na paraşütçü komando olarak katıldığını belirten 73 yaşındaki Edip Deniz, “Buraya gazilerimize desteğe geldik. Ankara halkı bu insanları duysun, görsün” diyerek yetkililere seslendi. Bacak kaybı ve görme kaybı gibi ağır engellerle mücadele eden gazilerin gece gündüz nöbet tuttuğunu belirten Deniz, “Hiçbir yetkili bu sesi duymuyor mu?” diye sordu.
Edip Deniz, Kıbrıs gazilerine ilişkin bir talebini de dile getirdi. KKTC tarafından kendisine verilen gazilik madalyasını gösteren Deniz, “Bu, Kıbrıs madalyası. Ama bizi oraya gönderen Türkiye Cumhuriyeti’ydi. Niye Türkiye’den madalyamız yok” ifadelerini kullandı. Gazilerin vurguladığı ortak çağrı, hakları alana kadar nöbetin devam etmesi yönünde.





