Bir süredir sosyal medyada dolaşan “sinek beyni bilgisayara yüklendi” iddiası, yeni bir ayrıntıyla tartışmanın merkezinde kaldı. Eon Systems’in açıklamalarına göre meyve sineğinin beyni, hücre hücre kopyalanarak bilgisayar ortamında canlandırılacak dönemin “resmen başladığı” öne sürüldü. Ancak bilim dünyasından gelen yorumlar, bu ifadelerin ne kadar gerçekçi olduğu konusunda ayrışıyor.
NTV’de yer alan habere göre şirket, 2024 yılında Nature’da yayımlanan bir çalışmaya dayalı hesaplamalı beyin modelini daha ileri taşıdığını savunuyor. Fakat konnektom benzeri haritaların sınırlı olması ve kullanılan sinir modellerinin biyolojik ayrıntıları birebir yansıtmaması gibi nedenlerle eleştiriler de aynı hızla geliyor.
Nature’daki model neyi içeriyordu?
2024’te Nature’da yayımlanan makale kapsamında, aralarında Eon Systems’in de bulunduğu bir ekip, yetişkin meyve sineğinin (Drosophila melanogaster) beynine ait hesaplamalı bir model oluşturduğunu açıkladı. Modelin temel iddiası, sinir sisteminin ölçeğini yakalamaya çalışmasıydı.
Haberde verilen bilgilere göre model; 125 binin üzerinde nöron ve 50 milyon sinaptik bağlantıyı içerecek şekilde kuruldu. Ayrıca gerçek sinir haritasına ait verilerin kullanıldığı belirtiliyor. “Sinaptik bağlantı” ise nöronların birbirleriyle ya da nöron ile kas/bez hücresi gibi hedefler arasında sinyal aktarımını sağlayan iletişim noktaları olarak aktarılıyor.
Modelin bir diğer parçası da yapay zeka ile üretilen nörotransmitter bilgileri. Nörotransmitterler, nöronlar arasında ya da hedef hücrelere sinyal ileten kimyasal haberciler olarak tanımlanıyor. Ekip, oluşturdukları bu beyin modeliyle sineğin motor davranışlarının yüzde 95 doğrulukla uyuştuğunu ifade ediyor.
“Beden” ne zaman devreye girdi?
Nature’daki çalışmanın önemli bir noktası, elde edilen modelin başlangıçta “bedensiz” olmasıydı. Haberde, Eon Systems’in yeni duyurusunda ise bu modele bir “beden” eklediği aktarılıyor. Şirket CEO’su Michael Andregg, bunun artık sadece beyin simülasyonu değil, beyin ve fizik kurallarıyla çalışan dijital bir sinek gövdesi kurma adımı olduğunu savunuyor.
Bu dijital gövdenin bileşenleri olarak NeuroMechFly v2 adlı fiziksel sinek simülasyonu programı ve vücut parçalarının koordinasyonunu anlatan sinir ağı araştırmaları gösteriliyor. Böylece beyin modeli ile simüle edilen hareket altyapısı aynı ortamda birleştiriliyor.
Çalışma akışı ise şu şekilde tarif ediliyor: Simülasyon çevreden duyusal bilgi alıyor, bu bilgi sineğin sinir ağı boyunca yayılıyor ve beyin motor komutları üretiyor. Ardından simüle edilmiş beden hareket ediyor. Haberde, gerçek bir sensör yerine simülasyon motorunun (MuJoCo) her milisaniyede konum, hız ve bacakların yere temas durumunu hesaplayarak sayısal veriler ürettiği belirtiliyor. Bu verilerin de sinir sinyali gibi işlendiği aktarılıyor.
Eon Systems’in vurguladığı bir diğer nokta, dijital sineğin “öğretme” veya klasik pekiştirmeli öğrenme gibi yöntemlerle eğitilmediği. Wissner-Gros’un açıklamasına göre dijital sinek, yazılım çalıştırıldığı anda “uyandığını” ve yürümek için ne yapması gerektiğini bildiğini varsayan bir yaklaşım izleniyor. Şirket, bunu biyolojik devre dinamiklerinin dijital ortamda karşılık bulmasıyla ilişkilendiriyor.
Popüler “zihin yükleme” söylemi neden tartışmalı?
Tüm bu iddialara rağmen eleştiriler sürüyor. Haberde, bazı uzmanların “zihin yükleme” anlatısının abartılı olduğu görüşüne yer veriliyor. Nörobilimci Dan Turner-Evans da meyve sineği konnektomları üzerinde uzun süredir çalışan isimlerden biri olarak sosyal medyadaki heyecanın gerçekçi olmadığını düşünüyor.
Turner-Evans’a göre konnektomlar çok değerli olsa da bağlantıların gücü, kimyasal durum, hormon etkileri ve zamanla değişim gibi kritik ayrıntıları vermiyor. Solucan konnektomuna 30 yılı aşkın süredir sahip olunduğunu, buna rağmen güvenilir biçimde sanal bir solucan simülasyonu kurmanın hâlâ mümkün olmadığını da belirtiyor. Bu nedenle meyve sineği örneğinin “beynin bilgisayara yüklenmesi” olarak sunulmasına temkinli yaklaşılıyor.
Şirket tarafında da sınırlamalar kabul ediliyor. Michael Andregg, çalışmada “Leaky Integrate-and-Fire” modeli kullanıldığını ifade ediyor. Bu modelin sinir bilimindeki en basit ama güçlü nöron yaklaşımlarından biri olduğu, gerçek nöronların elektriksel davranışını biyolojik ayrıntılara girmeden matematiksel olarak taklit etmeyi amaçladığı belirtiliyor. Ayrıca gerçek biyolojideki gibi birikimin kalıcı olmadığı, modelde nöronların zamanla “sızdırdığı” aktarılıyor.
Andregg, vücut taranmadığı için gerçek motor nöronları izleyemediklerini ve bu nedenle sineğin uzun süreli hafıza oluşturamadığını söylüyor. Buna karşın “beyni bilgisayara yükledikleri” söylemini koruduğunu vurguluyor. Haberde, şirketin bu yaklaşımı “hayvanın deneyimi bilinmese de, bilgisayar ortamında gerçekten yüklenmiş bir organizma” olarak değerlendirdiğini ve bunun için sadece bir test kutusu değil, zengin bir ortam sağlamak üzere çalıştığını açıkladığı aktarılıyor.